burns

ABD’nin Rusya eski büyükelçisi Burns: “Putin, düşüşteki Rusya’nın ne kadar yıkıcı olduğunu göstermek istiyor”

2005-2008 yılları arasında ABD’nin Rusya Büyükelçiliği, 2011-2014 yılları arasındaysa ABD Dışişleri Bakanı Yardımcılığı görevini üstlenmiş olan ünlü diplomat William Joseph Burns, Cumartesi günü New York Times için bir yazı kaleme aldı. “Rusya konusunda kendimizi nasıl kandırıyoruz?” başlıklı yazıda, Burns, ABD-Rusya ilişkilerinin mevcut durumunu ve bu durum karşısında neler yapılabileceğini değerlendirdi.

Soğuk Savaş’ın bitmesinden beri geçen çeyrek yüzyıllık süre boyunca ABD-Rusya ilişkilerinin sorunlar, yanlış anlaşılmalar ve hayal kırıklıkları üzerine inşa olduğunu belirten Burns, “umut ve tevazu dolu” Yeltsin Rusyası ile “kavgacılık ve hırs dolu” Putin Rusyasında, hem Demokrat, hem Cumhuriyetçi iktidarlar döneminde görev yapmış bir diplomat olarak ABD’nin Rusya ile olan ilişkilerinde ne yapması gerektiğini anlatıyor.

Hem Rusya’nın hem de ABD’nin gereğinden fazla yanılgılar içerisinde olduğunu dile getiren Burns, ABD’nin Rusya’ya olan bakış açısının “bir sürekli ortak” ile “düşüşteki somurtkan bölgesel güç” arasında gidip geldiğini; Rusya’nın ABD’ye olan yaklaşımının ise bir uçta “stratejik ortaklık” diğer uçtaysa “mevcut uluslararası düzeni alaşağı etme”nin olduğu bir yelpazede olduğunu söylüyor.

Yakın gelecekte de ABD ile Rusya arasında rekabet ve çekişme olacağının altını çizen Burns’e göre; mevcut kopukluğu tamir etmek için kişisel ilişkilere dayanmak, hassas bir politika için ne kadar aptalca olacaksa, Rusya’nın ABD seçimlerine müdahalesini önemsememek de bir o kadar aptalca olacak.

Putin’in agresif dış politikası

Burns’e göre Putin’in agresif dış politikasının dayandığı iki temel faktör var: İlki, Rusya’nın Batılı değer ve kurumlar tarafından kısıtlandırılmamasını istemesi; ikincisiyse, Putin’in içerideki baskıcı denetiminin meşruiyetini, dış tehditlerinin varlığından alması. Burns’ün ifadeleriyle; “realist Putin, Rusya’nın görece zayıflığının farkında ancak düşüşteki güçlerin de yükselen güçler kadar yıkıcı olabileceğini gösterme gayretinde.”

Oyunu sert oynayan ve riskler alan Putin’in, Rusya’yı ayağa kaldıramadığı noktada ABD’yi aşağı çekmeye çalışacağını söyleyen Burns, ABD’nin Rusya’yla olan ilişkilerinde yapması gerekenleri dört madde halinde sıralıyor:

“Peki ne yapmak lazım? Rusya hâlâ çok büyük ve etkili, ABD’yle rekabet edebilecek tek nükleer güç. Arzu ettiğimiz şeyi elde etmeden önce kritik noktalara odaklanmalıyız:

İlk olarak, Rusya’nın hacklemesi karşısında Obama yönetiminin aldığı eylemleri devam ettirmeli ve gerekiyorsa genişletmeliyiz. Zira, Rusya demokratik sistemimizin bütünlüğüne meydan okudu ve 2017’de Avrupa’da yapılacak seçimler yeni bir savaş alanı teşkil edecek.

İkinci adım, Avrupalı müttefiklerimizin NATO’ya bağlılıklarını muhafaza etmek. Üçüncü adım, geleceği Avrupa’nın kaderi için kritik öneme sahip olan Ukrayna’ya ciddi şekilde odaklanmamız lazım. Son olarak da, radikal İslam’a karşı topyekûn savaş ya da Çin’i ‘zaptetmek’ için ortak mücadele gibi albenili kavramlara karşı oldukça dikkatli olmamız lazım.”

“Rusya’yı hafife almamak lazım”

Diplomasi kariyeri boyunca birçok şey öğrendiğini ve bu öğrendiklerinin başında “Ruslara ve Rusların tarihine saygı duymanın ve Rusya’yı hafife almamanın” geldiğini belirten Burns, yazısını şöyle sonlandırıyor:

“Putin’e nazaran çok daha güçlü bir elimiz olduğunu öğrendim. Eğer güçlü yanlarımıza güvenip değerlerimizle barışık bir şekilde oyunumuzu düzenli bir şekilde oynarsak; nihayetinde, yanılgılardan sıyrılmış, daha istikrarlı bir ilişki inşa edebiliriz.”

Bunlar da ilginizi çekebilir