Medyascope.tv

İran’da seçimlerde aslında ne oldu?

İran’da 26 Şubat’ta 5’inci dönem Rehberlik Uzmanlar Meclisi ve 10’uncu Dönem İslami Şura Meclisi seçimleri gerçekleştirildi. İran’da siyasi partiler bulunmasına rağmen seçimlerin işleyişi biraz farklıdır: Siyasi partiler doğrudan seçime katılamazlar. Seçim öncesi reformcu ve muhafazakâr adaylardan oluşan listeler oluşur ve siyasi partiler, aday profillerine göre destek verecekleri listeleri ilan ederler. Kişilerden çok listelere desteğin verildiği bu seçim, tek seçim gibi görünse de aslında iki seçim şeklinde gerçekleşti.

Iran's Supreme Leader Ayatollah Ali Khamenei casts his vote during elections for the parliament and Assembly of Experts, which has the power to appoint and dismiss the supreme leader, in Tehran February 26, 2016. REUTERS/leader.ir/Handout via Reuters

İran’ın Dini lideri Ali Hamaney, seçimden vatandaşlarının Batı karşıtlığı tavrının devam etmesi arzusunda olduğunu açıklamıştı. Nükleer müzakereler için ise,” İran’ın ekonomik ve siyasi bağımsızlığı ile teknolojik yeterliliği için nükleer enerjiyi destekliyorum”[1] ifadesini kullandı.

Reformcu ve ılımlı kanat ile muhafazakârlar arasındaki yarış, 290 sandalyeli İslami Şura Meclisi’nden ziyade 88 sandalyeli Uzmanlar Meclisi için yaşandı. Uzmanlar Meclisi için, reformcu kanattan Hasan Ruhani ve ılımlı kanattan eski cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani muhafazakârlara karşı bir seçim yürüttüler. Haşimi Rafsancani’nin hedefi, Ali Hamaney’den sonra kendisini dini lider olarak seçtirmek. Bu yönüyle Uzmanlar Meclisi’nde sandalye kazanmak son derece önemliydi. Çünkü dini lideri Uzmanlar Meclisi seçiyor. İslam Devrimi kadrolarının hâlâ etkin olduğu bu mecliste çoğunluk olan kanat, siyasetin diğer alanlarında da karar alıcı konumuna geliyor. Mevcut düzende bu meclisin çoğunluğu muhafazakârlarda ve bu çoğunluğu sağlayan kurum ise seçim öncesi aday profillerini inceleyen ve adayları seçim için onaylayan veya veto eden Koruyucular Konseyi’dir. Bu konsey de aynı şekilde dini liderin inisiyatifi ile şekillenir. Dini lider Ali Hamaney 76 yaşında ve prostat kanseri olduğu iddia ediliyor. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda “ılımlı” çizgisiyle muhafazakârların karşında yer alan Rafsancani, Hamaney’in ölümü durumunda Uzmanlar Meclisi’nde etkin konuma gelebilecek ve reformcuların İran siyasetindeki işleri hiç olmadığı kadar kolaylaşacak.

Iran2

Reformcuların talepleri yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve dünyayla daha iyi ilişkiler kurma şeklinde özetlenebilir.

Mevcut durumda reformcu kanat 290 vekilin bulunduğu parlamentodan pek umutlu değil. Parlamentonun çoğunluğu mollaların ve sayıları iyice artan Devrim Muhafızları kökenli vekillerin elinde. Dolayısıyla reformcuların, muhafazakârların kararının olmadığı bir kanunu Meclis’ten çıkarabilmesi hemen hemen imkânsız.
Öte yandan parlamento seçiminin sonucu yaklaşık bir aylık süreçte netleşecek. Muhafazakârların çoğunluğu devam ederse Hasan Ruhani’nin reform sözlerini yerine getirmesi iyice zora girer. Bu nedenle reformcuların ve ılımlıların siyaseten etkin olmasının tek yolu Uzmanlar Meclisi’nde olabildiğince çoğunluğa sahip olmak.

Iran3

Ali Hamaney’den sonra dini lider olarak seçilmeyi arzulayan Haşemi Rafsancani Humeyni’nin ölümünden sonra İran’ın 4. cumhurbaşkanı olmuştu.

Reformcu ve ılımlı kanat ile muhafazakârların sandalye yarışının dışında seçim üç açıdan önem taşıyordu. İlkin, Batı ile yürütülen nükleer müzakerelerin vatandaşlar nezdindeki karşılığı ortaya çıkacaktı. İkinci olarak Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, kendisine verilmiş olan desteğin düzeyini görmüş olacak; böylelikle Gelecek cumhurbaşkanlığı seçimleri için siyasetin yönünü netleşecekti. Üçüncü olarak ise dini liderin yerine gelecek olan potansiyel adaylar netleşecekti.

İran siyasi yapısını göz önünde bulundurmadan seçim üzerine yapılacak değerlendirmeler eksik kalır. Siyasi kurumların işleyişi büyük oranda dini liderin kararları ile gerçekleşir. Bu duruma en çok reformcular itiraz ediyor ve böylesi bir siyasi kurum mantığı ile yapılan seçimlerin hep muhafazakârların lehine sonuçlanacağını vurguluyorlar. Dolayısıyla dini lideri “seçim mühendisi” olarak görenler de var.
İran’ın bu siyasi yapısı ve siyasal kurumları büyük oranda 1979 İslami Devrim olarak nitelenen tarihten sonra şekil kazandı. Önceki siyasal sistemlerin tasfiye edilmesi ile ülke rejimi teokratik anayasalı bir rejim konumuna geldi.

İran’da siyasi kurumların işleyişi

İran siyasi sisteminde esas otorite dini liderdedir. Siyasi sistemde Dini lider, Koruyucular Konseyi, Danışma Konseyi ve Yargı seçim yolu ile gelmez. Atama usulü vardır. Bu kurumlar devletin çekirdek yapısını oluşturur. Devrim sonrası sistemin esas yürütücü güçleridir.  Buna seçim yolu ile şekillenen Uzmanlar Meclisi de dahildir. Öte yandan Cumhurbaşkanı, Uzmanlar Meclisi, İslami Şura Meclisi ve Bakanlar kurulu, halkın katıldığı seçim sonucu şekil kazanır.  Koruyucular Konseyi ve Uzmanlar Konseyi tam anlamıyla dini liderin kararı ile şekillenir.

Dini Lider

Ali Hamaney Ayetullah Humeyni’nin 1989’da ölümüyle İran’ın dini lideri oldu. Siyasi sistemin işleyişi dini liderin alacağı kararlara göre şekillenir. Siyasi kurumların içeriğini büyük oranda dini lider belirliyor.

Iran4

Sistemde kilit konumdadır. 1981’de suikast girişimi sonucu sağ eli sakatlanmıştır.[2]

Cumhurbaşkanı

Iran5

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hem reformcuların hem de muhafazakârların desteğini alan biri. Ağustos 2013’te göreve gelen Ruhani, özellikler Batı ile yürütülen nükleer müzakerelere büyük katkı sundu. Bu seçim Ruhani için büyük önem taşıyor. Halk desteğinin seviyesini görmüş olacak.

Cumhurbaşkanı, İran’da dini liderden sonra gelen en yetkili ikinci kişidir. Fakat bu durum Batı siyasi sisteminde görüldüğü gibi değildir. Cumhurbaşkanı adaylığı için dini liderin büyük oranda şekillendirdiği Anayasayı Koruma Konseyi’nin onayının alınması şart. Dini lider, isterse cumhurbaşkanının görevine son verebilir. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığı makamının belli ölçülerde sembolik bir işlevi vardır.

1989’da yapılan Anayasa değişikliği ile Başbakanlık makamı kaldırıldı. Yeşil Hareketin lideri Mir Hüseyin Musavi bu değişikliğin yapıldığı dönemde başbakandı. Zaten bu değişikliğin Musavi’nin etkisini kırmak için yapıldığı ileri sürülür. Kendisi 2009’dan beri ev hapsinde.

Koruyucular Konseyi

Koruyucular Konseyi ile dini lider beraber çalışır. Bu konseyin 12 üyesi var 6’sı dini lider tarafından dini hâkimler arasından atanır. Diğer 6 üye ise Meclis tarafından hukukçular arasından seçilir. 6 yıl görev yapar ve üyeleri aşamalı olarak değiştirilir. Bu kurum dini ve hukuki denetim yapar. Milletvekilleri ve cumhurbaşkanı aday adaylarını onaylar veya veto eder; Meclis’ten çıkan yasaların uygunluğuna onay verir. Türkiye’deki Yüksek Seçim Kurulu ile Anayasa Mahkemesi’nin karşımı gibi bir işlevi var.

Uzmanlar Meclisi

Uzmanlar Meclisi seçim sonucunda belirlenen bir meclistir. Meclisin üye sayısı 88’dir. Üyeler üst düzey din adamlarından 8 yıllığına seçilir. Görevi dini lideri seçmek, gözlemek ve gerekirse dini lideri görevden almaktır. Siyasal sistemdeki karşılığı ise dini lider ile vatandaş arasında aracı kurum olarak ifade ediliyor. Büyük oranda Koruyucular Konseyi’nin kararı ile şekillenir. Koruyucular Konseyi’ni dini lider belirlediği için Uzmanlar Meclisi de haliyle dini lider tarafından seçilmiş oluyor. Iran6

İslami Şura Meclisi

290 üyesi olan Meclis’te siyasi partilerden çok reformcu ve muhafazakâr cepheler var. İran’da 220’den fazla siyasi parti ve kuruluşk olsa da Meclis’te bu dağılım ikili cepheleşmeye dönüşür. Milletvekilleri 4 yılda yapılan seçim ile doğrudan seçilirler. Resmi olarak 30 yaşına gelen her vatandaş milletvekili adayı olabilir. Fakat Koruyucular Konseyi genelde bu adaylar arasında eleme yapar. 6 bine yakın reformcu milletvekili aday adayının bu seçim öncesi kabul edilmediği söyleniyor. Oy erme yaşı 2007’de 15’ten 18’e çıkartıldı. Buna en çok reformcular karşı çıktı.

Danışma Konseyi

Danışma Konseyi Meclis ile Anayasayı Koruma Konseyi arasındaki anlaşmazlıklarda aracı görevi görür. Dini lideri bilgilendirmekle görevlidir.

Seçim sonuçları:

Siyasal kurumların dini liderce kimi zaman doğrudan kimi zaman da dolaylı olarak belirlendiği bir rejimde seçim sonuçları kestirmek zor değil. Buna rağmen seçimi ilgi çekici konuma getiren durumlar söz konusuydu. Her şeyden önce bu seçim nükleer anlaşma sonrasında yapılan ilk seçimdi ve anlaşma konusunda İran halkının alacağı tavrı ortaya koydu. İkinci olarak İran siyasetindeki reformcu kanadın isteklerinin ne düzeyde gerçekleşeceği netleşti. Nüfusu 80 milyon olan İran’da 55 milyona yakın seçmen sandık başına gitti. Seçime katılımın %70 düzeyinde olması bekleniyordu, %60’ta kaldı. Uzmanlar Meclisi seçimlerinde en çok oyu alan Haşimi Rafsancani aldı. 3’üncü sıradaysa Hasan Ruhani var. 290 sandalye’nin bulunduğu parlamentoda ise muhafazakârlar çoğunlukta. Tahran’dan çıkan 30 sandalyenin tamamını reformcular almış oldu. 7 seçim bölgesinde ise çoğunluk elde edilmediğinden ikinci tur seçimlere gidilecek. Dolayısıyla parlamento seçiminin kesin sonuçları bir aylık bir sürede netleşecek.

Parlamentoda çoğunluk muhafazakârlarda olmakla birlikte, bu listelerden seçilen çok sayıda adayın aslında ılımlı kanada yakın olduğu söyleniyor. Bu nedenle Uzmanlar Meclisi’nde çoğunluğa ulaşan reformcu ve ılımlı kanadın Şura Meclisi’nde de eli güçlenebilir.

Sandalye dağılımları bir yana, kesin olmayan sonuçlara göre seçimler sayesinde, İran vatandaşlarının nükleer görüşmelerin arkasında durduğu ve Hasan Ruhani’nin 2017’deki cumhurbaşkanlığı adaylığına olan desteğin sürdüğü netleşmiş oldu.

[1] http://politikaakademisi.org/2014/12/24/siyasal-sistemler-iran-islam-cumhuriyeti/
http://www.irna.ir/tr/News/3049035/

[2] https://irangercegi.files.wordpress.com/2012/03/ali-hamaney-hayatc4b11.pdf

Bunlar da ilginizi çekebilir:
  • fbsebs

    Koruyucular kurulu aday adayligi asamasinda adaylarin yarisindan cogunu yeterli kriterleri yok diye elemisti. Bu durumda ‘reformcular kazaniyor’ soylemi sadece, mollalar icin, ulkeye ve sisteme karsi umidini yitirmisleri sisteme baglamak isteyen bir algi yonetimi islevi goruyor. Bir de tabi Bati acisindan da Nukleer Anlasma sonrasi yillarca seytanilestirdigi Iran’i bu seferde sevimli gostermeye calismak cabasinda yararli.. Butun bati medyasinda kirk yillik Rafsancani ‘reformist’ oldu cikti. Oysa bir suredir gucun merkezinden uzakta kalmis Rafsancani’ninki pragmatismden baska bir sey degil. Bu secimler iran’da ancak ekonomik politikalarin bir parca disa acilmasi seklinde sonuclanabilir, sisteme, dis politikaya, ozgurluklere, mezhepcilige dair birsey beklemeyin..