Medyascope.tv

IŞİD yolun sonuna mı geldi, yoksa…

Hazırlayanlar: Gülener Kırnalı & Zeynep Ekmekci

Suriye ve Irak’taki askeri harekâtlar sonucunda IŞİD, bu iki ülkede ele geçirmiş olduğu birçok yeri kaybetti. Irak’ta Felluce, Tikrit, Ramadi, Babil, Selahaddin, El Anbar; Suriye’de Tel Abyad, Menbiç, Cerablus, Dabık gibi şehirlerin ardından sıra Irak’ta Musul’a, Suriye’de Rakka’ya geldi. IŞİD’in bu iki başkentinden Musul’a karşı harekat Ekim ayında başladı, ağır ağır da olsa ilerliyor. Ve Musul’dan sonra sıranın Rakka’da olduğu söyleniyor.

Örgütün her geçen gün toprak ve güç kaybediyor olması, “IŞİD bitiyor mu?” sorusunu gündeme getirdi. Musul operasyonunun ardından Kerkük’teki uyuyan hücrelerini harekete geçirerek savaşı yaymaya çalışması ise IŞİD’in geleceğine dair senaryoların çeşitlenmesine yol açtı.

manset-670

Son gelişmeler ışığında, dünyaca ünlü bazı araştırmacı ve gazeteciler, IŞİD’in geleceğine dair olası senaryoları kaleme alıyorlar. Suriye ve Irak’ta uzun yıllardır görev yapan deneyimli savaş muhabiri Elijah J. Magnier, bu gazetecilerden biri. Magnier, AlRaiMedia için kaleme aldığı yazısında, IŞİD’in gittikçe kan kaybettiğini belirterek öldürülen IŞİD eski sözcüsü Adnani’nin zamanında duyurduğu “muhafaza ve genişleme” sloganının artık geçerli olmadığını ve örgütün yeni durumunun “kırılganlaşma ve küçülme” olarak nitelendirilebileceğini belirtiyor.

Magnier: “Uyuyan hücreler uyanabilir”

Magnier’e göre, muhtelif yerlerde güç kaybetmesinin ardından IŞİD’in şu anki stratejisi, Irak’ta elinden geldiğince karışıklık yaratmak. Kerkük’e ve Irak-Ürdün sınırındaki Rutba kentine saldırması bu yüzden. Magnier’e göre, yaşanan son gelişmeler IŞİD’in  Irak ve özellikle de Suriye’de yolun sonuna geldiğine işaret etmiyor. Çünkü Kerkük saldırısı, uyuyan hücrelerin ihtiyaç duyulduğunda ortaya çıkıp saldırı gerçekleştirebildiğini gösterdi. Öte yandan, saldırıya geçmeyi bekleyen birçok uyuyan hücre olduğuna dikkat çeken Magnier, IŞİD’i tamamen bitirmenin tek yolunun Suriye ve Irak’ta siyasi uzlaşı ve istikrar olduğunu vurguluyor. Magnier’in kısa vadeli tahmini ise Suriye’deki savaşın süreceği ve IŞİD’in en az bir yıl daha var olmaya devam edeceği yönünde.

Araştırmacı Hassan Hassan’sa, New York Times gazetesine yazdığı makalede IŞİD’in Musul’u kaybetme ihtimaline karşı geliştireceği stratejinin çöle çekilmek olacağını yazdı. Nitekim IŞİD, kendisine ait farklı yayın organlarında bir süredir bu strateji değişikliğinin işaretlerini veriyor.

Hassan: “IŞİD çöle çekilebilir”

Örgütün bu yaz öldürülen sözcüsü Ebu Muhammed El-Adnani son konuşmasında toprak kayıplarının yenilgi anlamına gelmeyeceğini, örgüt militanlarının sonuna kadar savaşacağını, gerekirse de 2007 ile 2013 arasında yaptıkları gibi geri dönmek için bir süreliğine çöle çekileceğini söylemişti. IŞİD, aynı zamanda, Ağustos ayında yayınlağı videolarda daha öncekilerin aksine militanlarını şehirde değil çölde savaşırken gösterdi. Hassan’a göre El Adnani’nin konuşması ve paylaşılan videolar örgüt militanlarını toprak kayıplarına hazırlamayı hedefliyor.

Bilindiği gibi IŞİD, Irak El Kaidesi’nin devamıydı. Bu örgüt Ekim 2006’de adını Irak İslam Devleti (IİD) olarak değiştirmiş ve Ebu Ömer el-Bağdadi IİD’nin lideri olmuştu. Örgüt Bağdat yakınlarındaki Dora kentini ele geçirdikten sonra, 19 Nisan 2007’de bölgesel ve ilk İslami yönetimin temellerinin atıldığını duyurdu. Kurulan emirliğin Ebu Ömer el-Bağdadi ve 10 bakanı tarafından yönetileceği ilan edildi.

Bunun üzerine, ABD’nin operasyonları yoğunlaştırmasıyla örgüt yine benzer bir strateji izlemiş, elindeki yerlerin bir kısmından çekilmiş ve çöl, özellikle yurtdışından gelen militanlar için bir sığınak olmuştu. Sonradan IŞİD adını alacak olan IİD, geri dönüşü için uygun ortamın 2013’te tekrar oluşmasına kadar geçen sürede toprak elde etmektense, çeşitli aşiretlere ve Irak güvenlik güçlerine saldırılar düzenlemeyi tercih etmişti.

Hassan’a göre, IŞİD’i elindeki topraklardan çıkarmaya yönelik operasyonlar yoğunlaştıkça örgüt yine benzer bir strateji izleyecek ve çöle çekilerek geri dönüşü için uygun zamanı bekleyecek. Hassan’ın belirttiği gibi, 2007’ye nazaran Irak’ın siyasi ve sosyal yapısının daha parçalı oluşu ve Irak’ta IŞİD’den boşalacak yeri dolduracak başka bir Sunni grup olmaması bu ihtimali güçlendiren faktörler.

s-c99830a950e0b7786ae4508ab507b4074d63a46a

Gelvin: “IŞİD, örgüt üyeleri için cazibesini yitirebilir”

Ünlü Ortadoğu tarihçisi James L.Gelvin ise IŞİD’in geleceğine dair beş senaryo öne sürdü. The Conversation isimli internet sitesi için yazdığı yazıda beş senaryodan söz etti ve bunların gerçekleşme olasılıklarını değerlendirdi:

Senaryo 1: IŞİD uygun bir anda tekrar ortaya çıkmak için yer altına çekilecek.

Gelvin’e göre bu pek olası değil; çünkü IŞİD’in ortaya çıkmasını mümkün kılan tarihsel ve sosyolojik bağlam bir daha oluşmayacak. Bilindiği gibi, IŞİD varlığını büyük ölçüde Suriye’deki savaşın yarattığı siyasi ve askeri boşluğa, Irak hükümetinin işlevsizliği ve diğer ülkelerin IŞİD’in yaptıklarına uzun süre kayıtsız kalışına borçlu.

Senaryo 2: IŞİD varlığını başka ülkelere yayacak.

Yıllar içerisinde IŞİD, Kuzey ve Batı Afrika’daki birçok ülkede kendisine bağlı örgütler kurdu ya da Boko Haram benzeri zaten var olan örgütler IŞİD’e bağlılıklarını ilan etti. Ancak, Gelvin’e göre bu senaryo da çok olası gözükmüyor çünkü IŞİD’in Afrika’daki uzantılarının hiçbiri umdukları kadar etkili olamadı.

Senaryo 3: IŞİD Suriye ve Irak’taki silahlı eylemlerine devam edecek.

Bu, Taliban’ın Afganistan’da 2001’de Amerikan işgali karşısında yaptığına benzer bir senaryo. Ancak Gelvin, silahlı bir örgüt olmakla belli bir toprak üzerinde halifelik ilan etmenin aynı şey olmadığının altını çiziyor. IŞİD’i El Kaide gibi örgütlerden farklı kılan tam da bu halifelik iddiasıydı. Şayet örgüt böyle bir silahlı direniş hareketine dönüşürse, IŞİD, IŞİD olarak kalmayacak.

Senaryo 4: IŞİD ortadan kalkacak.

Gelvin’e göre bu olasılığın gerçekleşme ihtimali yüksek. Eğer Danimarka’nın yaptığı gibi diğer ülkeler de örgüte katılan vatandaşlarının geri döndüklerinde topluma dahil olmalarına yardımcı olacak programlar başlatırlarsa ve IŞİD elindeki toprakların çoğunu yitirirse üyelerinin bir çoğu için örgüt cazibesini yitirebilir.

Senaryo 5: Örgütün eski militanları ve sempatizanları bulundukları ülkelerde IŞİD’den bağımsız olarak saldırılar düzenleyecek.

IŞİD’in elindeki toprakları yitirmesi şüphesiz propaganda yapma becerilerini de kısıtlayacak. Ancak Gelvin, IŞİD tarafından organize edilmese bile eski militanların ve sempatizanların örgütten bağımsız olarak kendi ülkelerinde, Kaliforniya ve San Bernardino’dakilere benzer saldırılar düzenlemesinin olası olduğunu düşünüyor.

Bu çeşitli senaryolar, kısa ve orta vadede IŞİD’in nasıl bir strateji izleyeceğine dair tahminlerde farklılık gösteriyor. Magnier ve Hassan, gücünü yitirse ve stratejisini değiştirse de IŞİD’in farklı biçimlerde var olmaya devam edeceğini öngörüyor. Gelvin ise; bu tür uluslararası düzeni karşısına alarak, İslam Devleti kurmak gibi gerçekleştirmesi imkansız gözüken hedeflere sahip hareketlerin ömrünün uzun olmadığı kanısında. Ayrıca Gelvin, Hassan’ın aksine, IŞİD’in çölden çıkıp eski gücüne yeniden kavuşması ihtimalini düşük görüyor. Fakat herkesin hemfikir olduğu bir nokta var: Suriye ve Irak’ta IŞİD’le mücadelenin tam bir başarıya ulaşmasının yolu bu iki ülkede siyasi istikrarın yeniden tesis edilmesinden ve oluşan siyasi boşluğun, bölgedeki Sünni nüfusun temsiline yer verecek şekilde doldurulmasından geçiyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir: