Medyascope.tv

Güney Amerika’da yüzleşme: Arjantin ve Kolombiya deneyimleri

Hafıza Merkezi, İstanbul’da toplumsal hafıza ve yüzleşme kavramlarına uluslararası bir buluşmayla ev sahipliği yaptı. Güney Amerika’da Yüzleşme: Arjantin ve Kolombiya Deneyimleri paneli Meltem Aslan’ın moderatörlüğünde Arjantin’den Valeria Barbuto’nun ve Kolombiya’dan Nelson Camilo’nun katılımıyla gerçekleşti.

Türkiye’den Hafıza Merkezi ve yaklaşık deneyimleri yaşayan çeşitli ülkelerin bir araya geldiği bir haftalık bir yaz okulunun ardından gerçekleşen panelde Kolombiya’nın 60 yıllık Arjantin’in 30 yıllık adalet mücadelesi ve deneyimleri konuşuldu.

Bu şiddet başlamadan önce biz nasıldık?

Kolombiya’da 60 yıldır süren iç savaş dönemi ve son yıllardaki barış sürecini Hukuk Komisyonu üyesi Nelson Camilo aktardı. Camilo, çarpıcı başladığı konuşmasında ‘barış’ı unutan bir toplumda büyüdüğünü ve 60 yıllık kangrene dönüşmüş bu iç savaşın verdiği en büyük zararın insanlara ‘barış’ı unutturmak olduğunu söyledi.

– Bu şiddet başlamadan önce biz nasıldık? Kolombiya’da bu süreç başlamadan önce biz nasıldık? Biz bu soruyu soruyoruz birbirimize.

Normali unutan bir toplumda ‘barış’ı bilmeyen bir kuşak ‘barış’ı arıyor Kolombiya’da, devlet güçleri ve Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) arasındaki müzakereni odakladığı beş madde var:

  • Toprak
  • Siyasi katılım
  • Uyuşturucu ticareti
  • Mağdur hakları
  • Silahsızlanma

– Latin Amerika toprak düzensizliği noktasında en ileri noktada, buna sebep olanlara karşı halkın silahlanıp, devlete karşı çıkması bu şiddet spiralini ortaya çıkardı. Bu nedenle para kazanmak için kokain ortaya çıktı. Geçen yüzyılın başında barış görüşmeleri başlasa da kötü sonuçlar doğurdu çünkü artık taraflar barış istemiyordu. Herkes kendi askeri gücünü kabullendirmek istiyordu. Kolombiya halkı barıştan bahsetmek bile istemiyor bu gerilla mevzunu ortadan kaldırmak istiyordu. Amerika’dan askeri yardım alan ikinci büyük ülke Kolombiya. Bu silahlanma, müzakere sürecinde de sorun olarak duruyordu ve onlarını bırakma fikri hiç yoktu. Silahlanmayı bırakan af sürecine dahil olur, gerçek bir barış süreci böyle başlar.

Nelson Camilo, yüzleşme ve adalet arayışının Kolombiya’daki tarihine bir örnek veriyor konuşmasında:

– Sirili bir kuş adı, zararsız bir hayvan ama yabani bir kuş onun yuvasına zarar verirse o kuş ortalığı sesi ile ayağa kaldırır. Bu süreçte bir kadın bu kuş gibi çocuğunun akıbetini sordu ve sirili kuşu gibi adaleti bulana kadar savaştı. Kolombiya’da 15 milyon insan (ülke nüfusunun yarısı yani) kurban olarak ortaya çıktı. Kurbanlar adalet sağlansın diye barış sağlansın diye ortaya çıktı. Sosyal kurumların çabaları sonucunda ortaya çıkan kalkışma kurbanlara karşı durdu ama sonuç alınamadı, adalet sağlanamadı. Camilo, barışın en güçlü talep edildiği bu dönemde kırılma noktasının Devlet Başkanı’nın hırslarına bağlıyor. Onun başkanlık hırsı barışa bedel oldu, diyor salondan izleyiciler gülüşüyor.

Camilo, aynı şekilde gerillayı da eleştirmekten çekinmiyor:

– Kolombiya bence dünyanın gerilla lideri en yaşlı ülkesi, Che de bir gerilla lideriydi ama o gençti, diyor ve ekliyor savaşın kazananları var, barış gelirse yok olup gidecekleri, işte onlar spoiler, barış bozucular. Ne zaman barış konuşulmaya başlansa onlar gelir sahneye. Bir diğer problem güven. Mücadele içindeki 60 yıl boyunca seni öldüren bir tarafa güvenebilmek zor.  Kolombiya geçmişten beri çok anlaşma imzaladı hiç birine uymadı. Dünyanın yıkılmayan hükümeti ve en yaşlı gerillasıyla bu süreç uzayıp gidiyor.

Gerçeğe ulaşılma çabası ve ona ulaştıktan sonra sonuç alabilmek önemli, yoksa gerçeği bilmek çok acı. Şunu anlamamız lazım, barış için imza atmak barış getirmez, barışı oluşturmak uzun bir süreç ve istekle mümkün, imza ilk adım, barış belki bir kaç jenerasyona daha ihtiyaç duyar. Ama onu amaçlamak önemli, gerçek bir plan, çaba ve zaman gerek. 6 milyon kişi yerinden oldu bu savaş yüzünden bu işleri nasıl halledeceksiniz. Biz kalbimizi nasıl değiştireceğiz, savaşa alışmış olan, kalbi kirlenmiş olan bir toplumu nasıl barışa hazırlayacağız. Silahları bıraksak bile kalpleri nasıl değiştireceğiz soru bu olmalı.

Yüzleşme ve barış sürecinde adalette çok önemli, o gelmeden gerçek bir barış gelemiyor. Gerilla devletin mahkemesine güvenmiyor aslında uluslararası mahkemelere de güvenmiyor. Devlet de bunun dışarı çıkmaması için ulusal yargılama istiyordu. Devlet, örgüt silahları bıraksın, diyor ama yargılama nasıl olacak? Bu sonuç alınamayan süreçte hakimlerin dışarıdan gelmesi tartışıldı, iki tarafta bir komite ortaya koyuyor, bu komite bu hakimleri seçiyor. Bu komitenin uluslararası etki altında kalma riski var. Vatikan karışacak, uluslararası organizasyonlar karışacak ama sanmayın ki kurbanlar burada olacak onların olmadığı bir uluslararası mahkeme.

Barbarlığın hatırlanması tekrarlanmasını engelleyecek

Valeria’nın aktardığı Arjantin deneyimleri dünya tarihinde yüzleşme noktasında en başarılı örnekler arasında ilk sıralarda ele alınıyor. Ancak Meltem Aslan’ın da belirttiği gibi yine de tüm sorunlar çözülmüş değil.

Hakikati bulmak amacıyla, 1999’da kurulan Memoria Abierta farklı insan hakları örgütlerinin çatı kuruluşu olmuş. Amaç ortak hafızayı yaratabilmek, siyasi kültürü zenginleştirmek, kimlik oluşumu ve demokrasiye katkıda bulunmak diyor Valeria. Bu nedenle işe mağdurlara ulaşmak ve sözel arşiv oluşturmakla başlanmış.

– Bölgesel ve mekansal hafızayı oluşturmaya çalışıyoruz. İşkence ve tutuklama merkezleriyle ilgili bilgiler toplamak amacımız. 1976 -1983 arası geçici belgeleri topladık oluşan arşivler süreç takibinde yol gösterici oldu. Sergiler ve danışmanlık yaptık mağdurlara. Burası 1984’ten sonra bir merkeze dönüştü.  Askeri bölgeler ve geçici tutuklama merkezleri kurulmuştu bu dönemde. 5 bölgeye ayrılın ülkede kırmızı noktalar işkence merkezleri, 400 belirlenen bebek başkalarına verildi. Gözaltında şiddet ve tecavüzün sistematik olduğunu kanıtladık. Her perşembe öğleden sonra buluşan Plaza de Mayo Annelerinin de çabasıyla 800 dava açıldı bu davalarla devlet terörü kabul edilmiş oldu. Diktatörlük adına oluşan belgelerin toplanmış olması, hakikate taşıyan yargı sürecinin takibini kolaylaştıran önemli süreçlerdi.

Hükümet sırf geçmişe sırtını dönerek yolunu devam edebilmek umuduyla genel af çıkardı. Amaç stabil bir Arjantin’di.  Suçları işleyen kişileri affetmek ve itaat yasası, sivil toplum bu noktada geçmişin üzerinin örtülmesine karşı bir araya geldi. Geçmişi unutturmak amaçlanıyordu. Tazminatlar ve hakikat merkezleri çabaladı. Bu kadar kötülükten sonra hakikate ulaşılmasa daha kötü şeyler olacaktı. Toplanan arşivlerle adalet arandı, işkence merkezleri müzelere dönüştürüldü, unutturmak yerine yüzleşmek sağlandı.

Hiç bir ülkede devlet hafıza merkezi yapmaz bunu zorlamak istemek önemli. Yapılan yargılama bir kişinin suçunu kanıtlamanın ötesinde bu işin nasıl yapıldığını ortaya çıkarma yoludur. Hakikatin ortaya çıkması için hükümetlerin arkanızda olması lazım. Bu gün demokraside yaşıyoruz ama bu demokrasinin ne kadar insan haklarına saygılı olduğunu anlamak lazım.

Panelin ardından soru cevaba geçiliyor. Salondan bir izleyici medyanın Kolombiya’da süreçteki dilini ve rolünü soruyor.

– Dünyada bir “savaş muhabirliği” var. Savaşı anlatıyorlar, kayıpları anlatıyorlar. Barışı anlatmak gerek. Bizde televizyonda “Barışı nasıl anlatabiliriz?” diye yapılan program var. Burada barış için kolektif bir niyete ihtiyaç var. Müzakerelerin sağlanması, egolar savaşını aşarak mümkün.

Kolombiya’da da hafıza merkezlerinin sayısı hızla artmış, Valleria son Kolombiya ziyaretinden gözlemlerini umutla anlatıyor. 40 merkezi ziyaret ettim, Kolombiya’da yapılan barış anlaşması beni çok umutlulardı.  Barış konusunun ana muhatabı halklar. Ama süreç onlarla başlamıyor. Halkların sesine ve taleplerine dönmek önemli.

 

 

Bunlar da ilginizi çekebilir: