Medyascope.tv

Yaroslav Trofimov: Paris saldırıları IŞİD’in strateji değişikliğine gittiğini düşündürtüyor

IŞİD’ın Paris’te gerçekleştirdiği terör saldırılarının hemen ardından Wall Street Journal, Orta Doğu uzmanı ödüllü gazeteci ve yazar Yaroslav Trofimov‘un “Paris saldırıları IŞİD’in strateji değişikliğine gittiğini düşündürtüyor” başlıklı makalesini yayınladı. Deniz Baran’ın Türkçeye çevirdiği makalenin orijinalini bu linkten okuyabilirsiniz.

Paris saldırıları IŞİD’in strateji değişikliğine gittiğini düşündürtüyor

Eğer IŞİD’in saldırıların sorumluluğunu üstlenmesi doğru çıkarsa, Cuma günkü saldırı örgütün Batı’yı doğrudan hedef almak yerine Suriye ve Irak’ta bir devlet kurma motivasyonundan ciddi bir kopuşa işaret ediyor.

Böyle bir dönüşüm aynı zamanda IŞİD’in “Haçlılar” olarak hedef gösterdiği Avrupa ve ABD’deki sivillerin hayatlarına dair tehlikenin dramatik bir yükselişe geçeceğinin de habercisi. Bunlarında da ötesinde IŞİD, hedefe koyduğu kitleler konusunda El Kaide’den çok daha fazla ayrım gözetmez bir durumda: Batı’daki hemen herkes meşru bir hedef olarak görülüyor.

Paris katliamı, tam da IŞİD’in Suriye ve Irak’ta bozguna uğrayıp geriye çekildiği, Kürtlere iki ülkede de toprak kaptırdığı ve hem ABD’nin öncülük ettiği koalisyon hem de hâlihazırda Rusya tarafından yoğunlaştırılmış hava saldırılarına maruz kaldığı bir dönemde gerçekleşti.

“IŞİD savunma hâlinde ve bu sebeple terörist eylemlere yöneliyorlar, bilhassa da Avrupa’da, çünkü bu onlar için erişilebilir bir alan. Terör eylemleri, insanların onlar hakkında konuşmaya devam etmesini ve dikkat çekici eylemlere imza atma kapasitesine sahip bir örgüt olarak ilgi çekmelerini temin edici bir yol” diyor savunma ve güvenlik üzerine Paris menşeili bir düşünce kuruluşu olan Stratejik Araştırma Vakfı Direktörü Camille Grand.

Paris katliamı IŞİD tarafından Batı’da gerçekleştirilen ilk terör saldırısı olmamakla birlikte uzak ara en ölümcül ve en sofisitike saldırı. Ayrıca bu saldırı, IŞİD’in Mısır’da bir Rus yolcu uçağını düşürdüğünün iddia edilmesinden sadece 2 hafta sonra gerçekleşti.

Şu ana kadar, Ocak’ta Paris’te gerçekleşen Yahudi marketine yönelik saldırı ve Aralık’ta Sidney’de bir kafede gerçekleşen rehine eylemi gibi Batı’da gerçeklemiş eylemlerin (İngilizce’de ISIS veya ISIL olarak adlandırılan) bu örgütün doğrudan talimatıyla hareket eden militanlar tarafından değil ancak onların sempatizanı olan kimseler tarafından yapıldığına inanılıyordu.

“Eğer bu saldırı gerçekten IŞİD’in merkezi tarafından yönetildiyse, bu daha önceki devlet kurma motivasyonundan ciddi bir değişime gidildiği manasına gelir: Buradan hareketle, devletlerini genişletmelerinin önünde duran her kim varsa cezalandırma kararı aldıklarını söyleyebiliriz” diyor Brookings Enstitüsü’nde radikal İslam üzerine uzman olan ve “The ISIS Apocalypse” (IŞİD Kıyameti) kitabının yazarı olan William McCants.

IŞİD’in saldırının sorumluluğunu üstlendiği açıklamada Paris saldırganlarının adı belirtilmedi veya Ortadoğu’daki bombalama saldırılarının ardından yaptıkları gibi videolu bir kanıt sunmadılar. Öte yandan terör uzmanları Cuma günkü saldırıların “yalnız kurtlar” tarafından yapılmış olma ihtimalini pek düşünmüyorlar.

“Paris’teki operasyonun karmaşıklığı bir örgütle yüz yüze olduğumuzu gösteriyor; sadece teşvik eden değil organize de eden bir yapı” diyor Camille Grand. IŞİD, Suriye ve Irak’ta büyük bir alanı kontrol ettikçe ve bu kontrolün birçok radikal Müslüman’ın gözünde yarattığı meşruiyetin keyfini sürdükçe böyle saldırıların devam etmesi muhtemeldir.

“Fransa ve onun yolunu izleyen tüm ülkeler, IŞİD’in hedef listesinin tepesinde yer almaya devam edeceklerini ve ölüm kokusunun burun deliklerinden gitmeyeceğini bilsinler. Doğrusu, bu daha fırtınanın başlangıcı” diye belirtti IŞİD, Cuma günkü saldırıların sorumluluğunu üstlendiği bildiride.

Batı şehirlerindeki sivillerin gelişigüzel öldürülmesinin ne denli basit olduğunu düşünürsek, bu başıboş bir uyarı değil. Bu durum ayrıca ABD öncülüğündeki koalisyonun IŞİD’in kararlı bir şekilde bozguna uğratmak yerine onları frenlemek için sınırlı bir güç kullanmasını da sorgulanır hâle getiriyor.

“Şüphesiz ki bu bütünüyle insanlık için bir tehdit ve bunun nasıl durdurulabileceğini kestirmek gerçekten güç” diyor Londra’daki Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü üyesi ve “ISIS: Inside the Army of Terror” (IŞİD: Terör Ordusunun İçinden) kitabının yazarı olan Hassan Hassan. “Bunun Suriye ve Irak’ta gerçekleştirilecek etkili bir bozgun haricinde dizginlenebileceğini düşünmüyorum.”

Gerçekten IŞİD’in, yakın gelecekte El Kaide’den uzak ara çok daha büyük bir tehlike teşkil ettiğini düşünüyor birçok uzman. El Kaide, IŞİD’in aksine orantılı bir baskı uyguluyor ve bir politik gündemi takip ediyor. Örneğin Şiilere karşı sınırsız bir soykırım çağrısı yapmıyorlar. Ocak’ta Paris’te gerçekleşen ve El Kaide tarafından yapıldığı iddia edilen Charlie Hebdo saldırısında failler gelişigüzel görgü tanıklarını vurmadılar, ancak Cuma günkü cinnette bu tip kişiler de kurban oldu.

“El Kaide sembolik hedefler seçiyor” diyor Paris’teki Siyasal Bilimler Fakültesi’’nde radikal İslam üzerine uzman olan Stephane Lacroix. “Ancak IŞİD bunu varoluşsal bir çatışma olarak görüyor ve bu nedenle eylem metotları arasında nerdeyse pek bir ayrım yapmıyor. Bu da, saldırıların durdurulmasını çok daha zorlaştırıyor.”

Bunlar da ilginizi çekebilir: