Medyascope.tv

2016 İlerleme Raporu: AB, Türkiye’ye “kaygı ve endişe” ile bakıyor

Raporun girişinde “15 Temmuz’da Türkiye Hükümeti tüm toplumun ve tüm siyasi partilerin desteğini alarak darbe girişimini engellemişti. AB, Türkiye demokrasisine doğrudan bir saldırı teşkil eden darbe girişimini derhal ve çok güçlü bir şekilde kınamıştı” ifadelerine yer verildi ve şöyle devam edildi:

avrupa

“AB-Türkiye ilişkileri, 15 Temmuz öncesiyle aynı uzun vadeli imkanlar ve engellerle karşı karşıya. Aslında, geçtiğimiz sene 29 Kasım 2015’teki AB-Türkiye Zirvesi’nde kabul edildiği şekilde bazı kilit konularda ilişkiler geliştirilmeye başlanmıştı. Üst düzey politik diyaloglar ve enerji ve ekonomiye ilişkin üst düzey diyaloglar gerçekleştirildi. Suriye ve Irak’tan gelen 2.7 milyonu aşkın mülteciye barınak sağlama hususunda Türkiye üstün çaba göstermeye devam etti.”

Raporun siyasi kriterler başlığında; “darbe girişimi öncesinde Parlamento, hükümetin 2016 yılına yönelik reform eylem planının uygulanması ve vize serbestisinin gerekliliklerinin yerine getirilmesi amacıyla kapsamlı bir yasama önerisi sunmuştu. Ancak, veri koruma kanunu gibi bazı önemli konularda, hukukun üstünlüğü ve temel haklara ilişkin olarak kabul edilen yasalar Avrupa standartlarına uygun değildi” deniyor.

HDP milletvekillerinin tutuklanmasına ilişkin olarak raporda “milletvekillerinin büyük bir kısmının dokunulmazlıklarının kaldırılması ve Kasım ayında, iki eşbaşkan dahil olmak üzere bazı HDP milletvekillerinin gözaltına alınması ve tutuklanması büyük bir kaygı uyandırmıştır” ifadesi yer alıyor.

h

Güneydoğu’daki duruma ilişkin olarak raporda şöyle deniyor: “Hükümet, AB’nin terör örgütleri listesinde bulunan PKK’ya karşı kapsamlı bir terörle mücadele kampanyası yürüttü. Güneydoğu’da güvenlik güçlerinin uygunsuz güç kullanımı ve insan hakları ihlallerine ilişkin çok sayıda iddia rapor edilmektedir. Güneydoğu’da çok sayıda milletvekili ve belediye yetkilisi açığa alındı, görevden uzaklaştırıldı ya da teröre ilişkin suçlarla tutuklandı. Terörle mücadele önlemleri orantılı ve insan haklarına uygun olmalıdır. Kürt sorununun siyasi süreçlerle çözülmesi tek yoldur; uzlaşma ve yeniden inşa yetkili makamların yönelmesi gereken kilit hususlardır.”

Rapordan bazı başlıklar şöyle:

Sivil toplum:

“Bazı insan hakları aktivistleri dahil olmak üzere birçok sivil toplum örgütünün temsilcileri tutuklandı. Darbe girişimi sonrasında Gülen Hareketi ile ilişkili olduğu iddia edilen birçok sivil toplum örgütü hükümet tarafından kapatıldı.”

Yargı sistemi:

“Geçen yıl, özellikle yargının bağımsızlığı konusunda bir gerileme gözlenmişti. Yüksek mahkemelerin yapısı ve üyelerine ilişkin yapılan değişiklikler ciddi bir endişe yaratmaktadır ve Avrupa standartlarına uygun değildir. Yargı, güçler ayrılığı ilkesine uygun olarak, yasama ve yürütmeden tamamen bağımsız bir şekilde görevlerini yerine getirebilmelidir.

Yolsuzlukla mücadele:

“Yolsuzluk birçok alanda ciddi bir şekilde varolmaya ve ciddi bir sorun teşkil etmeye devam etmektedir. Yasal çerçevede önemli açıklar bulunmaya devam etmektedir ve üst düzey yolsuzluk davalarının soruşturmalarına ve savcılarına yöneticilerin tesir etmesi büyük bir endişe kaynağıdır.”

İnsan hakları ve temel haklar:

“Türkiye’de insan hakları ve temel haklara ilişkin yasal çerçeve bazı garantiler içermekle birlikte geliştirilmeye ihtiyaç duymaktadır. Darbe girişimi sonrasında işkence ve kötü muamelenin engellenmesi ve usul haklarına ilişkin çok sayıda ihlal iddiası bildirildi. Zira, alınan tüm tedbirler, orantılılık ilkesine ve insan haklarına uygun olmalıdır. Cinsiyet temelli şirket, ayrımcılık, azınlıklara yönelik nefret söylemi, LGBTI bireylere yönelik nefret suçu ve insan hakları ihlalleri, ciddi endişe uyandırmaya devam etmektedir.

İdam cezasının geri getirilmesi tartışmaları:

“İdam cezasının tartışmasız olarak reddedilmesi, AB üyeliğinin Türkiye’nin bağlı olduğu uluslararası yükümlülüklerin temel bir unsurudur.”

İfade özgürlüğü:

“İfade özgürlüğü hususunda geçen yıl gerileme gözlendi. Ulusal güvenlik ve terörle mücadeleye ilişkin hükümler başta olmak üzere yasaların keyfi ve seçici şekilde uygulanması, ifade özgürlüğüne olumsuz bir etki oluşturmaktadır.

i

 

Temmuz ayındaki darbe girişimi sonrasında gazeteciler, yazarlar, sosyal medya kullanıcılarına yönelik devam eden ve yeni davalar, akreditasyonlarının geri çekilmesi, çok sayıda gazetecinin tutuklanması ve bazı medya kuruluşlarının kapatılması ciddi bir endişe yaratmaktadır.”

Ekonomik kriterler:

“Türkiye ekonomisi oldukça gelişmiş durumdadır ve işleyen bir piyasa ekonomisi olarak değerlendirilmektedir. Ancak, yüksek miktardaki dış açık Türkiye ekonomisini, mali belirsizliklere, küresel yatırımcıların eğilimlerindeki değişikliklere ve siyasi risklere karşı kırılgan yapmaktadır.”

Son olarak üyelik yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ilişkin olarak, Türkiye’nin müktesebata uygun hareket etmeye devam ettiği ancak, vize serbestisine ilişkin çalışmaların olumlu etkisi dışında, girişimlerin sınırlı bir hızla ilerlediği vurgulandı.

Bunlar da ilginizi çekebilir: