Syrian refugee childrenm who now live in Jordan after fleeing the violence in Syria, are seen in an informal tented settlement in Madaba

Ruhsal bozukluk ve şiddet eğilimi Ortadoğu’nun geleceğini karartıyor

Washington Üniversitesi, Sağlık Ölçüm ve Değerlendirme Enstitüsü’nün (IHME) yayınladığı makaleye göre, yapılan bilimsel çalışmalar, Doğu Akdeniz bölgesindeki intihar, cinayet ve cinsel istismar oranlarının dünya genelinin çok üzerinde seyrettiğini ortaya koyuyor.
Enstitüsü’nün Ortadoğu İnsiyatifi Direktörü Dr. Ali Mokdad’a göre bu şiddet sarmalı çocuklar ve genç yetişkinler arasında kayıp bir nesil yaratıyor. Dr. Mokdad, yakın zamanda bölgeye istikrar getirecek bir çözüm bulunmaması halinde ise Ortadoğu’nun geleceğini “ümitsiz” olarak tanımlıyor.
Ortaya çıkan bu şiddet sarmalının yanı sıra, bölgede bulaşıcı olmayan hastalıklar ve depresyon, kaygı bozukluğu, manik depresiflik ve şizofreni gibi ruhsal bozukluklarda da önemli artış gözlemlenmekte. Bu rahatsızlıklar sonucunda bölgede yaklaşık 11 milyon kişi ideal sağlıklarının altında yaşamlarını sürdürüyor.
International Journal of Public Health’in yayınladığı çalışmaya göre depresyon ve kaygı bozukluğu en sık görülen ruhsal bozukluk olmakla beraber, bu rahatsızlıklar kadınlar üzerinde daha sık görülüyor. Konuyu değerlendiren Beyrut Amerikan Üniversitesi öğretim üyesi Dr.Raghid Charara ise; kadınların, küreselleşme ve kentleşme sonucunda birçok farklı stres etkeni ile karşılaştıklarını, bunun da çocuklar başta olmak üzere, bütün ev halkını etkilediğini vurguluyor.
2015 senesi içinde, bölgede 30,000 kişi intihar ederek, 35,000 kişi bireyler arası çatışmada yaşamlarını kaybetti. Bölgede son 25 yılda intihar edenlerin sayısı 100%, bireyler arası çatışmada hayatlarını kaybedenlerin sayısı ise %125 oranında arttı. Aynı dönemde Avrupa bölgesindeki artış sırasıyla %19 ve %12 düzeyinde seyretti. Çalışma ayrıca, bölgede bulunan HIV/AIDS hastalarının ölüm oranlarının dünya genelinin çok üzerinde olduğunu ve bu hastaların yeterli ve doğru tedavi hizmetlerini alamadığını ortaya koyuyor.
Bölge genelindeki sosyo-ekonomik geri kalmışlık ile beraber doktor sayısı, sağlık ve eğitim hizmetlerindeki yetersizlik de bu rahatsızlıkların yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor.
Bazı bölge ülkelerinin sağlık alanındaki gelişimleri son senelerde yavaşlamakta ve buna paralel olarak geçmişte kontrol altına alınmış olan çeşitli hastalıkların tekrar ortaya çıkmakta olduğunu söyleyen Dr. Mokdad, bu çalışmanın bölge sağlığının geleceğinin tehdit altında olduğunu gösterdiğinin altını çiziyor.