Medyascope.tv

Kim bu Adil Öksüz?

Adil Öksüz 15 Temmuz öncesinde adı çok az insan tarafından bilinen bir isim iken darbe girişimi sonrasında kamuoyunun en çok merak ettiği isim haline geldi. Geçen iki ayı aşkın sürede hakkında çok az bilgi kamuoyuna yansıdı. Lakin içinde “Adil Öksüz” kelimeleri geçen birçok yorum ve komplo teorisi dile getirildi, getirilmeye devam ediyor.

Bu isim etrafında devam eden tartışmayı alevlendiren isim CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kılıçdaroğlu, 19 Eylül 2016 Pazartesi günü CNN-Türk’te Ahmet Hakan’a verdiği söyleşide kullandığı ifadeler Adil Öksüz’ü bir defa daha gündemin ana konusu haline getirdi.

“Adil Öksüz’ü kim serbest bıraktı? Hakimin önüne giden dosyasının içini kim boşalttı? (…) Benim bu konuda bir cevabım var, ama şimdi söyleyemem. Elimde birtakım bilgiler var.”

Öksüz’ün darbe girişimi öncesi, sırası ve sonrasında üstlendiği rol(ler) ile ilgili iddiaları sıralamadan önce kısaca 15 Temmuz’a dönelim ve Sakarya Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Adil Öksüz’ün o gece neler yaşadığını hatırlayalım:

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile kuvvet komutanlarının rehin tutulduğu Ankara Kazan’daki Akıncılar 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda yakalanan Öksüz, kayıtlara göre 16 Temmuz sabah 9.30 sıralarında Akıncı Havva Üssü’nden kaçarken yakalanarak gözaltına alındı. İki gün boyunca gözaltında tutulduktan sonra 18 Temmuz’da tutuklama istemiyle adliyeye sevk edildi. Hakim Köksal Çelik tarafından ‘sabit ikametgâh sahibi olması ve delilleri karartma imkanı olmaması’ gerekçeleriyle serbest bırakıldı. Ankara Batı Adliyesi Savcısı Cihan Ergün bu karara itiraz etti. İtirazı değerlendiren hâkim Çetin Sönmez de tutuklama talebini reddetti ve Adil Öksüz serbest kaldı.

adil-oksuz-1

Asıl tartışma bundan sonra başladı. Adil Öksüz hakkında çıkartılan yeniden gözaltı kararı tahmin edileceği gibi uygulanamadı. 18 Temmuz’dan bugüne nerede olduğu, kimlerle çalıştığı, darbe girişimindeki rolü ve benzeri birçok soru hâlâ cevapsız kalırken, dile getirilen ihtimallerin sayısı ise her geçen gün artıyor.

  1. Gülen cemaatinin Hava Kuvvetleri İmamı

Bu iddia darbenin hemen ardından ortaya atıldı. Yakalandığı yerin Akıncılar 4. Ana Jet Üs Komutanlığı olması ve gece boyu burada olması bu iddiayı güçlendiren önemli bilgilerdi. Eldeki bu somut bilgilere ek olarak Fethullah Gülen’in en yakın çevresindeki birkaç kişiden biri olarak gündeme gelen Kemalettin Özdemir‘in Öksüz ile ilgili verdiği bilgiler bu iddiayı daha da güçlendirdi.

“Adil Öksüz ile aynı yerdeydik (Sakarya Üniversitesi) o yüzden onu tanımamam söz konusu değil. Çok iyi tanıyorum. Hava imamı olduğuyla alâkalı olarak hem Terörle Mücadele’ye hem Milli İstihbarat’a hem savcılığa bu konuda beyan verdim. 2012 yılında verdim bu beyanımı ben, 2013 yılında verdim…”

  1. Gülen cemaatinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) İmamı

Milliyet gazetesinden Tolga Şardan köşesinde Adil Öksüz’ün önce Deniz Kuvvetleri imamı, ardından Hava Kuvvetleri imamı olduğunu söyledikten sonra bir gizli tanık ifadesine dayanarak Öksüz’in “TSK imamı” olarak tanımlamanın yanlış olmayacağını yazdı.

“Darbe girişimiyle ilgili olarak İzmir’de gözaltına alınan ve ‘gizli tanık’ olan bir tuğgeneral, ifadesinde Öksüz’le ilgili bilgiler veriyor. Soruşturma kapsamında ifade veren gizli tanık tuğgeneral, Ankara’ya toplantılara gittiğini anlatınca, yer gösterme işlemi için geçen hafta sonu gizlice başkente getirildi. Gizli tanık, polise Çayyolu ve Çukurambar’da toplantı yapılan evleri gösterdi. Cemaat’in abileriyle birlikte katıldığı bir toplantıda, başka bir odada Adil Öksüz’ün görüşme yaptığını anlattı. Benzer şekilde alınan diğer ifadeler sonucunda Öksüz’ün sadece Hava Kuvvetleri değil, diğer kuvvet komutanlıklarındaki FETÖ üyesi komutanlarla ayrı ayrı toplantılar yaptığı tespit edildi. Darbe girişiminin Hava Kuvvetleri üzerinden planlanması nedeniyle Öksüz, sıkça havacılarla bir araya gelmiş olabilir. Kaldı ki darbe planını ABD’ye götürüp cemaat liderine onaylatması ve darbenin merkezi Akıncı’da bulunması, Öksüz’ün ‘daha üst konumda’ bulunduğunun işaretidir. Gelinen noktada Öksüz’ü ‘TSK imamı’ olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır.”[1]

  1. Adil Öksüz ‘birileri’ tarafından korunuyor

Bugün geldiğimiz noktada Adil Öksüz’ün birileri tarafından korunduğu tezini ciddiye almak gerekiyor. Zira 22 Eylül itibariyle “Öksüz’ün korunup korunmadığı” değil “Öksüz’ün kimler tarafından, niye korunduğu” tartışılıyor. Öksüz’ün Gülen cemaati ile ilişkisi olduğu ve darbe girişiminin bir yerinde, bir şekilde yer aldığı kesin. Bu bilgiyi güvenilir kılan kamera görüntüleri, tanıklıklar ve istihbari veriler mevcut. Bu yüzden ortaya atılan bu tez kısa süre zarfında bir gerçeklik olarak kabul gördü.

  1. Adil Öksüz çift taraflı ajan

Bu iddiayı Abdülkadir Selvi 1 Eylül 2016’da Hürriyet gazetesindeki köşesinde bir soru şeklinde dile getirmişti.[2] Bunun ardından yazının başında bahsettiğimiz programda Kılıçdaroğlu’nun Adil Öksüz ile ilgili bazı bilgilere sahip olduğunu ama elinde belge olmadığı için açıklayamadığını söyledi. Fehmi Koru, Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamalarının ardından kaleme aldığı yazıda[3] Adil Öksüz ile ilgili ‘çift taraflı ajan’ iddialarını dile getirirken şu soruyu sordu: “Acaba CHP liderine ‘Öksüz hava kuvvetleri imamı görünse de aslında bir ajan’ bilgisi mi uçuruldu?”

  1. Adil Öksüz 15 Temmuz darbe girişiminin bir numarası

Bu iddia “Adil Öksüz Hava Kuvvetleri imamı” iddiasını ortaya atılmasının ardından Öksüz ile ilgili bilinmezliğin artması ve ardından “darbenin bir numarası kim?” sorusunun yanıtsız kalmasıyla birlikte dillendirilmeye başlandı. Bunu en somut bir şekilde dile getiren Fethullah Gülen’in bir dönem en yakınındaki isimlerden biri olan Hüseyin Gülerce’ydi.

“Adil Öksüz o gece Akıncılar Üssü’nde görüntüleri olduğu söyleniyor. Varsa diye konuşuyorum. O zaman Öksüz darbe girişiminin kesinlikle 1 numarasıdır. Kesin. Bu darbe girişiminin merkez üssü Akıncı Üssü çıktı mı, çıktı. Orada da bu İlahiyat Yardımcı Doçenti görüldüyse kesinlikle 1 numara odur. Bunun 1 numara olduğu düşüncesini kuvvetlendiren bir şey daha var. Bu adam son 20 gün içerisinde, birisi darbe girişiminden 3 gün önce Pensilvanya’ya gitmiş. Kafamdaki şablona göre böyle bir darbenin son talimatlarını Fethullah Gülen telefonla vermemiştir. Şifahi olarak vermiştir. Bir yardımcı ilahiyat doçenti Pensilvanya’yı kapı komşusu yapmış. Bu nasıl bir şey.”

Gülerce tıpkı kendisi gibi eski bir Cemaat mensubu olan Kemalettin Özdemir’den daha da ileri giderek Adil Öksüz’ü darbenin bir numarası ilan etti. Bu iddianın Gülerce’nin daha önce dile getirdiği birçok iddiası gibi pek karşılık bulmadığını söylememiz gerekir.

  1. Adil Öksüz gizli tanık oldu

Bu iddiayı ortaya atanların en önemli dayanağı varlığı önceden istihbarat kuruluşları tarafından tespit edilen birinin 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin yönetildiği merkezden gözaltına alındıktan sonra elini kolunu sallayarak serbest kaldığıdır. Daha net anlaşılması için rakam vermek gerekirse; 16 Temmuz günü 130’a yakın kişiyi sorgulanıyor ve sorgulananlardan sadece biri tutuklanmıyor. O isim Adil Öksüz

İktidar cenahının sessizliğini de “gizli tanık” iddiasının doğru olabileceği yönünde bir sinyal olabileceği ifade ediliyor.

adil-4

İktidarın Adil Öksüz ile ilgili ortaya atılan bu ve benzeri iddialara sessiz kalması bu isim üzerinde oluşan muammayı daha da artırıyor. İktidar kanadından tatmin edici cevapların gelmemesi durumunda bu iddiaların sayısının artacağı aşikâr.

[1] http://www.milliyet.com.tr/adil-oksuz-tsk-imami-mi–siyaset-ydetay-2298899/

[2] http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/abdulkadir-selvi_615/adil-oksuz-cift-tarafli-mi-calisiyor_40213083

[3] http://fehmikoru.com/kilicdaroglu-belge-yok/

Bunlar da ilginizi çekebilir: