Medyascope.tv

B. Girard: “Fransa için savaş çözüm değil, sorunun ta kendisi”

Fransa için savaş çözüm değil, sorunun ta kendisi

B. Girard – Médiapart – 15 Temmuz 2016 / Çeviren: Haldun Bayrı

Her tarafta yanıldıklarının bilincine varmaları için daha kaç saldırı, kaç kurban gerekiyor? Onların, yani karar vericilerin ve kamuoyu yönlendiricilerinin. Barbarlık, kökü kazınması gereken mutlak kötülük, Fransa savaşta, vb., Charlie Hebdo’dan beri boşa dönmekte olan o aynı sözler, aynı cengâver pozlar, aynı çene kaldırmalar.

Olağanüstü hal mi? Halbuki epey sayıda gözlemci bunun yolundan saptırıldığına işaret etti: toplumsal hareketlere karşı görevlendirilen binlerce polis, terörizmle alâkası olmayan keyfî tutuklamalar, hedefi bütünüyle ıskalarken toplumun tamamının gözetlenmesi, sâfî algıya yönelik bir Sentinelle (Devriye) operasyonu. Sağdan soldan örneklerle suçlamaları sürdürebiliriz elbette: Belçika istihbarat servislerini, Schengen’i, mültecileri, Avrupa’yı, artık iyi Fransızlar yetiştiremeyen Milli Eğitim’i, cemaatçiliği, “bizim” değerlerimizle bağdaşmaz olan İslam’ı. Bu liste uzar gider, asla bitmez; fakat başka sorular bilhassa sorulmamalıdır.

Hollande_fransa_2

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ülkesinin ardı ardına yaşadığı terör saldırıları ardından Irak ve Suriye’de IŞİD’e karşı savaşmayı gündeme getirdi.

Mesela, Fransa’nın neden terörizmin baş hedeflerinden biri olduğu gibi sorular. Laiklik anlayışıyla, yıkılması yerinde olacak bir tür evrensel model teşkil ettiği için mi? Hemen her yerde askerî taahhütlere girmiş olmasıyla, ondan çekinildiği ve alt edilecek düşman gibi görüldüğü için mi? Bu kesinliklerle kendimizi körleştirmeyi sürdürebiliriz. Gelecek saldırıya kadar; daha da haşin ve terörizm karşısında önceki kadar etkisiz bir siyasî rejim iktidara gelene kadar… Zaten Nice Belediye Başkanı Estrosi’den iğrenç bir manevranın gelmesi gecikmedi; şehrindeki videolu gözetleme sistemi ve bölgesindeki okul binalarının girişine yerleştirdiğini ileri sürdüğü turnikelerle göğsü kabarmış durumda. Haklı bir gurur mu bu gerçekten?

Ocak 2015’ten beri Fransa “savaşta”, savaşıyor. Bütün sorunların çözümü savaşmış gibi; oysa sorunun ta kendisi: Ortadoğu’ya ve Afrika’ya taşınan savaş –elbette sadece Fransa tarafından değil– ve onun beraberinde masum kurbanlar kafilesi; başdöndürücü silahlanma sözleşmeleriyle ayakta tutulan savaş; sürekli bir suçlamayla içeride yürütülen, tahammül edilmez bir şiddette olmasına rağmen ahalinin büyük bir kısmı için sıradanlaşmış savaşla birlikte. Tabii ki terörizmin tek açıklaması değil bu – tek sebebe sadece bizi yöneten sorumsuzlar inanır– bu unsurların nazar-ı dikkate alınması neden ısrarla reddediliyor peki?

Takvimin tesadüfleri: Dün, ulusal birliğin simgeleme iddiasında olan içler acısı askerî geçit töreni akabinde, Cumhurbaşkanı, Fransa’nın “çok büyük gücü” üzerine ciddi bir konuşma yapıyordu. Geçit töreninde gövde gösteren, ama ahalisini korumaktan âciz olduğu da ortaya çıkan çok büyük bir güç. Halk istediği müddetçe, görmezlikten gelmeyi sürdürebiliriz.

FransizKultur

Bunlar da ilginizi çekebilir: