Medyascope.tv

Doğan Hakyemez ile “Türk basketbolunun 2021’e Yol Haritası”

“Türk Basketbolunun 2021’e Yol Haritası” dizisinin 12’inci konuğu Mamak DSİ Genel Menejeri Doğan Hakyemez. Dizinin diğer programlarını seyretmek için tıklayın.

Röportajda öne çıkanlar:

Doğan Hakyemez:

“Sizin hazırladığınız sorulara hazırlık yaptım, ama bana göre bu sorular günlük işleri halleder.

Basketbolumuzda büyük sorunlar var, basketbolun anayasasını yapmamız lazım.

1992 ‘ye kadar rahmetli Osman Solakoğlu basketbolumuzu bir yere kadar getirmişti, sonra o dönemde bir beyin fırtınası yapıldı ve orada alınan kararlarla ( tekrar gözden hiç geçirilmeden ) bugüne kadar gelindi.

Her sezon öncesi TBF kulüpleri topluyor, kulüpler de kendilerine göre bazı konuların düzenlenmesini istiyor. Bu toplantıda oy çokluğu ile alınan bazı kararlar uygulanmıyor.

Türkiye Basketbol 1.Ligi için dedik ki; 34 maçlık bir maratonun sonunda lig birincisi olan direk Süper Lige çıksın. Sıralamada 2’den 9 ‘a kadar olan takımlar play off oynasın ve 2 takım daha yukarı çıksın. Bu daha adaletli olur dedik ama kabul görmedi. Böyle olunca bu toplantıların bir manası da kalmıyor.

Basketbolumuzun altını doldurmamız lazım. Mesela, kulüplerimizde mali disiplin yok. Hayali bütçelerle yola çıkan kulüplerden dolayı yurt içi ve yurt dışındaki mahkemelerde binlerce dava var. Bununla beraber herkes iki kontrat yapıyor ,özel ve tek tip. Bunda da sıkıntılar çıkmaya başladı. Bu tip sorunlar çözülmeden sağlam bir lig olması söz konusu olamaz.

Süper Lig tesislerinde bir standart yok. Bizim salonumuz bir çok salondan çok iyi şartlara sahip. Öyle salonlara maça gidiyoruz ki normalde maç oynanmaz. Basın toplantısı bile yapılamayan tesisler var ama bayrağı yanlış astık diye cezayı biz yiyoruz. Yönergelerde belirlenen şartlara göre maçların oynanamayacağı salonlar var.

İddaa gelirlerinden tüm liglerin faydalanması lazım.

Antrenörler birliği TUBAD’ ın yetki sınırlarının arttırılması ve güçlendirilmesi lazım. Bu birlik hem antrenör gelişimiyle ilgilenmeli hem de iş imkanı olmayan ve/veya sağlık sıkıntıları olanlara yardım edebilecek hale gelmeli.

Basketbolcular derneği hiç yok ortada!

Liglere katılım konusu; ödemelerini tam yapmayan kulüpler ertesi sene isim değiştirip tekrar liglere katılabiliyor. Oyuncular, antrenörler mağdur olarak kalıyor. Şunu söylüyorum; bu işler tam oturtulmalı! Yoksa İtalya, Yunanistan gibi liglerin durumuna düşeceğiz.

Örnek olarak Alman Basketbol Ligini vermek istiyorum; salonlar doluyor, tv gelirleri var, mali yapılanma düzgün. Bir örnek vereyim:

Murat Didin’in Almaya’daki takımı ikinci ligden birinci lige çıktı.Ligi yöneten kulüpler birliği bir dakika sen çıkmazsın çünkü,sen son iki senede otel borçlarını ödememişsin ve sigortalarını yatırmamışsın dediler. Birinci lige çıkma iznini vermediler. Bu işler böyle olmalı. Öbür türlü biz bu soruları konuşalım ama içini doldurmadan günlük çözümleri buluruz.

Ben şunu söylüyorum; basketbolun anayasası değişmeli. Nasıl mı değişecek? Onu da söyleyeyim; Biz değiştireceğiz, kulüpler değiştirecek, basketbolcular değiştirecek, yöneticiler değiştirecek.

Bizlerin istediği şekilde ve Avrupa Standartlarında olacak. Yoksa deminden beri anlattığım curcuna devam eder.”

1. Yeni “altın” neslin basketbol sistemimize entegre edilmesinde hızla stratejik planın hazırlanması niye önemli? Yeni “altın” neslin basketbol sistemimize entegrasyonunda hangi evreler olmalı?

Herkes “ altın nesli” nasıl milli takıma getireceğiz diye konuşuyor ve her zaman olduğu gibi kısa vadeli konuşuyor.

Kulüplerinde az süre alan oyuncuların 2016 Rio Olimpiyat Oyunları elemelerinde nasıl performans vereceği muamma. Bu tip turnuvaları başarıyla geçebilmek için en 9 kişilik rotasyona girecek oyuncu olmalı.Burada kafamda iki soru var;

1. Yabancı sayısından dolayı az süre alan oyuncular

2. Üniversiteye hazırlanma sebebiyle basketbolumuzdan çekilip kaybolup giden oyuncular

Milli Eğitim ile bir işbirilği yapılması şart. Bazıları eğitimi ikinci plana atıyor ve üst seviyelere tırmanıyor, ama onların da karşısına yabancı oyuncu sorunu geliyor.

Düşünürken hep arada kalıyorum, İspanya hem üst yapıda hem de alt yapılarda başarılı oluyor. Nasıl oluyor diyorum ve inceliyorum. Yabancılar onların liginde de fazla ve bir de Avrupa Birliği oyuncuları da var. İspanyol ekipleri ile mücadele edebilmek için bizim de yabancı oyuncuları kullanmamız lazım. İspanya ne yapıyor? Kendi yıldız oyuncularını ülke dışına gönderiyor. Avrupa Birliği içerisinde olmaları onlara bu konuda önemli fırtsalar sağlıyor. Bu şartlarda bizim oyuncularımızı nasıl yurt dışına gönderebiliriz ki? Ancak 2-3 tane NBA’ye gidiyor.

2. Yeni “altın” neslin basketbol sistemimize entegrasyonunda hangi evreler olmalı?

Mali disiplin derken bazı kıstaslar var. Türkiye Liginde 5 milyon dolara şampiyon olabilirsin. Avrupa’da da 10 milyon dolara şampiyonluğa oynarsın.

Süper Lige katılacak takımların bütçesinin alt limiti 2,5 milyon dolar, üst limiti ise 5 milyon dolar olur. Kulüp 5 milyon doların üzerinde yatırım yapacaksa TBF’ ye belli bir fon yatırır, bu fon alt yapıya önem veren kulüplere dağıtılır.

Buradan çıkan oyuncuları sisteme ancak oynatarak/ süre vererek entegre edebilirsin.

Şimdi 2016 Rio Olimpiyat elemelerine gidilecek, hüsran olursa ki bana göre büyük bir ihtimal ile öyle olacak. Ligde süre alamayan oyuncular sürekliliği olan bir performans veremeyecekler. O zaman hep beraber “ne oluyor?” diyeceğiz.

Bu sorunun da cevabı bu!

Beyin Fırtınası yapılacak, sorunlar tahtaya yazılacak, hangi konularda mutabakat sağlandıysa onlar aynen uygulanacak.

3. TBF, A Milli takım teknik ekibini ne kadar süre için belirlemeli? Neden?

Tarihi incelemek lazım. En az 6 senelik anlaşma yapılmalı. Böylece koç sistemini oturtsun.

Milli takım maç takvimi değiştiği ve sezon içinde de maçlar olacağı için A Milli takım koçunun sadece milli takımda çalışması lazım. Yalnız milli takım yardımcı antrenörlerinde bu şartlar aranmaması lazım. Başarılı olursa bir 6 sene daha gidebilir.

4. Süper Ligdeki yabancı sayısı ve uygulaması nasıl olmalı?

Yabancı sistemi her dönem tartışılıyor. Bana göre kulüpler Türkiye Liglerinde 3 yabancı , Avrupa liglerinde 6 yabancı ile oynayabilmeliler. Bu kural Türk basketbolunun önünü açar. Bu şekilde altın nesli ileri doğru taşıyabiliriz.

5. Geliştirme Liginin olmalı mı? Nasıl?

Kulüp organizasyonlarında Bireysel Gelişim Antrenörü olmalı mı?

Geliştirme ligi olsun, yalnız zamanında çok sulandırdılar. Zamanında genç oyuncuların hem ümitler liginde hem de A takımda oynaması pratikte olmadı. O zaman ayrı bir lig kuralım diyorlar. Doğru bir uygulama olabilir. Ama doğru bir analiz ve iyi bir zamanlama lazım. Her Süper Lig takımının Geliştirme ligine katılacak takımı olmayabilir. Bu Geliştirme Ligi mutlaka olmalı.

Bireysel gelişim antrenörü de mutlaka olmalı.Yanlık bazı kriterleri olmalı;

– Basketbolu yeni bırakmış olamaz

– Spor akademisinden yeni mezun olmuş olamaz

Neden? Çünkü yukarıda saydığım kişilerin de genç nesile eğitim verirken bir tecrübesi olması lazım. Mesela Efe Aydan pivotları çalıştırması lazım. Benim 2 numarada bir skorer çalıştırmam lazım. Aytek Gürkan’ın yaşadığı oyun kurucu tecrübesini yeni nesile aktarması lazım. Futboldan bir örenk verelim; Tafarel’in Galatasaray’da kaleci antrenörü olması gibi. Genç oyuncular bu kişiye saygı duyacak ve dediğini yapacak.

6. Türkiye’de çalışmak isteyen yabancı antrenöre belirli kriterler getirilmeli mi?

Bench’teki teknik ve idari kadroda kaç yabancı olmalı?

Türk antrenörlerde hangi kriterler aranıyorsa, yabancılarda da aynı kriterler aranmalı. Hiç kriter aramadan takımın başına getiriyorlar, bu kesinlikle yanlış. Obradovic ve İvkovic’e kimsenin laf söyleyecek hali yok. Bu yabancı antrenörlere kriter konulmaması TBF Eğitim Kurulunun bir zaafıdır. Sen Türk antrenörlere ne kadar baskı kurup formalite arıyorsan yabancılarda arayacaksın.

Kenar yönetimine gelince yardımcı antrenörlerin Türk olmasından yanayım. Bazı takımlara bakıyorsun şube kaptanlarına kadar yabancı. Peki bunlar Türk sporuna ne kazandırıyorlar? Gelecek sene çekip gitseler, kim yönetecek takımları? Hem yönetim anlamında hem de antrenör anlamında!

CSKA Moskova’ nın koç Itoudis uzun seneler Obradovic’in yardımcılığını yaptıktan sonra şimdi Avrupa’da söz sahibi koçlardan biri oldu.

Bize bakalım, Ahmet Çakı mesela. Tofaş’ın A Takım koçuyken şimdi Ivkovic’in 3. sırada oturan yardımcısı oldu, elinde taktik tahtasını taşıyor. Bakalım Ivkovic ve ekibi gidince antrenör Ahmet Çakı mı olacak göreceğiz. Sorun burada. Kondüsyonerinden masörüne kadar yabancı getiriyorlar, nasıl oluyro? Teslim olmamamız lazım. Belki anayasası yok ama , Türk Basketbolu da bir noktaya kadar geldi.

7. Basketbolumuzun önemli unsurlarından hakemlerin gelişmesi ve yeni jenerasyonların yetişmesi için ne gibi önerileriniz olur?

1992 yılından sonra Turgay Demirel tarafından bir reform yapıldı ve hakemlik müessesi düzeldi. O günden bugüne kadar maç sonuçları önceden belli olmadı. Hiçbir hakem taraf tutarak galibi belirlemedi.

Ne oldu? Hakemler hata yapınca bizler de itiraz ettik. Bu hataları herkes yapabilir. Oyuncu, yönetici zaman zaman oyundan da atılıyor, o zaman ceza alıyoruz. Bu cezalar da kamuoyuna açıklanıyor. Hakemler de hata yapacak, onları da değerlendirenler var. Niye biz de futboldaki gibi puantaj sistemi yapmıyoruz ve açıklamıyoruz. Ayrıca da o hakemin dinlendirildiğini de açıklamıyoruz.

Geçenlerde Emin Balcı bir açıklama yaptı;

“Sporculara verilen cezaları kulüpler açıklıyor mu ki? Biz hakemlere verilen cezaları açıklayalım? “

Biz kulüplerden bahsetmiyoruz ki, biz maçlardan bahsediyoruz. Hakemlere verilen cezaların açıklanmasından niye korkuluyor. Bana ceza verilince bir öz eleştiri yapıyorum, bir daha herkesin önünde ceza almış duruma düşmeyeyim diyorum. Süreç hakem için de aynı olmalı. Hakemlere verilen cezalar kamuoyu ile paylaşılırsa hakem de kendi hatasını daha çok gözden geçirecektir.

MHK eğitmeni Recep Ankara’ lı o hakemi çağırıp bir eğitim verebilir.Ve bu eğitimin sonunda bir de psikologdan destek alınmalı. TBF’ da hakemlerden sorumlu bir psikolog olmalı.

Genelde bizim hakemlerimiz birkaç hata dışında maçları gayet iyi yönetiyorlar.

Ben tekrar söylüyorum;

Basketbolun anayasası değişmeli. Bu anayasayı değiştirecekler de;

-Kulüpler,

-TBF

– Medya

– Basketbolcular

– Yöneticiler

Hep beraber,her konuda ayrı toplantılardan oluşan bir Beyin Fırtınası yapılırsa her şey rayına oturur.

Kendi değerlerimize mutlaka sahip çıkmalıyız. Ergin Ataman’ ,Ufuk Sarıca’ya. Nasıl Obradovic ile İvkovic’ e müthiş bir destek veriyorsak, ( bence de verilmeli ), bizim koçlarımıza da destek verilsin.

Hazırlayanlar:

Murat Özyer

Ali Emre Mazlumoğlu

Yasin Yıldırım

Destek Verenler:

www.medyascope.tv

www.basketfaul.com

www.basketdergisi.com

Bunlar da ilginizi çekebilir: