Medyascope.tv

Klopp’un birinci yılı: Liverpool yeniden şampiyonluğa inanıyor

Jürgen Klopp, Liverpool’un başına geçeli bir yıl oldu. Takımın lige kötü başladığı ve moral açısından dibe vurduğu bir dönemde büyük umutlarla teknik direktör olan Klopp şimdiden Kırmızılar’a birçok şey kattı.

“Takıma kazandırdığı bir anlayış var: Barselona ya da bir başkasıyla oynasak da kazanabiliriz.” Bu sözler 25 milyon pound’a Liverpool’a transfer olup kötü performansıyla kulübede kalan, ancak Klopp liderliğindeki takımda geçtiğimiz ayın en iyi oyuncusu seçilen Adam Lallana’ya ait. İngiliz oyuncunun bu sözleri Klopp’un takıma getirdiği atmosferi çok iyi bir şekilde açıklıyor. Liverpool Yönetim Kurulu Başkanı Ian Ayre ise bu atmosferi şöyle özetliyor: “Onu ‘enerji verici’ olarak tanımlayabilirim. O takıma pozitif enerji getirdi ve herkesten aynı şeyi yapmasını bekliyor.”

Alman teknik adam bir yıl önce 8 Ekim 2015’te, başındayken büyük başarı gösterdiği Bundesliga ekibi Borussia Dortmund’dan ayrılarak Liverpool’da göreve geldi. O günlerde Liverpool, bir önceki sezon şampiyonluğun kıyısından dönmesine rağmen, ilk sekiz maçın sadece üçünü kazanabilmişti. Oynanan vasat futbol nedeniyle teknik direktör Brendan Rodgers ağır eleştiri altındaydı ve görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı.

Liverpool’la üç yıllık kontrata imza atan Klopp, ilk basın açıklamasında “takım topa sahip olmalı. Bu bir öneri değil, yasa” diyerek istediği futbol sistemini özetledi. Ayrıca kendini “dünyanın geri kalanından daha zeki olmayan, sıradan bir adam olarak” tanımladı. Çünkü Klopp, taraftarlara ilk andan umut vermek yerine bunun uzun süreli bir proje olduğu mesajını vermek istedi.

Klopp, gelir gelmez, Liverpool’un üzerindeki kara bulutları dağıtmaya başladı. Kulübe oldukça pozitif bir hava getirdi. Herkese karşı güler yüzünü kullandı. Saha içerisinde ise kazanmak isteyen bir anlayışı ortaya koymaya çalışsa da Sturridge’in sakatlığı, geri dörtlüde yer alan Sakho, Lovren, Skrtel ve Toure’nin kötü performansları, Mignolet’in verdiği güvensizlik takımın oldukça istikrarsız bir görüntü çizmesine neden oldu. Ancak ilk aylarda dahi takımdaki ve tarihi stat olan Anfield’daki coşkunun kesin bir şekilde yükselmeye başladığı görülebiliyordu. Klopp kendine has kimliğini de Liverpoollulara kabul ettirmeye başlamıştı. Oyuncuları onun sistemine adapte olmaya çalışırken, kendisi de Liverpoolluların “tuhaf” aksanını öğrenmek için çabalıyordu. Üstelik çok eğlenceli biçimde.

Öte yandan takımın ısrarcılığını karakterize etme anlamında önemli bir kırılma olan West Bromwich maçı sonrası son dakika golünü takımıyla birlikte kutlamış, onları Anfield’ın en önemli parçası olan Kop Tribünü’ne götürerek taraftara olan saygısını göstermişti. Klopp daha sonra verdiği bir röportajda taraftar hakkında şunları diyecekti: “Taraftarların şöyle düşünmemesi çok önemli: ‘Onlar iyi para ödenen çocuklar, biz sadece taraftarız.’ Birlik olmalıyız. Herkes keyif almalı.”

1

Alman teknik adam bir süre sonra yavaş yavaş oynatmayı düşündüğü sistemin sinyallerini sahada vermeye başlamıştı. Onun yönetiminde Liverpool, Premier Lig takımları arasında topa en çok sahip olan takım olmuştu. Rodgers’ın dönemine oranla gol sayısı da artmıştı. 2016’nın ocak ayında 3-1 geriden gelip 5-4 kazandıkları maç Klopp’un ilk senesinin en sembol maçlarından biri oldu. Bu sonuçla kırmızılar Premier Lig tarihinde sadece üçüncü kez iki farklı yenik durumdan gelip kazanmayı başarmıştı. Adam Lallana’nın galibiyeti getiren golünün ardından ise akıllardan yıllarca çıkmayacak olan Klopp’un gözlüğünün kırıldığı o sevinç yumağı ortaya çıktı. Klopp, maç sonu yaptığı açıklamaya da gözlüksüz gelince bir gazetecinin neden hâlâ gözlüklerini takmadığı sorusuyla karşılaştı ve şu cevabı verdi: “Genellikle yanımda yedek gözlük taşırım ama gözlüksüzken yedek gözlükleri bulmak çok zor oluyor.”

Aylar geçtikçe istikrarsız bir görünüm devam etse de takım özellikle bazı maçlarda çok iyi sinyaller vermeye devam etti. Bir önceki döneme göre en önemli değişimlerden biri de The Guardian yazarı Andy Hunter’ın belirttiği gibi takımın yalnızca artık bireysel yeteneğe odaklanmamasıydı. Daha ortak bir futboldu söz konusu olan.

Ne var ki Şubat 2016 Klopp’un takımın başında olduğu en kötü ay olarak geçti. Kırmızılar FA Cup’tan elenirken, üç lig maçının sadece birini kazanabilmiş bir de üstüne Capital One Cup finalini kaybetmişlerdi. O ay Klopp’a yönelik eleştiriler başladı. Ekranlarda sık sık Alman teknik adamın Dortmund’da iyi bir teknik direktör olduğu ancak Alman tarzının İngiltere’de işlemediği” söyleniyordu. Klopp’un uzun dönemli hayallerinin en hararetli tartışma konusu haline geldiği zaman dilimi Şubat ayı oldu.

Ancak Liverpool Mart ayında iki sansasyonel galibiyetle eleştirileri dağıttı. Avrupa Lig’inde Manchester United’ı, ligde de Manchester City’yi yenmeyi başaran Klopp, eleştirilere yine sahada cevap vermişti. Nisan ayı geldiğinde ise Anfield’daki kulüp tarihinin en muhteşem anlarından biri yaşandı. Kırmızılar, Avrupa Ligi çeyrek finalinde Klopp’un eski takımı Dortmund’la karşılaştılar. İlk maç Dortmund’da 1-1 sonuçlanmıştı, rövanşta ise Liverpool, Lovren’in son dakika golüyle Almanları 4-3 yenmeyi başarıp adını yarı finale yazdırmıştı. Olağanüstü bir sevince neden olan o gol ve statta yaşanan atmosfer, Liverpool tarihinde önemli bir yer tuttu. Üç bir geriden gelip attıkları o üç kritik gol yine o efsane Kop Tribünü’nün önünde yaşanmıştı.

Liverpool, o yıl Avrupa Ligi’nde de finale ulaştı ancak yine kaybetti. Ligi de sekizinci sırada bitirdiler. Bu performans kimi spor yazarına göre başarılı kimine göre başarısız olsa da Klopp gelecek için iyi sinyaller vererek çoktan Liverpoollular tarafından kucaklanmıştı. Haziran ayında onun için hazırlanan doğum günü partisine yaptırılan özel pasta damga vurdu.

2

Klopp sözleşmesi sona eren Joel Matip’i kışın kadrosuna katarken biten sezonun ardından yaz transfer dönemini oldukça mütevazı geçirerek Sadio Mane, Georginio Wijnaldum, Ragnar Klavan gibi oyuncuları kadrosuna kattı. Yine Hunter’ın dediği gibi “O, yeni yetenekler için harcanabilecek ne kadar para olduğuna değil, oyuncularını geliştirmeye daha çok odaklandı ve finansal durumları halkın önünde hiçbir zaman tartışma konusu haline getirmedi.”

Temmuz ayına gelindiğinde ise Klopp, henüz sekiz aydır takımın başında olmasına rağmen sözleşmesini dört yıl daha uzatarak 2022 yılına kadar sürecek (yıllık yedi milyon pound) imza attı.

Pep Guardiola, Jose Mourinho, Antinio Conte gibi çok üst seviye teknik direktörlerin katıldığı Premier Lig yeni sezonuna Kırmızılar beklentilerin üzerinde başladı. Yine büyük bir heyecana sahne olan sezonun ilk maçında Arsenal’ı 4-3’le geçen Liverpool ligin yedi haftası geride kalırken, liderin sadece iki puan gerisinde dördüncü sırada yer aldı. Üstelik şu an ligdeki her takımdan daha fazla şut, daha fazla pas ve daha fazla hızlı koşu ürettiler ve üst sıraya oynayan diğer tüm takımlardan daha fazla koşu mesafesine sahipler. Manchester City ile birlikte 18 golle ligin en çok gol atan takımı olan Liverpool, 1895-96 sezonundan beri ilk yedi haftada ilk kez bu sayıya ulaştı. Şampiyonluğa en çok yaklaştıkları 2013-14 sezonunda ise bu sayı 11’di. Üstelik Klopp yönetiminde geçen bu 12 ayda Liverpool’un gol sayısı diğer bütün takımlardan daha fazla.

3

Gazetecilerin ilk bir yılı hakkındaki görüşlerini sorduğunda Klopp şöyle konuştu: “Sadece bir yıl için değil, umarım uzun zaman için burada kalırım. Bu da demek oluyor ki şu ana kadar sahip olduğumuz bütün bilgileri bu takım için kullanmalıyız. Hayat da böyle işler, deneyimleri toplarsınız, onlardan yeni şeyler öğrenirsiniz ve yeni mücadeleler için daha hazır olursunuz. Benim yıl dönümüm ne zaman? 8 Ekim. Bunu kutlamayacağız. Size şunu söyleyebilirim ki, umarım kimse bana kek getirmeyecek.”

Çalıştırdığı takımlarda büyük etkiler bırakan, biriktirdiği deneyimlerle ve yönetim anlayışıyla onları topyekûn değiştirme becerisine sahip olan Klopp, şimdiden Liverpool için de bunu yapabilecek potansiyeli taşıdığını kanıtladı. Saha içerisinde heyecanı oldukça yüksek, bol gol atan, topa sahip olan ve topu kaptırdıklarında yaptıkları gegenpressing’le rakibin kontrasına kontrayla cevap veren oyun kurgusuna giderek yaklaşan Klopp’un neden başarılı olduğunu kendi döneminde performansını büyük ölçüde arttıran oyunculardan biri olan James Milner’dan dinleyelim: “O belki de çoğu menajerin söylemeyeceği şeyleri söylüyor. O çok duygusal ve ne düşünüyorsa ister doğru ister yanlış olsun onu söylüyor. İnsanlar onunla rahatça ilişki kurabilir. Sadece gördüğün şeyin karşına çıkıyor olması harika bir şey.”

Bunlar da ilginizi çekebilir: