Medyascope.tv

Esad: “Ben geminin kaptanıyım, terk etmem”

Geçtiğimiz hafta Şam hükümeti uzun bir süreden sonra, bir grup Amerikalı gazeteci ve araştırmacıyı Suriye’ye davet etti. Katılan gazetecilerin gözlemlerine göre gezinin düzenlenmesinin temel sebebi, Batılı ülkelere Suriye’de yaşanan savaşta muhalifleri destekleyerek yanlış yaptıkları ve Esad’ın görevini bırakmaya niyetinin olmadığını hatırlatmaktı.

2

Gazeteci ve araştırmacılar, gezinin son gününde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la özel bir görüşme gerçekleştirdi. New York Times’tan Anne Barnard ve New Yorker dergisinden Dexter Filkins bugünkü yazılarında Pazartesi günü gerçekleşen görüşmeyi anlattı.

Barnard ve Filkins’in aktardıklarına göre Esad kendisinin savaş suçlusu olarak tanımlanmasına yönelik sorulara cevap olarak bunun kişisel bir şey olmadığını söylemiş ve şöyle devam etmiş: “Gazete manşetlerinde ‘bu kötü başkan, kötü adam, iyi adamları, özgürlük savaşçılarını öldürüyor’ yazıyorlar. Her şey sanki siyah ve beyazdan ibaretmiş gibi anlatılıyor. Bu hikayeyi biliyorsunuz, Bunların gerçek sebebi hükümeti devirmek istemeleri. Bu hükümet ABD’nin kriterlerine uymuyor.”

Gazetecilerin ısrarla sorduğu bir diğer soru Suriye hükümetinin işlediği öne sürülen savaş suçları olmuş. Esad bunu “Bunların doğru olduğunu kabul edelim, burada kendi halkını öldüren bir başkan var ve Batı, Suriye halkına bu kötü adama karşı yardım ediyor. Şayet böyle olsaydı beş buçuk senenin ardından kim beni desteklerdi? Nasıl Başkan olabilirdim?” diye cevaplayarak halkın kendisine olan desteğini hatırlatmış.

Savaş suçları konusu açıldığında Esad sık sık konuyu Batılı liderlerin iki yüzlülüğüne getirmiş. “Irak’a Birleşmiş Milletler’in izni olmadan saldıran biz değiliz. Libya’ya saldırıp hükümeti deviren de biz değiliz. Sorun bu değil. Libya’da iş başında dünyanın en kötü hükümeti de olsa buna müdahale etmek ne ABD ne de başka herhangi bir yabancı devletin görevi değil” diyen Esad, IŞİD’in güçlenmesinden de ABD’yi sorumlu tutuyor. Esad’a göre ABD’nin IŞİD’e karşı savaşı bir tiyatrodan ibaret ve ABD’nin Suriye’de IŞİD’e yönelik her hamlesi aslında örgütün etki alanını artırmayı hedefliyor. Bunun sebebi de ABD’nin bu örgütleri Esad hükümetini devirmek için kullanmak istemesi. Esad’a göre savaş suçlarıyla ilgili iddialar ya siyasi amaçla çıkarılıyor ya da yalan.

33New York Times muhabiri Anne Barnard, Esad’a hukuk dışı yollarla gözaltına alınmış barışçıl göstericiler ve siyasi tutukluların listesini okuduğunda, Esad kendisine “barışçıl göstericiyle” neyi kast ettiğini sormuş. Esad, “Bu terimleri kullanırken net olmanız gerek, siyasi tutuklu ne demek? Eğer teröristleri destekliyorsanız, siyasi tutuklu sayılmazsınız, bu kişilerin hapse gitmesi gerek” diye de eklemiş.

Savaşı kazanacağından emin olan Esad’ın Suriye’nin geleceği için planıysa şuymuş: Suriyelilerin zihinlerini modernleştirmek ve kendisi gibi olmayanlara alan tanımamak anlamına gelen İslamileşmenin önüne geçmek!

Birçok insan hakları örgütü Esad’ı sivillerin bulunduğu bölgelere hava saldırıları düzenlemek ve bu bölgelerde varil bombası kullanmakla suçluyor. Aynı zamanda birçok araştırmacı Suriye hükümetinin cihatçıları destekleyerek ABD’nin işgali altındaki Irak’a gönderdiğini öne sürüyor. Suriye hapishanelerinde uygulanan işkence ve göz altında kayıplarla ilgili birçok rapor mevcut. Ancak belli ki Esad ülkede yaşanan her şeyin faturasını Batılı ülkelere ve cihatçı örgütlere kesmekte ve hiçbir sorumluluk almamakta kararlı. Esad’ın toplantı esnasındaki son sözleri şunlar olmuş: “Eğer bir geminin kaptanıysanız ve fırtına çıkarsa gemiden aşağı atlamaz, onu karaya yanaştırmak için uğraşırsınız.”

Bunlar da ilginizi çekebilir: