Medyascope.tv

Petrolün “doğru fiyatı” nedir?

Dünyada petrol fiyatlarını hızla düşmeye devam ettiği şu günlerde Fransız gazeteci Jean-Michel Bezat imzasıyla Le Monde’da  “Petrolün ‘doğru fiyatı’ nedir?” başlıklı bir makale yayınlandı. 13 Ocak 2016’da yayınlanan ve Haldun Bayrı’nın Türkçe’ye çevirdiği yazının orijinalini bu linkten okuyabilirsiniz.

Petrolün “doğru fiyatı” nedir?

Petrolün “doğru fiyatı” nedir? Cevabının mevcut çıkarlara bağlı görünmesi ölçüsünde bu soruyu sormak tuhaf kaçıyor. Ama ekonomik bir tavan fiyat da var kuşkusuz. Ham petrolün varil fiyatının Haziran 2014’te 115 dolar tavanına vurduktan sonra, 30 doların altına düştüğü şu sıralar, üretici ülkeler, petrol şirketleri ve tüketici ülkelerin mutabık oldukları bir nokta var: Bu fiyat çok düşük ve böyle kalamaz.

Benzin4

Dünyanın en büyük petrol tüketimini gerçekleştiren ABD, dünyanın en büyük petrol üretimini gerçekleştiren Ortadoğu’daki varlığını 2003’de Irak’ı işgal etmesiyle güçlendirdi.

Petrolün doğru fiyatı, petrole olan talebi öldürmeden üretim yatırımlarının kârlılığını sağlayabilen fiyattır. Aynı zamanda, tüketici ülkelerin ekonomisini cezalandırmadan üretici ülkelerdeki mali dengeyi temin eden bir fiyattır. Birçok analistin değerlendirmesine göre, 70 dolar civarındadır ve 2010’da Suudi Arabistan’ın talep ettiği 90-100 dolarlardan uzaktır.

70 dolar civarında gezinen bir fiyat, petrol üreticisi ülkelere harcamalarında finansman olanağı sağlar. Bu ülkelerin çoğu, bütçelerini 100 dolar üzerinde bir varil fiyatı öngörerek hazırlamaktaydılar; çoğunun bütçesi de ancak bunun ötesinde bir fiyatla dengelenmekteydi. Ekonomileri az çeşitlilik arz eden ve akaryakıta bağımlı olan bütün petrol üreticisi ülkeler (Rusya, Suudi Arabistan, Venezuela, Cezayir…) 2015’te ağır bütçe açıkları verdiler. 2016 yılı için ise zorlayıcı önlemler almaya mecbur kaldılar.

Varil fiyatı 50 doların altında olduğunda kâr getiren petrol az

Petrol şirketleri için yüksek fiyatlar, daha önemli kârların ve hissedarlarını zengin eden temettülerin güvencesi değil sadece. Yarının yataklarını bulup işletmek için yatırım yapma ve rezervlerini yenileme olanağı da veriyor. Bu yatırımlar yapılmadığı takdirde arzdaki seyrelme, arz ile talep arasında kuvvetli bir dengesizlik olduğunda sertleşebilen fiyat artışlarına yol açacak. Arap Yarımadası petrolü dışında, varil fiyatı 50 doların altında olduğunda kâr getiren az petrol var. Fiyatların çok yükselerek zirve yaptıkları 2005 ile 2013 yılları arasında, petrol toplumlarının sermayeden harcamaları hiç olmadığı kadar yükselmiş, özellikle de 2013’te rekor kırmıştır. 30 dolar olduğunda ise, yığınsal küçülmelere neden olacak ve ek istihdamı ortadan kaldıracaktır.

İthalatçı ülkeler için 70 dolar civarında gezinen bir varil fiyatı çok desteklenebilirdir, çünkü 2010 ile 2014 arasında 90-110 dolar arası bir fiyata intibak etmeyi becermişlerdir. Bu varil fiyatı, sıfıra yakın seviyeleri gören enflasyonu biraz hızlandırmaktadır. Fakat ülkenin enerji faturası, tüketicilerin o anki satın alım güçleri ve ticarî açığın azaltılması açısından, her artış zararlıdır.

Bir de son bir bileşen araya giriyor: Küresel ısınmaya karşı mücadele. Petrol pahalılaştıkça alternatif ve temiz enerjilerin rekabet gücü artacak; otomobil sürücüleri ise arabalarını daha az kullanacaklar.

Bunlar da ilginizi çekebilir: