Medyascope.tv

Darbe, muhtıra ve darbe girişimlerinin dünü ve bugünü

27 Mayıs 1960 Darbesi

Albay Alparslan Türkeş’in radyo anonsu

2_d

27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbe, Türkiye Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesidir. Darbenin ardından dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes tutuklandı. Hükümet üyeleri Yassı Ada’da yargılandılar.dizi11

Başbakan Adnan Menderes, Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan hakkında idam kararı verildi.

Celal Bayar 65 yaşından büyük olduğu için idam kararı müebbet hapis cezasına çevrildi. Bu, TSK içinde emir komuta zinciri içinde yapılan bir darbe değildi. 15 Ekim 1961 yılına kadar Türkiye Cumhuriyeti askeri cunta ile yönetildi. 1924 Anayasası’nı yürürlükten kaldıran 1961 Anayasası kabul edildi.

27 Mayıs darbesi, 1980 askeri darbesine kadar “Hürriyet Bayramı” ismiyle resmi bayram olarak kutlandı.

4_d

27 Mayıs (Silahlı Kuvvetler )Bildirisi

Talat Aydemir Olayı

20_d

Türkiye tarihinin başarısızlıkla sonuçlanan ilk darbe girişimidir.

22 Şubat 1962

27 Mayıs darbesi sonrasında cunta yönetimi altında 1961’de seçim yapıldı ve 26. Hükümet İsmet İnönü başkanlığında kuruldu. Darbeci askerlerden biri dönemin Kara Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir’di. Darbeci askerlerden çoğu çıkarılan bir kararname ile doğu görevine tayin edilmek istendi. Askerler bu karara direnince birkaçı tutuklandı. Bunun üzerine Talat Aydemir Harbiyelileri silahlandırıp Meclise doğru harekete geçti.

13_d

Talat Aydemir’in emrindeki askerlerin hedefi Meclisti

Fakat bu darbe girişimine ordunun geri kalanından destek gelmeyince Talat Aydemir İsmet İnönü’den kendisinin cezalandırılmayacağına dair yazılı taahhüt istedi.

18_d

Anlaşmaya varılınca girişim, böylece önlenmiş oldu.

 20 Mayıs 1963

Emekli olan Talat Aydemir darbe girişimi için tekrardan harekete geçti. Radyoevinde darbecilerin bildirisi okunurken hükümete bağlı kuvvetler tarafından girişim bastırıldı. Talat Aydemir bu kez 1964 yılında idam edildi.

27_d

20 Mayıs 1969 darbe teşebbüsü

Celal Bayar 1969’da hapisten çıkmıştı ve seçim yaklaşıyordu. Demokrat Partililerin(DP) siyasi haklarının teslim edilmesi gündemdeydi. CHP’nin de destek verdiği 218 imzalı bir anayasa değişikliği teklifi Mecliste kabul edilmişti ve Senato bu değişikliği onayladığında DP’lilerin siyasi hakları geri verilecek, Celal Bayar seçimde aday olacaktı. Bunun üzerine Ankara’da Genelkurmay karargâhında bazı hazırlıklar yapıldığı yönünde haber çıktı. DP’lilerin hakları teslim edilirse askeri darbe yapılacağı söylentisi vardı.  Bunun üzerine senato teklifi onaylamadı ve seçime gidildi. Böylece DP’lilerin siyasi hakları uzun bir süre daha teslim edilmedi. Süleyman Demirel, Adalet Partisi ile tek başına seçimi kazandı.

9 Mart 1971 darbe teşebbüsü

Adalet Partisi’nin, eski DP’lilerin siyasi haklarını askeri darbe olabilir gerekçesiyle teslim etmemesi üzerine partiden ayrılık haberleri geldi. AP’den istifa eden Ferruh Bozbeyli 69 kurucu ile birlikte yeniden Demokrat Parti’yi kurdu. Bunun üzerine 27 Mayıs darbesinde Milli Birlik Komitesi üyelerinden olan Korgeneral Cemal Madanoğlu gibi birkaç emekli komutan darbe teşebbüsünde bulundu. Fakat ordu içinden tam destek almayınca girişim sonuçsuz kaldı.

 12 Mart 1971 Muhtırası

Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı imzası ile Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a verilen muhtıra ile hükümet istifaya zorlandı.

Bu muhtıra TSK’nın emir komuta zinciri içinde gerçekleşti.  Cevdet Sunay Genelkurmay Başkanı iken Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel hastalığından dolayı TBMM tarafından görevinden alınmıştı ve onun yerine Cevdet Sunay Cumhurbaşkanlığı makamına getirilmişti.

12 Mart Muhtırası öncesi Türkiye’de sokaklar durgun değildi. Dünyada yaşanan özgürlük akımları etkisiyle de Türkiye’de büyük bir devrimci gençlik dalgası yükseliyor, THKP-C, THKO gibi silahlı örgütler kuruluyordu. Bunun yanında işçi hareketleri de büyümüş, DİSK kurulmuş, bu sendikaya bağlı işçiler 15-16 Haziran 1970 tarihlerinde büyük bir kalkışmaya imza atmıştı.

12 Eylül 1980 Askeri darbesi

1980 askeri darbesini gerçekleştirenler siyasi istikrarsızlık, ekonomik sıkıntılar, güvenlik sorunu gibi gerekçeleri neden olarak gösterdi. Abdi İpekçi, Kemal Türker gibi Siyasi suikastlar peş peşe yaşanıyordu. Akademisyenler, siyasetçiler, gazeteciler birer birer suikastlara kurban gidiyordu.  Çorum ve Kahramanmaraş’ta Alevilere dönük saldırılar ve katliamlar artarak devam ediyordu. Saldırılarda sadece Kahramanmaraş’ta 100’den fazla Alevi öldürüldü. 200’den fazla ev yakıldı. Fikri Sönmez’in belediye başkanı olduğu Fatsa’da sosyalist yönetimin örneklerinin uygulandığı iddia edildi. Necmettin Erbakan’ın Konya’da gerçekleştirdiği “Kudüs Mitingi”nde şeriat çağrıları yapıldı. “Şeriat gelecek, vahşet bitecek” ve “İslam gelecek vahşet bitecek” sloganları atılıyordu.

Kenan Evren’in konuşması

Darbe bu gelişmeler yaşanırken geldi. Emir komuta zinciri içinde gerçekleşti. Süleyman Demirel’in başında olduğu hükümet görevden alınarak Meclis dağıtıldı. 1961 Anayasası kaldırıldı.

28 Şubat 1997 Sincan’da tankların yürümesi

Şehir içinde yürütülen tanklara için demokrasiye balans ayarı diyenler olmuştu. Esas olarak irticaya karşı mücadele için ordunun “post- modern darbesi” tabiri kullanılır.

28 Şubat sürecinde Türkiye’yi sarsan cinayetler sersi başlamıştı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in uçağı düşmüştü. Turgut Özal ani bir şekilde ölmüştü.  PKK ve Hizbullah’ın faaliyetleri Türk siyasetinde derin etkiler bırakarak artıyordu. Ülkede “laiklik” ve “bölünme” tartışmaları artmıştı.

 27 Nisan 2007 e- Muhtıra

44-640x360

Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanlığı süresi bittikten sonra ortaya laiklik tartışmaları çıkmıştı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) mecliste çoğunluğa sahipti ve Cumhurbaşkanlığı için kendi adaylarının seçilme ihtimali yüksekti. Bunun üzerine TSK, bu tartışmalara internet sitesinde yayımlanan bir muhtıra metni ile dâhil oldu.

 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi

TSK içinde kendilerini” Yurtta Sulh Konseyi” olarak tanıtan bir grubun başlattığı darbe girişimi 15 Temmuz akşamı gerçekleşti. Gerçekleşen bu girişimi Başbakan Binali Yıldırım bir “kalkışma hareketi” olarak ifade etti.

dar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk açıklamasında bu kalkışma hareketinin” paralel yapılanma” tarafından teşvik edildiğini ifade etti. Sokaklara darbeyi engellemek için çağrılan halka karşı silahlarla karşılık verildi. Bu kalkışma hareketi arkasında toplamda 300’den fazla ölü ve yüzlerce yaralı bıraktı.

İstanbul’da Atatürk Havalimanı, Boğaz Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü gibi yerleri ele geçiren askerlere karşı özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla halk kısa sürede karşı çıktı. Öte yandan cumhuriyet tarihinde ilk kez TBMM binası bombalandı. “Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak, Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal ve Jandarma Kuvvetleri Komutanı Galip Mendi darbeci askerler tarafından rehin alındı.”

TRT’de okunan bildiri

TBMM Bombalandı

Ankara Emniyet Müdürlüğü vuruldu

 https://www.youtube.com/watch?v=pnCoNyBXxd4

 Sivil halka helikopterlerden ateş açıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atatürk Havalimanı Konuşması

darbe