Medyascope.tv

Geçmişten günümüze olağanüstü hal (OHAL)

Hazırlayanlar: Oral Orpak & Semih Sakallı

1982 Askeri Darbesi’nin ardından kabul edilen Anayasa ile hayatımıza giren Olağanüstü Hal (OHAL), 1983’te yasalaştı. 1987 ile 2002 yılları arasında toplamda 13 ilde OHAL ilan edildi. 20 Temmuz 2016’da bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen OHAL Türkiye genelinde ilan edilen ilk OHAL olma özelliğini taşıyor.

OHAL nedir ve hangi durumda ilan edilir?

“Olağanüstü Hal” kavramı genel olarak ülkede ortaya çıkan kriz durumlarını yönetmek amacıyla Anayasa’da bu yönde alınacak karar ve uygulamaların genel tanımını ifade eder. Anayasa’da 119. Madde OHAL uygulamasının hangi durumlarda uygulanacağını konu alır.

Anayasa’nın 119. Maddesi’ne göre OHAL kararı iki şekilde alınabilir. Birincisi; salgın hastalıklar, tabii afet veya ağır ekonomik bunalım halleri; ikincisi ise şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması sonucu bu karar alınır. Bunun dışında 120. Madde ve 121. Maddeler de olağanüstü hal uygulamasıyla ilişkilidir. Özellikle 120. Madde toplumda artan şiddet olayları ve kamu düzeninin bozulması meselesini ele alır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 20 Temmuz akşamı Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada Anayasa’nın 120. Maddesi’ne göre OHAL ilan edileceğini şu ifadelerle kamuoyuna açıkladı: “Olağanüstü hal ilanının amacı ülkemizde demokrasiye, hukuk devletine, vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için gereken adımları en etkin ve hızlı şekilde atabilmektir.”

Sıkıyönetim ile OHAL arasındaki fark nedir?

Sıkıyönetim, askeri yönetim biçimidir. Anayasal olarak düzenlenmiş bir “geçici yönetim” şeklidir. Sıkıyönetim savaş halinde, askeri darbe durumunda, ekonomik bunalım hallerinde, şiddet olayları ile bozulan kamu düzeni hallerinde ilan edilebilir. Olağanüstü Hal kararı da aynı durumlarda alınır. Fakat arada bazı farklar var. Sıkıyönetimde yetkiler askeri makamlarda iken olağanüstü halde yönetim mülki amirlerdedir. Sıkıyönetimde askeri makamların denetimi ve yönetimi etkin iken olağanüstü hallerde askerin aldığı rol daha azdır. Sıkıyönetim dönemlerinde görülen bir diğer uygulama da sıkıyönetim mahkemeleridir. Fakat şunu da belirtmek gerekir ki iki uygulama da sonuçları itibari ile ülkeye zarar verir.

Temmuz 2016’ya kadar Türkiye’de 12 sıkıyönetim uygulandı. En son sıkıyönetim 1980-1987 yılları arasındaydı. 1987’den sonra da sıkıyönetim yerini çeşitli illerde OHAL uygulamalarına bıraktı.

3 Aylık Olağanüstü Hal kararına 21 Temmuz’da TBMM’de siyasi partilerden ilk tepkiler

Erkan Akçay (MHP)

Meral Danış Beştaş (HDP)

Bekir Bozdağ (AKP)

Bülent Tezcan (CHP)


 
Türkiye’de OHAL uygulamaları

Türkiye’de OHAL, sivil ölümler ve gözaltında kayıplar meselesinde beyaz Toroslar sembol olmuştur
Türkiye siyasetinde “Faili Meçhuller”, “JİTEM” ve “Gözaltında Kayıplar” gibi kavramlar OHAL uygulamalarının birer sonucu olarak siyasette yer edindiler. OHAL uygulamalarının tamamı Doğu ve Güneydoğu’da hayata geçirildi. Bingöl, Diyarbakır, Siirt, Elazığ, Hakkâri, Muş ve Tunceli gibi iller OHAL’in ilk uygulama alanlarıydı. Bunlara daha sonra eklenen iller de yine aynı bölgelerdendi. Bu dönemlerde yaşananlar Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde birçok defa yargılanmasına yol açtı. Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (JİTEM) adındaki kuruluş insan hakları ihlallerinden sorumlu tutulan, oldukça tartışmalı bir kurumdur. Bu kurum olağanüstü hal dönemlerinin ortaya çıkardığı bir kurum. Kamu kuruluşları ve hükümetler JİTEM diye bir kuruluşu kabul etmediler. Fakat daha sonra 2011’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı böyle bir oluşumun varlığını kabul etti.
jitem

1994 yılına gelindiğinde OHAL uygulamaları yavaş yavaş kaldırılmaya başlandı.

Sonuç olarak OHAL uygulamaları 2002’den sonra Türkiye gündeminden çıktı. Fakat ilerleyen yıllarda Çözüm Süreci’nin bitmesi ile birlikte bu illerde adı OHAL uygulaması olmasa da onu andıran uygulamalar tekrardan yaşandı. ”Terörle mücadele” başlığı altında yürütülen güvenlik uygulamaları beraberinde fiili bir OHAL uygulamasını yaşatmaya başladı ve bu türden uygulamalar hâlâ devam etmektedir.

OHAL’de uygulanacak başlıca tedbir ve yasaklar şu şekilde:

Olağanüstü hal durumunda uygulanacak tedbir ve yasaklar, ilgili uygulama konusunda Anayasa’da 9. ve 11. Maddelerde geçiyor

9.maddedeki başlıca tedbir ve yasaklar:
a) Resmi ve özel her derecedeki öğretim ve eğitim kurumlarında öğrenime ara vermek ve öğrenci yurtlarını süreli veya süresiz olarak kapatmak;

b) Gazino, lokanta, birahane, meyhane, lokal, taverna, diskotek, bar, dansing, sinema, tiyatro ve benzeri eğlence yerleri ile kulüp oyun salonlarını, otel, motel, kamping, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerini denetlemek ve bunların açılma ve kapanma zamanını tayin etmek, sınırlamak, gerektiğinde kapatmak ve bu yerleri olağanüstü halin icaplarına göre kullanmak;
c) Bölgede olağanüstü hal hizmetlerinin yürütülmesi ile görevli personelin yıllık izinlerini sınırlamak veya kaldırmak;
d) Bölge sınırları içerisindeki tüm haberleşme araç ve gereçlerinden yararlanmak ve gerektiğinde bu amaçla geçici olarak bunlara el koymak;
e) Tehlike arz eden binaları yıkmak; sağlığı tehdit ettiği tespit olunan taşınır ve taşınmaz mallar ile sağlığa zararlı gıda maddelerini ve mahsullerini imha etmek;
f) Belli gıda maddeleri ile hayvan ve hayvan yemi ve hayvan ürünlerinin bölge dışına çıkarılmasını veya bölgeye sokulmalarını kontrol etmek, sınırlamak veya gerektiğinde yasaklamak;
g) Gerekli görülen zaruri ihtiyaç maddelerinin dağıtımını düzenlemek;
 Ek olarak 11. maddede de şu tedbir ve yasaklar var:

a) Sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak;
b) Belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve toplanmalarını, araçların seyirlerini yasaklamak;
c) Kişilerin; üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlarına el koymak;
d) Olağanüstü hal ilan edilen bölge sakinleri ile bu bölgeye hariçten girecek kişiler için kimlik belirleyici belge taşıma mecburiyeti koymak;
e) Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılmasını, çoğaltılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını, bunlardan olağanüstü hal bölgesi dışında basılmış veya çoğaltılmış olanların bölgeye sokulmasını ve dağıtılmasını yasaklamak veya izne bağlamak; basılması ve neşri yasaklanan kitap, dergi, gazete, broşür, afiş ve benzeri matbuayı toplatmak;
f) Söz, yazı, resmi, film, plak, ses ve görüntü bantlarını ve sesle yapılan her türlü yayımı denetlemek, gerektiğinde kayıtlamak veya yasaklamak;
g) Hassasiyet taşıyan kamuya veya kişilere ait kuruluşlara ve bankalara, kendi iç güvenliklerini sağlamak için özel koruma tedbirleri aldırmak veya bunların artırılmasını istemek;
h) Her nevi sahne oyunlarını ve gösterilen filmleri denetlemek, gerektiğinde durdurmak veya yasaklamak;
i) Ruhsatlı da olsa her nevi silah ve mermilerin taşınmasını veya naklini yasaklamak;
j) Her türlü cephaneler, bombalar, tahrip maddeleri, patlayıcı maddeler, radyoaktif maddeler veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler ve boğucu gazlar veya benzeri maddelerin bulundurulmasını, hazırlanmasını, yapılmasını veya naklini izne bağlamak veya yasaklamak ve bunlar ile bunların hazırlanmasına veya yapılmasına yarayan eşya, alet veya araçların teslimini istemek veya toplatmak;
k) Kamu düzeni veya kamu güvenini bozabileceği kanısını uyandıran kişi ve toplulukların bölgeye girişini yasaklamak, bölge dışına çıkarmak veya bölge içerisinde belirli yerlere girmesini veya yerleşmesini yasaklamak;
l) Bölge dahilinde güvenliklerinin sağlanması gerekli görülen tesis veya teşekküllerin bulunduğu alanlara giriş ve çıkışı düzenlemek, kayıtlamak veya yasaklamak;
m) Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak;
n) İşçinin isteği, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, sağlık sebepleri, normal emeklilik ve belirli süresinin bitişi nedeniyle hizmet aktinin sona ermesi veya feshi dışında kalan hallerde işçi çıkartmalarını işverenin de durumunu dikkate alarak üç aylık bir süreyi aşmamak kaydıyla izne bağlamak veya ertelemek;
o) Dernek faaliyetlerini; her dernek hakkında ayrı karar almak ve üç ayı geçmemek kaydıyla durdurmak.