Medyascope.tv

Trump; Erdoğan, 15 Temmuz ve Kürtler hakkında ne demişti?

New York Times gazetesinde, David E. Sanger ve Maggie Haberman’ın 15 Temmuz darbe girişiminin hemen sonrasında 21 Temmuz günü gerçekleştirdiği röportajda ABD başkanlık seçimini kazanan Donald Trump; Erdoğan, 15 Temmuz ve Kürtler hakkında çarpıcı ifadeler kullanmıştı. New York Times’ın tam metnini yayınladığı röportajın Türkiye’yle ilgili kısmının çevirisini aşağıda bulabilirsiniz:

(Yayına hazırlayanlar: Elif Akbıyık & Emrecan Kaya)

Haberman: Türkiye’de geçen hafta darbeyle ilgili gelişmeleri ne kadar yakından takip ettiniz? Daha farklı yapacağınız bir şey olur muydu?

Trump: Darbe kesinlikle gerçekleşmedi. Darbe başarılı olamadı, bu sebeple, olayı tersine çevirdiği için kendisine büyük kredi veriyorum.

H: Erdoğan’a mı?

Trump: Evet! Bazı insanlar bunun tiyatro olduğunu söylüyor. Bunu biliyor muydunuz?

Sanger: Duyduk.

Trump: Ben katılmıyorum. Bunu tersine çevirdiği için ona büyük bir kredi veriyorum. Biliyor musunuz, en başta her şey olmuş bitmiş gibi gözüküyordu. Ve birden insanlar inanılmaz bir şey ortaya koydu. Sokaklara çıktılar, askerler de Tiananmen meydanında yaşandığı gibi hareket etmedi. Askerler insanların üzerinden geçmek istemediler. Öyle değil mi? İnsanlar şöyle dediler: bunlar evlerinden çıkıp gelmişler, askerlerin lehine birşey yapmıyorlar. Bu işbaşındaki hükümet için çok etkileyici bir şeydi. Şunu söyleyebilirim. Türkiye IŞİD’e karşı çok şey yapabilir ve umarım  ki eğer onlarla işbirliği içinde olacak kişi ben olursam çok daha fazlasını yapabilirler.

S: Erdoğan yaklaşık 50 bin kişiyi hapse koydu veya açığa aldı. Binlerce öğretmen ihraç edildi, askerleri tutuklattı ve yargıçları ihraç etti. Bunlar sizi endişelendirmiyor mu? Ve siz güçlü bir müttefik olacak güçlü bir adamı mı yoksa daha ziyade temel haklarla ilgili olarak Erdoğan’dan çok daha fazla takdir toplayan biriyle muhatap olmayı mı tercih edersiniz?

Trump: Konu özellikle insan hakları olunca, bizim ülkemizin dahi pek çok problemi var. Bu durumda başka ülkelerin işlerine karışmak zor, özellikle de kendi ülkemizde ne yaptığımızı bilmiyor ve önümüzü göremiyorken. Bizim de çok önemli sorunlarımız var, sokak ortasında vurulan polisler, çıkan isyanlar ve Ferguson olayı. Baltimore örneği var… Elinizde böylesine sorunlu konular varken, ki başka sorunlarımız da var; bence bu hususlara odaklanmamız lazım. Dünya, Amerika Birleşik Devleti’ne bakıp, vaziyetin bu denli bozuk olduğunu gördükten sonra, kalkıp insan hakları üzerine konuşmak için uygun olduğumuzu düşünmüyorum.

S: Yani, eski Başkan G.W. Bush’un yaptığı gibi, dış politikayı  demokrasi ve özgürlüğü yayma üzerine kurmayacağınızı söylüyorsunuz. Onun yerine, “ Bizim müttefike ihtiyacımız var, dolayısıyla ülkelere kendi sınırlarında olan gelişmeler hakkında ahkam kesmeyeceğiz” mi diyorsunuz?

Trump: Bizim müttefike ihtiyacımız var.

S: Peki ülkelerin iç işlerine karışmak?

Trump: Ülkelerin durumlarını okuyacak konumda olduğumuzu sanmıyorum. Ülkemizde yaşananlara bakmak gerek. Sokaklarda polisleriniz soğukkanlılıkla öldürülürken, yaşanan isyanlar varken, ülkemizde korku alıp başını gitmişken diğer ülkelere nasıl bir ders vereceksiniz? Ülkemizde çok fazla sıkıntı var şu anda ve elbette özgürlükler ve demokrasi anlamında daha aktif olmayı gerektirecek zamanlar olacaktır ve daha aktif olmak çok önemli bir şey. Şu anda aktif bir tutum sergileyecek konumda değiliz. Önce kendi ülkemizdeki sorunları düzeltmemiz lazım.

S: Türkiye’nin IŞİD’le mücadele konusunda daha fazla yardım edebileceğini söylediğiniz. Elbette olabilirler de. Ancak önemli nokta şu; biz sahada Kürtleri destekliyoruz ve Kürtler oldukça etkili konumda.

Trump: Ben Kürtlerin büyük bir hayranıyım.

S: Ancak Erdoğan değil. Bu konuyla nasıl baş edeceğinizi söyleyebilir misiniz ?

Trump: Elbette, en ideali hepsiyle bir araya gelmek olacaktır. Ve bu bir olasılık. Kürt güçlerinin çok büyük bir hayranıyım. Aynı zamanda halihazırda Türkiye’yle, çok daha iyi ilişkiler kurma potansiyelimiz de var. Kürtleri ve Erdoğan’ı aynı masaya oturtmak gerçekten harika olurdu.

S: Peki diplomatik olarak bu konuya ilişkin planlarınız neler?

Trump: Buluşmalar. Eğer bu buluşmaları gerçekleştirme şansım olursa, yani eğer seçimi kazanırsam, bir an önce pek çok toplantı gerçekleştireceğiz.

H: Tam o konuyu açmak istiyordum, bu sürece ne zaman başlamayı düşünüyorsunuz

Trump: Bir an önce. Doğal olan da bu. Demek istediğim, bizimle hareket eden iki müttefikimiz aynı zamanda birbirleriyle savaşıyor. Bu iki grubu bir araya getirebilmek çok iyi olurdu; bunu yapabileceğime eminim diye düşünüyorum.

Bunlar da ilginizi çekebilir: