Medyascope.tv

Din Şurası: “FETÖ hareketi sahte bir mehdi hareketidir”

Hazırlayan: Ali Emre Mazlumoğlu

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından iki gün süreyle yapılan tek gündemli Din Şurası bugün tamamlandı. Şurada FETÖ’nün “gayri ahlaki” ve “sahte bir mehdi” hareketi olduğu belirtilirken 20 maddelik sonuç bildirgesi yayınlandı.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Şura sonunda yaptığı basın toplantısında 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili değerlendirmede bulundu: “Halk iradesine dayanan meşru bir yönetimi, din kisvesi altında örgütlenip silah zoruyla devirmeye teşebbüs etmek, milli iradeyi hiçe saymak ve bir hak gasbıdır. Dinen meşru görülemez. Bu girişimi şiddet ve nefretle tel’in ediyoruz.”

Ardından Şuranın aldığı 20 kararı okudu. Kararlardan en dikkat çekenleri şöyle:

FETÖ/PDY dini bir yapı olarak nitelendirilemez

“Gizli ve karanlık emellerine ulaşmak için her türlü yolu mübah gören, dini ve dinî duyguları istismar eden; milletimizin zekâtını, sadakasını, kurbanını çalan, evladını elinden alan, dinimizin temel değerlerini ve kavramlarını tahrif ve tahrip eden, gayr-i İslamî ve gayr-i ahlakî tutum ve davranışlarla fitne, fesat, yalan ve desiselerle kendine insan ve imkân devşiren, devletin tüm organlarına sızarak, milletin geleceğini ipotek altına almaya çalışan ve son darbe girişimiyle millet tarafından suçüstü yakalanan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) dinî bir oluşum olarak nitelenemez. Bu örgütün elebaşı “din âlimi” ya da “hocaefendi” olarak kabul edilemez.”

FETÖ/PDY’nin liderine atfedilen sıfatlar İslam ile bağdaştırılamaz

“İslâm’a göre Hz. Peygamber’den başka, “masum ve tartışılmaz” bir otorite ve rehber kabul edilemez. Hiçbir kimse ve hiçbir yapı, kendisini dinin mutlak temsilcisi olarak göremez ve insanları kendisine kayıtsız şartsız itaat ve bağlılığa çağıramaz. İslâm’da mutlak itaat ve bağlılık, çerçevesi Kur’an ve Sünnet tarafından belirlenen ilkeler için söz konusu olduğundan İslam’a göre hiçbir kişinin kendisini yanılmaz bir otorite ve rehber olarak kabul etmesinin veya bağlıları tarafından böyle görülmesinin bir geçerliliği yoktur. Bu Allah’ın kitabına ve Hz. Peygamberin sünnetine açıkça aykırıdır. Bu çerçevede bir kişinin, özel, seçilmiş ve yanılmaz olduğu, beyan ve öğretilerinin kutsiyet arz ettiği iddiası dinen kabul edilemez.”

FETÖ/PDY hareketi sahte bir mehdi hareketidir

Tarih boyunca toplumun güvenliğini tehdit eden mehdici-mesihçi ve hurufi-bâtınî karakter arz eden pek çok fitne ve fesat hareketi ortaya çıkmıştır. Sır, gizem, adanmışlık, karizmatik kişilik gösterisi ve takiyyecilik/çift şahsiyetlilik bu hareketlerin en bariz özelliği olmuştur. Modern zamanlarda ise bu tür hareketler, uluslararası siyasal mühendisliklerin güdümünde İslam toplumlarının parçalanması ve sömürülmesinin birer aracı olarak kullanılmışlardır.

FETÖ/PDY İslam Ümmetinin vahdetini parçalayan bir tefrika hareketidir.

İslam toplumunda, farklı mezhep, meşrep ve düşünce ekolleri ahenkli bir şekilde bir araya gelmiş ve bu büyük bir zenginlik oluşmuştur. Ancak İslâm’da Müslümanların birliği esas olduğundan vahdeti parçalayacak her türlü tefrika ve gruplaşma yasaklanmıştır. (FETÖ/PDY) Hakikati kendi tekeline alarak kendisinin dışında herkesi dışlayan bir yapı İslam geleneği ile bağdaşmaz. Dolayısıyla İslam ümmetini parçalamayı esas alan hiçbir yapı, düşünce ve hareket masum kabul edilemez.

FETÖ/PDY’nin dini hayatımıza verdiği zararları tespit etmek için komisyonlar kurulacaktır

Diyanet ve İlahiyat camiasının FETO ve benzer yapıların dini istismar faaliyetlerini irdeleyen ilmi çalışmalar yapmaları aciliyet kesbetmektedir. Bu bağlamda Örgütü ve liderini yüceltici sözde bilimsel

çalışmalar ve yayınlar da ilgili kurumlarca incelenerek bilimsel açıdan değerlendirilmeli ve gereği yapılmalıdır.

Benzer yapıların oluşmaması ve benzer hataların tekrarlanmaması için STK’larla ortak çalışmalar yapılacaktır

Diyanet İşleri Başkanlığı, özellikle Din İşleri Yüksek Kurulu marifetiyle – özgürlüklerine müdahale edilmeksizin- Türkiye’de din hizmetine ve din eğitimine destek veren sivil dini-sosyal teşekküllerle, İslam’ın tarih boyunca medeniyetler kuran ana yolundan ayrılmamaları, her türlü ifrat ve tefritten uzak kalmaları, daha şeffaf ve denetlenebilir yapılar olması yönünde olarak ortak çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca dini ve ilmi denetim ve rehberlik için Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde üst kurullar oluşturulmalıdır.