Medyascope.tv

Küresel bir devrimci: Ernesto “Che” Guevara

Ernesto “Che” Guevara, kısaca Che Guevara 14 Haziran 1928’de Arjantin’in Rosario kentinde doğdu. Ailesinin soyu Basklara dayanmaktadır. Gençliğinin ilk yıllarında şiire ve fotoğrafçılığa merak salan Che, 1948 yılında Buenos Aires Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı.

Che Guevara, öğrencilik hayatı boyunca Latin Amerika’da uzun yolculuklara çıktı. Bu yolculuklarında kaleme aldığı seyahat notları “Motorsiklet Günlükleri” adıyla sinemaya uyarlandı. Che Guevara’yı filmde Gael Garcia Bernal canlandırdı.

Latin Amerika yolculukları sırasında Che, insanların yoksulluklarını, bölgedeki baskıları ve eşitsizlikleri yakından gözlemledi ve bunlara bağlı olarak Marksist bir çizgiyi benimesdi. 1953 yılında okuldan mezun olan Che Guevara birçok ülkeyi gezdikten sonra soluğu Guetamala’da aldı. “Guatemala’da gerçek bir devrimci olabilmek için gerekli ne varsa yapacağım ve kendimi mükemmelleştireceğim” diyen Guevara burada “hey” anlamına gelen “che” unvanını aldı. Guevara, Guatemala’da Arbenz hükümetine karşı yapılan CIA destekli darbeye şahit oldu, bu durum siyasi düşüncelerini daha da netleştirdi.

foto1

Che Guetamala’nın ardından Meksika’ya geçerken, burada Raul Castro’nun aracılığıyla Fidel Castro ile tanıştı ve Küba’daki diktatör Fulgencio Batista’ya karşı “26 Temmuz Hareketi”ne katıldı.

foto2

foto3

25 Kasım 1956 yılında Küba’ya gelen grup Batista’nın askerleri tarafından saldırıya uğradı. Saldırıdan sağ kurtulan Che’nin de içinde bulunduğu 15-20 kişilik grup, Sierra Maestra dağlarına çekilerek gerilla savaşı başlattı. Che bu gerilla mücadelesi boyunca bir lidere dönüşürken, arkadaşları tarafından “Commandante” adıyla anılmaya başladı.

foto4

Süren mücadele sonucunda diktatör Batista 1 Ocak 1959 yılında Küba’yı terk etti. Ardından Fidel Castro ve Che Guevara liderliğindeki grup Havana’ya gelerek yönetimi ele geçirdi. Devrim sonrası Küba’da Sanayi Bakanlığı, Merkez Bankası Başkanlığı gibi önemli görevleri üstlenen Che, uluslararası görüşmelerde etkili rol oynadı. 3 aylık uluslararası bir tura çıkan Che 1964 yılında Birleşmiş Millletler Genel Kurulu’nda tarihi bir konuşma yaptı.

Che aynı zamanda 1960 yılında önde gelen Fransız aydınları Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir ile tanışma fırsatı buldu. Sartre Che’yi “Çağımızın en olgun insanı” olarak tanımladı.

foto5

Che 1965 yılında soluğu Kongo’da aldı. Buradaki devrimci faaliyetlerin neden başarısız olduğunu “Kongo Günlükleri” adlı denemesinde tartışan Che önce saklanmak için Avrupa’ya geçti, ardından Bolivya’da Ulusal Bağımsızlık Ordusu saflarında mücadele yürüttü. Burada Bolivya devletiyle sert bir gerilla savaşı yürüten Che, 8 Ekim 1967 tarihinde bir muhbirin ihbarı sonucu yakalandı. Akabinde 9 Ekim 1967’de Barrientos’un emriyle elleri kesilerek ve işkence sonucu infaz edildi.

foto6

Che’nin infaz edilmeden önceki son sözleri; “Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın” oldu. Che’nin cesedinden geriye kalanlar Küba’ya getirilerek, Santa Clara’da askeri bir törenle gömüldü.

Hakkında üç belgesel yapılan Che Guevara, dünya çapındaki 68 hareketine ve ondan sonraki isyanlara ilham oldu. Kitapları birçok dile çevrilen Che’nin Türkçe’de 14 eseri bulunuyor.

Costa Gavras’ın Sıkıyönetim adlı filmindeki ‘Commandante Che Guevara’ şarkısının çaldığı sahne imgesel olarak birçok şeyi açıklıyor:

Bunlar da ilginizi çekebilir: