Medyascope.tv

İsrail ve Türkiye arasındaki ön anlaşmanın detayları İsrail basınında yayınlandı

Mavi Marmara baskınından beş yıl sonra İsrail ve Türkiye, iki ülke arasındaki krizi sona erdirmeyi hedefleyen bir anlaşmanın ana hatlarını üzerinde anlaştı. Beş ana başlıktan oluşan bu mutabakat, 17 Aralık’ta İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’de “Beş yıldan sonra krizi bitirmek için İsrail ve Türkiye arasında mutabakata varıldı” başlığı ve Barak Ravid imzasıyla yayınlandı. Haberin orijinalini bu linkten okuyabilirsiniz. Yazının Türkçe’ye çevrisini Melih Cılga gerçekleştirdi.

Beş yıldan sonra krizi bitirmek için İsrail ve Türkiye arasında mutabakata varıldı

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Türkiye ile ilişkilerden sorumlu özel temsilcisi Joseph Ciechanover ve yakında Mossad’ın başına geçmesi beklenen İsrail ulusal güvenlik danışmanı Yossi Cohen, Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile görüştü. 17 Aralık’ta Zürih’te gerçekleşen bu buluşmada, iki ülke arasındaki krizi sona erdirmeyi ve ilişkileri normalleştirmeyi amaçlayan anlaşmanın ana hatları belirlendi.

Temel prensipler konusunda bir ön anlaşmaya varılmış olsa da, şu anda nihai anlaşmanın önündeki asıl engel, Türk tarafının Gazze’deki ablukanın kaldırılmasını istemesi. Haaretz gazetesine konuşan İsrailli bir üst düzey yetkilinin belirttiğine göre, “Erdoğan, İsrail’le ilişkilerin normalleşmesini Gazze’deki ablukanın tümüyle kaldırılması koşuluna bağlıyor.” Bu konuda taraflar arasında çeşitli fikirler öne sürülmüş olmasına rağmen, henüz bir çözüm bulunabilmiş değil.

Ana hatları konusunda uzlaşılan anlaşmanın sonuçlandırılması için daha fazla zamana ve görüşmelerin sürdürülmesine ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Taraflar arasındaki ikinci görüşmenin bu Ocak ayında yapılabileceği söyleniyor.
Bu ön anlaşma, Mavi Marmara olayından sonra beş yıldır farklı seviyelerde sürdürülen diplomatik temasların bir sonucu. Bu süre boyunca birçok kez anlaşmanın kıyısına gelinmiş, fakat taraflardan birinin ya da diğerinin son dakikada geri adım atmasıyla, bir sonuca varılamamıştı.

İki ülke arasındaki bu uzun krizin başlangıç noktası, Hamas denetimindeki Gazze Şeridi’nde İsrail’in uyguladığı ablukayı delmeye çalışan Türk gemilerinden oluşan bir filoya 22 Mayıs 2010’da İsrail donanmasının müdahale etmesiydi. Filodaki gemilerden biri olan Mavi Marmara’daki yolcular ve İsrail deniz komandoları arasında yaşanan şiddetli çatışmalarda, dokuz yolcu komandolar tarafından öldürülmüş, ağır yaralanan bir yolcu da daha sonra hayatını kaybetmişti.

Anlaşmadaki beş konu başlığı

İsrailli yetkilinin belirttiğine göre, 17 Aralık’ta Zürih’te netleştirilen bu yeni ön anlaşma şu beş konu başlığını içeriyor:

1) İsrail, Mavi Marmara olayında ölen ya da yaralanan Türk vatandaşlarının ailelerine verilmek üzere, Türkiye’ye 20 milyon dolar tazminat ödeyecek.

2) Türkiye ve İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler normalleşecek, Tel Aviv ve Ankara’da karşılıklı olarak yeniden büyükelçiler atanacak.

3) TBMM’nin çıkaracağı yeni bir yasayla, Mavi Marmara olayı çerçevesinde İsrail ordusunun subay ve askerleri aleyhine Türk mahkemelerinde açılan tüm davalar yok hükmünde sayılacak, bu tür yeni davaların açılması önlenecek.

4) Şu anda İstanbul’da yaşayan ve Batı Şeria’daki terörist faaliyetleri yöneten Hamas askeri kanat lideri Salih el Aruri, Türkiye tarafından sınır dışı edilecek. Ayrıca Hamas’ın Türkiye’deki faaliyetleri genel olarak sınırlandırılacak.

5) İki ülke arasında nihai anlaşma imzalandıktan sonra, Türkiye ve İsrail doğal gaz konusunda işbirliği yapmanın yollarını arayacak. Bu işbirliği kapsamında, İsrail’in denizden çıkardığı doğal gazın Türkiye tarafından satın alınması ve İsrail’in Avrupa’ya gaz ihraç edebilmesi amacıyla Türkiye’den geçecek bir boru hattının inşa edilmesi öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin Türkiye, İsrail, Filistin ve bütün bölge için faydalı olacağını söyleyerek, bu anlaşmanın ilk sinyalini vermişti. İsrail Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada bu yaklaşımı desteklediğini belirtmişti.

Tıkanan görüşmeler ve nihayet ön anlaşma

Mart 2013’te ABD Başkanı Barack Obama’nın İsrail ziyareti sırasında Netanyahu Erdoğan’ı telefonla arayarak Mavi Marmara olayından dolayı özür dilemişti. Bu özrün ardından uzlaşma görüşmeleri başlamış, fakat kısa süre sonra görüşmeler tıkanmıştı. Ancak Aralık 2013’te İsrail’in görevlendirdiği bir müzakere ekibi İstanbul’a gelmiş, birkaç hafta sonra da bir Türk müzakere ekibi Kudüs’e gitmişti. Böylece İsrail’in ödeyeceği tazminat miktarının saptanmasına dair görüşmeler başlamıştı.

Yürütülen pazarlığı sonuçlandırmak isteyen İsrail, daha o günlerde tazminat miktarını 20 milyon dolara çıkartmayı kabul etmişti. O sırada varılan uzlaşmaya göre, tazminat doğrudan doğruya mağdurların ailelerine ödenmeyecek, önce bir insani yardım fonuna yatırılacak, sonra da belirlenecek kriterlere uyan mağdur ailelere bu fondan ödeme yapılacaktı.

Bu doğrultuda Şubat 2014’te iki ülke arasında bir anlaşma taslağı hazırlandı. Bu taslağın içeriğinde tazminat miktarının yanı sıra, İsrail askerleri aleyhine Türk mahkemelerinde açılan davaların sıfırlanmasını sağlayacak yasa önerisi ve iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi de yer alıyordu. İsrail’in müzakere ekibindeki görevliler Netanyahu’ya taslağı bu haliyle kabul etmesini önerdiler, fakat Netanyahu hemen karar vermek yerine süreci uzatmayı tercih etti ve sonuçta o taslağı imzalamadı.

Birkaç hafta sonra ABD Başkanı Obama, Erdoğan’la yaptığı bir telefon görüşmesinde Türkiye’nin söz konusu taslak anlaşmayı kabul etmesini ve krizi sona erdirmesini isteyecekti. Bunun üzerine İsrailli bir üst düzey yetkili, aslında Türkiye’nin taslağı o haliyle kabul etmeye hazır olduğunu, ama imza atmayı ve krizi sonlandırmayı erteleyenin Netanyahu olduğunu söyleyerek, süreç hakkında Obama’yı da bilgilendirmiş oldu.

Geçtiğimiz yıl boyunca hem İsrail hem de Türkiye’deki seçimler sebebiyle, iki ülke arasında bu anlaşmaya dair görüşmelerin temposu epeyce yavaşladı; ama İsrail müzakere ekibindeki Ciechanover ve Cohen, Türk tarafındaki muhataplarıyla iletişimi sürdürdü. Sonunda İsrail anlaşma taslağına yeni bir madde ekleyerek, hem Hamas’ın Türkiye’deki faaliyetlerinin sınırlandırılması hem de Hamas liderlerinden Salih el Aruri’nin sınırdışı edilmesi şartını ekledi.

Son haftalarda, özellikle de Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesinden sonra Moskova ve Ankara arasındaki gerilimin artması ve Rusya’nın Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulamaya başlamasıyla birlikte, İsrail ve Türkiye’nin müzakerecileri arasındaki iletişim yeniden hız kazandı. Ciechanover ve Sinirlioğlu arasındaki yoğun iletişimin ardından, nihayet Zürih’teki buluşma gerçekleşti ve uzlaşma anlaşmasının çerçevesine son hali verildi.

Bunlar da ilginizi çekebilir: