Medyascope.tv

Ludovic-Mohamed Zahed: “Bütün faşizmler cinsel azınlıklara saldırır; IŞİD de bunlardan biri”

Ludovic-Mohamed Zahed : “Bütün faşizmler cinsel azınlıklara saldırır; IŞİD de bunlardan biri”

Liberation / Isabelle Hanne ve Estelle Pattée — 13 Haziran 2016 / Çeviren: Haldun Bayrı

orlando

Orlando’daki Beyt-ül Afiyet Camii’nde namaz vakti, Pazar günü. Fotoğraf: Drew Angerer. (Getty Images. AFP?

Fransa Müslüman Eşcinseller Derneği’nin (HM2F) kurucusu Ludovic-Mohamed Zahed, İslam ile eşcinselliği barıştırmak için mücadele veriyor. 2012’de Fransa’da LGBT müminler için ilk mescidin açılma girişiminin başlatıcılarından. Açıkça eşcinsel ve gay evlilik yanlısı. Sosyal Bilimler Yüksek Araştırmalar Okulu’nda (EHESS) dinî olgu üzerine antropoloji tezini kısa süre önce savundu.

İslam homofobik bir din mi?

Zahed: Birçok hadiste, Peygamber’in mukhannathun’u nasıl koruduğu aktarılır; kadınlara arzu duymadıkları için önlerinde kadınların örtünmediği kadınsı erkeklerdir bunlar. O kişileri ağırlıyor, onları homofobi diye adlandırılabilecek davranışlara karşı koruyordu. Sahâbeden bazıları bunları öldürmek istiyordu; çünkü onlar erkeklerle cinsel ilişkiye giriyor, kadınlar gibi giyiniyor, o devirde makyajla eşdeğer biçimde ellerine kına yakıyorlardı. Tarihyazımı açısından bu doğru mu bilmiyorum, bu aktarılanları ele alırken temkinli olmak lâzım. Bununla birlikte, İslam’da azınlıkları savunacak malzeme bulunmaktadır.

 

Eşcinsellik üzerine Kur’an hakikaten ne diyor?

Zahed: Eşcinsellik Kur’an’ın hiçbir yerinde zikredilmez. Erkekler arasında cinsel ilişkilere atıfta bulunan âyetler vardır. Bunlar da daima, o dönemin İsrailoğulları ile Sodomlular arasındaki savaş ortamında, Sodom ve Gomora üzerine âyetlerdir. Sodomlular eşcinsel değillerdir. Korsan, hırsız, erkek ve kadın tecavüzcüleri gibi tasvir edilirler. “Âlemlerde, sizden önce hiç kimsenin yapmadığı ‘fahşayı’ (hayâsızlığı) mı yapıyorsunuz?” diyen bir âyet vardır. Bu âyet çok açıktır: “Fahşa” sözü ile Kur’an, Sodom ve Gomora’da alışkanlık halinde uygulanan tecavüzleri işaret edip kınamaktadır. Hep olmuş olan eşcinselliği değil. Bunu 5 bin yıl önce insanlar icat etmemiştir!

 

1960’ta İhvan’ın (Müslüman Kardeşler) ilahiyatçısı Yusuf El Karadavi’nin yazdığı İslam’da Helal ve Haram (çev: Ramazan Nazlı, Hilâl Yayınları, 2005) adlı kitapta, eşcinsellerin nasıl öldürüleceğini belirtiyor. Her ne kadar Kur’an eşcinselliği kınamıyorsa da bazı ilahiyatçılar bu işi üstlerine almışlar gibi…

Zahed: Haklı gösterilemeyecek şeyleri öyle göstermek için her şey kullanılabiliyor. Yine de bu sersemlere inanmamak gerek. Kaldı ki zikrettiğiniz yazar, Interpol tarafından kırmızı bültenle aranıyor. IŞİD savaşçıları, İslam adına, işgal ettikleri topraklarda eşcinsellere işkence edip öldürüyorlar. Öldürüyorlar çünkü onlar, bir kabile anlayışında olan faşistler. Bütün faşizmler –ki IŞİD de bu faşizmlerin biridir –, cinsel, dinî ya da kavmî/etnik azınlıklara saldırırlar. İslam’ın homofobik olmadığını söylemek siyaseten çok doğru değil.

Parmağıyla azınlıkları gösteren bütün bu kimlik faşistleşmesindeki ortak belirleyici etken kriz. İnsanlar bir gruba bağlanıp ulusal kimlik üzerine fantazmlara ve ülküselleştirmelere kapılıyorlar. Kimliklerin faşistleşmesinden, ataerkillikten/pederşâhîlikten ve kadınlarla azınlıklara karşı şiddetten geçmemiş olan çok az uygarlık var. Müslüman-Arap dünyada ise inanılmaz boyutlara varıyor bu; çünkü kriz inanılmaz.

           

Tunus’ta her yıl 60 ila 70 kişi eşcinsellik yüzünden altı ay ila bir yıla mahkûm ediliyor…

Zahed: Sömürgecilik döneminde hazırlanmış yasalar bunlar. Bunun Avrupa’nın yanlışı olduğunu söylemiyorum, ama Avrupalılar Müslüman Arap dünyasını veya Hindistan’ı sömürgeleştirdikleri zaman, düzeni sağlamanın azınlıklara baskıdan geçtiği anlayışını temel alan adlî sistemlerini ithal etmişlerdi. Bugün, Avrupa değişti. Tunus’taki Şems Derneği eşcinselliğin suç olmaktan çıkarılması için mücadele ediyor. Müslüman Arap dünyasında ilk resmî LGBT derneği; umut verici bu.

 

Bu çağdaş Müslüman Arap toplumlarında homofobik bir gelenek yok mu?

Zahed: Bir Devlet homofobisi var, geleneksel bir homofobi değil bu. Gelenekten, yani geldiğimiz yerden bahsedersek, Müslüman Arap ülkelerde varolan homo-erotik geleneği hatırlatmak gerekir. Peki neden bu homofobi kendini bugün kabul ettirdi? Siyaset yüzünden. Homofobi bir Devlet politikasıdır. Orlando’da İslam adına işlenen katliamı görünce de değirmenlere karşı dövüştüğümüz izlenimine kapılıyoruz biraz… Üstelik katil mümin bile değil, ibadetinde biri bile değil; aynı Brüksel ve Paris saldırılarındakiler gibi.

 

Bazı Müslüman Arap toplumlarda eşcinsel olmanın son derece güç olduğunu yadsıyamazsınız…

Zahed: Kuşkusuz. Ama önyargıları dağıtma, bu İslamcı-Arap dış cephenin ardında ne var onu görme çabasındayım. Peygamber’in ya da halifelerin geleneğinde eşcinsellere işkence ya da idam cezasının izine rastlanmaz. Osmanlı halifeleriyle asırlar boyunca gördük bunu; ama homo-erotizmle iştigal eden Abbasiler ve Emeviler’le de gördük. Son Osmanlı sultanlarından biri biseksüeldi. 19. yüzyılın büyük Avrupalı şairleri eşcinselliklerini yaşamak için Fas’a veya Tunus’a gidiyorlardı; çünkü orada yaşamaları mümkündü. Burada değildi. 1750’ye kadar eşcinselleri Paris’te Hôtel de Ville’in önünde yakıyorlardı. Güçler dengesinin değiştiği anda değerlerde gerçek bir tersyüz olma durumu var.

 

Bu noktada Müslüman temsilcilerin sorumluluğu nedir?

Zahed: İslam’da din adamı sınıfı yoktur. Adem-i merkeziyyetçidir; yüzyıllar boyunca Hıristiyan dininin olduğundan çok daha az, din adamı sınıfına bağlıdır. Ama bugün suratımızda patlıyor bu. Cemaatinize eşcinselliğin bir hayâsızlık olduğunu, geleneğe göre eşcinselleri öldürmek gerektiğini söylerken; ama aynı zamanda da bu geleneği uygulamamak gerektiğini söylerken, açık olmak gerekir: Yoksa bunu sizin yerinize yapacaklar çıkar. Orlando’daki dehşetin tek olumlu noktası, bir süre sonra, IŞİD’in İslamı ile Aydınlık İslam arasında açık bir seçim yapmamızı gerektirecek olmasıdır.

FransizKultur