Medyascope.tv

İsmail Saymaz: “Devletin denetimi işverenden yana olduğu sürece ölümlerin önü alınamaz”

Şirvan’daki madende yaşanan iş cinayetni, “Fıtrat: İş Kazası Değil, Cinayet” kitabının yazarı İsmail Saymaz’a sorduk. Kitabını inşaatta çalışırken hayatını kaybeden eniştesi Salih Coşkun’a ithaf eden Saymaz şöyle konuştu: “Burada en temel problem madenlerin özelleştirilmiş olması. Devlet bu madenleri kendisi işletmeyi maliyetli görüyor. Oysa ki anayasamızda yer altı ve yer üstü madenlerinin işletilmesi devletin elindedir. Devlet bunu taşeron sistemiyle pasifize etti. bunu devreden çıkardı, ardından madenleri özel şirketlerin işletmesinin önünü açtı. Maliyetten kaçmak için bunu yaptı, bu maliyeti üstlenmemek için bundan kaçtı. Özel şirket bunu alınca hangi maliyeti devreden çıkarıyor? o da: iş sağlığı ve iş güvenliği. Çünkü en önemli kalem bu. İş sağlığı ve iş güvenliği aynı zamanda işçilerin ücretleri gibi temel kalemleri minimize ederek daha fazla kar elde etmeye bakıyor. Bunun sonucu da iş güvenliği ve iş sağlığından feragat edilince daha az maliyetle daha çok kar elde etmenin önü açılıyor. Haliyle iş güvenliğiyle ilgili bütün kurallar artık yerine getirilmez hale geliyor. Madenlerdeki temel kronik problem bu. Bu bakırda da böyle linyitte de böyle taş kömürde de böyle.” 

İsmail Saymaz madenlerdeki denetleme heyetlerine de değinirken “Heyetle ilgili birkaç husus var. Birincisi müfettişleri hem yetersiz -sayı bakımından yetersiz- hem de aldıkları önlemler etkisiz. Onlar bir madeni denetleseler ve kapatma kararı verseler bile madenler kolaylıkla kapanmıyor. Araya bürokrasi girerek ya da benzeri arabuluculuklarla bu madenlerin kapatılmasının önüne geçiliyor. Bunu biz defalarca gördük. Örneğin Ermenek’te bunun bir benzeri vardı. Soma’da değilse bile bunun dışındaki madenlerde kapatma kararı olduğu halde karar uygulanmadı. En önemli örnek Ermenek aslında. Çünkü Ermenek’te hem Enerji Bakanlığı hem de kurulun müfettişleri gittiler, denetim yaptılar, madenin kapatılması kararı alındı. Fakat madenin kapatılma kararının madene ulaşması bile iki ay sürdü. O arada tekrar açılma kararı verildi. Dolayısıyla böylesi bir teftiş düzeninin olduğu, devletin denetim gücü işveren lehine işlediği yerde çalışma koşullarının değiştirilmesi mümkün olmaz ve ölümlerin önü alınamaz.” ifadelerini kullandı.

Söyleşinin tamamını buradan dinleyebilirsiniz:

Bunlar da ilginizi çekebilir: