Medyascope.tv

Venezuela: Gıda krizi siyasi krizi derinleştiriyor

Venezuela’da gıda sıkıntısı her geçen gün artıyor. İnsanlar kalabalık gruplar halinde süper marketleri ve dağıtım kamyonlarını yağmalarken şehir merkezlerinde Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu istifaya çağıran eylemler düzenleniyor.

vnz2

1980’ler ve 90’larda ağır ekonomik krizlerle boğuşan Venezuela’da Hugo Chavez 1998 yılında yapılan seçimleri kazanarak başkan olmuştu. Üç yıl sonra askeri müdahale ile tutuklanan Chavez halkın büyük desteği ve ayaklanmalar sayesinde serbest bırakılmış ve yeniden göreve gelmişti. Venezuela’da giderek büyüyen gelir dağılımı eşitsizliği ve yoksulluğa karşı politikalar geliştiren Chavez, sosyal harcamaları yüzde 60 oranında arttırarak, yoksulluğu yüzde 44, eşitsizliği yüzde 54 oranında düşürmeyi başarmıştı. Bu, aynı zamanda bütün kıtanın da en iyi seviyesiydi.

1998’de ilk Chavez hükümetinden önce nüfusun yüzde 21’i yetersiz beslenirken; marketlere ve süpermarketlere sübvansiyonlu gıda veren dağıtım ağı kurdu. 1980 yılında yüzde 90’ı ithal edilen gıda maddelerinin ithalat oranı yüzde 30’ların altına çekildi. Bu uygulamalar sayesinde ülke çapında refah düzeyi ciddi olarak yükseldi.

2013 Mart ayında kanser sonucu Hugo Chavez hayatını kaybetti. Yapılan seçimlerden Chavez’in kurmaylarından Nicolas Maduro kıl payı galip çıktı. Ancak Maduro işbaşına gelmesinin hemen ardından yoğun istifa çağrılarına muhatap oldu, bu konuda büyük eylemler düzenlenmeye başladı.

vnz4

Gıda Krizi Olayları Tetikliyor

Venezuela son aylarda ciddi boyutlarda temel gıda maddeleri sorunu yaşıyor. Bu yüzden kalabalıklar gıda mağazalarını ve dağıtım kamyonlarını yağmalıyor. Günde ortalama 10 yağma olayı yaşanırken mağazaların önünde günlerce süren kuyruklar oluşuyor. Bütün gecesini sırada ve bir önceki gün kahvaltıda yediği yumurta dışında bir şey yemeden geçiren üç çocuk annesi Miza Colmenares durumu şöyle anlatıyor: ” “Hiçbir şey yiyemiyoruz. İnsanlar çaresizce yağmalamaya başlıyor.”

Bir dağıtım kamyonunda görev alan şoför Juan Urrea ise “Hayatımda böyle bir şey görmedim” derken kasaları boş getirmek zorunda kaldıklarını söylüyor. Birkaç gün önce karşılarındaki süpermarketin yağmalandığına tanık olan benzinci çalışanı Pedro Zarasa şöyle anlatıyor: “Bu bir vahşet, yetkililer kontrollerini kaybetmiş durumda.”

Asker ve polisler yağmalama olaylarına karşı şehirlerde devriye geziyorlar. Ülkedeki enerji kıtlığı nedeniyle birkaç hafta önce hükümet haftada sadece iki gün çalışılacağını açıklamıştı. Elektrik kesintileri ise artık normalleşmiş durumda.

vnz1

Son iki yılda yarıya düşen petrol fiyatları, en büyük kaynağı petrol olan bu ülkeyi daha da zor duruma soktu. Bu kriz, ithalatı olumsuz yönde da etkilerken, özellikle temel gıda maddelerinde yokluğa neden oluyor. Özel şirketlerin, hükümetin telkin ve uyarılarına kulak asmaması krizi daha da derinleştiriyor.

Yaşanan bu sıkıntılar neticesinde sokaklarda da eylemler çoğalıyor. Venezuela Sosyal Çatışmaları Gözlemevi’nin verilerine göre sadece Mayıs ayında gıda için yapılan gösterilerin sayısı 172. Can kayıplarına neden olan bu gösterilerde yüzden fazla kişi tutuklandı.

Olayların devam etmesi durumunda 1989’da yaşanan ve “Caracazo” adıyla tarihe geçen, yüzlerce kişinin isyan ve yağmalamalar sırasında hayatını kaybettiği günlere dönülmesinden korkuluyor. Vahim bir krize doğru yol alan Venezuela’da siyasi iktidarın henüz bu gidişatı durdurabilecek etkili bir planı yok.