Medyascope.tv

Siyasi partilerin tek gündemi darbe girişimi ve sonuçlarıydı

Başbakan Yıldırım: “Hiçbir darbeci Atatürkçü değildir, Kemalist de değildir”

Başbakan Binali Yıldırım AKP Grup Toplantısı’nda konuştu. Yıldırım, darbe girişimine destek veren kışlaların şehrin dışına taşınmasıyla ilgili olarak “İstanbul’da Maltepe ve Hasdal kışlası, Çorlu ve Trakya’ya gidecek. Böylece şehir merkezinde tankın işi olmayacak. Ne işi var tankın şehir içinde?” dedi. “Hiçbir darbeci Atatürkçü değildir, Kemalist de değildir” diyen Yıldırım kamuoyunda en çok tartışılan konu olan askeri lise ve harp okullarının geleceğiyle ilgili olarak da şunları söyledi: “Harp okulları devam edecek. Askeri liseleri kapattık. Artık harp okullarına meslek liselerinden, düz liselerden, imam hatiplerden herkes girecek.” Yıldırım yapısal değişiklilerin TSK’yı güçlendireceğini her türlü tehlikeye karşı hazır hale getireceğini vurguladı.

Meclis’in bombalanmasına da değinen Yıldırım “Meclisi bombalayan, bombalama emrini veren, onlarla bu hareketin içinde olan hiç kimse bu ordunun askeri değildir. Bu milletin evladı da değildir” dedi.

PKK’ya yapılacak operasyonların artacağını belirten Yıldırım şöylle konuştu: “FETÖ’ye nasıl gereğini yaptıysak PKK terör örgütünü de bu ülkenin sorunu olmaktan çıkaracağız. Buna kararlıyız. Şimdi artık kırsalda daha fazla operasyonlara ağırlık vereceğiz.” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yenikapı’da düzenlenecek “Demokrasi ve Şehitler Mitingi”nde konuşma yapmaları için MHP ve CHP liderlerine yaptığı davetle ilgili de konuşan Yıldırım, “Tarihin en büyük mitingini gerçekleştireceğiz. Cumhurbaşkanımızın parti liderlerine yaptığı çağrıyı yineliyorum. Gün birlik günüdür. CHP ve MHP’yi bu büyük buluşmaya davet ediyorum” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu: “Balyoz davası, Ergenekon davası, casusluk davası, bunların hepsi birçok insanı mağdur etti. Bunların mağduriyetlerinin giderilmesi gerekiyor”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da partisinin grup toplantısında “Camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmeyecek. Buralara siyaset girerse işte bunlar olur. Din farklı bir alandır. Kışlaya siyaset asla girmemelidir. Niçin göz yumdunuz bugüne kadar?” diye konuştu. Demokrasilerde dayatma olmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, siyaset kurumunun özeleştiri yapması gerektiğini belirtti. Cemaatin mağdur ettiği insanlarla da ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, “Balyoz davası, Ergenekon davası, casusluk davası, bunların hepsi birçok insanı mağdur etti. Bunların mağduriyetlerinin giderilmesi gerekiyor” dedi.

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Darbeciler, dikta heveslileri dayatır. Demokraside dayatma olmaz. Oturup konuşalım, danışma yapalım diyoruz. Bir dayatma kültürü vardı. Darbe girişimi sonrası bu dayatma kültürünün ne kadar yanlış olduğu ortaya çıkar. Umarım siyaset kurumu bundan ders çıkarır.” Kılıçdaroğlu, başkomutanlık tartışmaları için de “Şimdi bütün sağır sultanlara sesleniyorum. Gazi Mustafa Kemal kendi yetkilileri kısıtlarken birileri komutanım diye ortada gezinmesin” dedi.

Cemaat’in devlet içerisindeki gücüne de değinen Kılıçdaroğlu, “Efendim bunlar nasıl sızdı? Devlete sızma falan yok. Bunlar devlete bilerek ve isteyerek yerleştirildi” dedi.

Parlamenter sistemin daha güçlü hale gelmesi gerektiğini dile getiren CHP lideri, darbe girişiminin parlamenter sistemin gücünü bir kere daha gösterdiğini ve başka arayışların felaketlere neden olduğunu ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, Cemaat’in devlet içindeki örgütlenmesine değinip “Liyakat sisteminin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Devleti aileye, cemaate teslim ederseniz sonu böyle olur. Kim olursa olsun, işi ehline verin diyorlar. Niye işi ehline vermiyorsun? İşi ehline vermezsen Türkiye bu tür olaylarla karşı karşıya gelir” diyerek sözlerini sürdürdü.

Figen Yüksekdağ: “Bizler onlar yok saydığı zaman yok olmayız”

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da partisinin grup toplantısında her türlü darbeye karşı olduklarını vurgulayıp şöyle devam etti: “Net olduğumuz iki şey var her türlü darbeye karşıyız ve direneceğiz. Nereden gelirse gelsin askeri vesayete karşı çıkacağımızı amasız fakatsız bir biçimde darbeye karşı net olduk. Darbenin siyaset kurumuyla sivil eliyle yürümesine de asla onay vermeyeceğiz.”

TSK’nın yapısında yapılan değişiklikleri de değerlendiren Yüksekdağ, “Askeri kurumların sivil siyasete bağlanması en doğru ve olması gereken yöntemdir ama sivil siyasetin de demokrasiye, demokratik bir programa bağlanması gerekir” dedi.

AKP’nin muhalefet partileriyle yaptığı görüşmelerde HDP’yi dışlanmasına tepki gösteren Yüksedağ, “İktidarın açıklamalarına baktığımızda ‘acaba bazı şeyler değişebilir mi’ diye soruyoruz ama her seferinde beklentiler boşa çıkıyor. Ne yaparlarsa hangi adımı atarlarsa HDP hariç diyorlar. Milyonlarca insanın oyu çöpe atılıyor. O zaman neden seçimler neden yapıldı, seçim sonuçlarını tanımayacaktınız madem bu oyuna halkı neden alet ediyorsunuz?” şeklinde konuştu.

Başbakan Yıldırım’ın “Şehirlerde tankın ne işi var?” şeklindeki açıklamasına da değinen Yüksekdağ, “Biz aylar önce Mardin’de, Diyarbakır’da, Şırnak’ta bu soruyu sorduk: Tankların şehirlerde ne işi var? Onlar sizin şehirleriniz değil mi? Bir yıldır sayısız kez uyardık tanklar şehirlerden çekilsin çağrı yaptık. Bugün Başbakan’ın bunu sormaya hakkı yoktur. Her şeyden önce tutarlı ve adil olmayı başarmak zorundasınız” dedi.

Devlet Bahçeli: “Türkiye adeta adı konmamış, ilanı yapılmamış bir savaştadır.”

MHP grup toplantısı Devlet Bahçeli liderliğinde yapıldı. Gündemle alakalı önemli açıklamalar yapan Bahçeli, Fethullah Gülen’in iadesiyle ilgili ABD’den somut delil istenmesine “Somut delil getirin sızlanmasının kabulü mümkün değildir. Delil 15 Temmuz gecesi tüm Türkiye’dir” şeklinde tepki gösterdi. Bahçeli böyle bir dönemde siyasi eleştiri ve suçlamaların yapılamayacağını söyleyip “Devletin ve milletin bekası her türlü siyasi gayenin üzerindedir” diye konuştu. TSK’nın yapısıyla ilgili yapılan değişikliklere de değinen Bahçeli, bunların aceleye getirilmemesi gerektiğini Kuvvet komutanlarının Milli Savunma Bakanlığı’nın bağlanması emir-komutada sorunlar getirebileceğini belirtti.

Darbe girişiminden sonra yurtdışından gelen tepkileri de eleştiren Devlet Bahçeli, “ABD Genelkurmay Başkanı’nın derin şüpheleri gidermesi mecburidir. Neden sert tepki koymak yerine, çelişkili mesajlar verdiler? Papa’nın ‘Türkiye’de ne olduğundan emin değilim’ sözleri ne anlama gelmektedir? Papa’nın aklı karışık, ruhu bulanıksa kardinalleriyle ayine katılması, bu yolla Gülen’e duyduğu hasreti az da olsa hafifletmesi kendisine tavsiyemiz olacaktır” dedi.