isid3

Rakka’dan kaçan IŞİD emiri örgütün sırlarını anlattı

Ebu Abid el Rakkavi, yakın zamana kadar üst düzey IŞİD mensuplarından biriydi. Şimdi ise hayatta kalmak için gün içinde birkaç kez yer değiştirmek zorunda olan bir kaçak. Hem IŞİD’den kaçıyor hem de IŞİD’in peşindeki uluslararası güçlerden. El Rakkavi, İsveç mahreçli Expressen gazetesinin Ortadoğu muhabiri Kassam Hamade’ye verdiği özel mülakatta, örgütün işleyişi ve mevcut durumu hakkında önemli bilgiler aktardı:

 “Başlangıçta hepimiz adalet getireceklerini sanmıştık… Ama bu bir İslam Devleti değil, IŞİD’çiler Müslüman değil ve yıkılışı çok yakın…”

Ebu Abud el Rakkavi IŞİD’in polis gücü içinde önemli görevlerde bulunmuş. Rakka’daki lojistik birliği ile 50 kişilik göçmen polisinden sorumlu bir “emir”miş:

“Halifelik ilanından bir yıl sonra bunun hatalı olduğunu anladım ama kimse bu konuda konuşamıyordu. Konuşanı öldürdüler. Şanslı olanlar kaçtı; çoğu Türkiye’ye gitti.”

“Tam bir çöküş hali var”

Bir kaç hafta önce dört karısıyla birlikte Rakka’dan kaçmayı başarmışlar. El Rakkavi, IŞİD’in denetimi altındaki bölgelerdeki son durumun korkunç derecede kötü olduğunu anlatıyor:

“Tam bir çöküş, yıkım hali var. Öyle ki bir daha inşa etmek imkansız. Suriyeli IŞİD’çilerin onlarcası örgütü bırakıp kaçıyor. Geçen yıldan itibaren hava saldırılarıyla IŞİD çok zayıfladı. Suriyeliler ya YPG’ye teslim oluyorlar ya da Türkiye’ye kaçıyorlar. Savaşmaya devam edenlerse yabancılar.”

El Rakkavi kaçak IŞİD’çinin gerçek adı değil. El Rakkavi, Rakka doğumlu ve savaştan önce babasının fabrikasında çalışıyormuş. 2014 yazının sonuna doğru caddeler, pazarlar kara bayraklarla kaplanmaya başlamış. El Rakkavi, Rakkalıların IŞİD’e neden destek verdiğini şöyle anlattı:

“Rakkalılar kendilerine kötü davranan, çete gibi davranıp hırsızlık yapan Özgür Suriye Ordusu’ndan bıkmıştı. IŞİD ortaya çıktığında herkes adaleti sağlayacaklarını, gerçek İslamı getireceklerini sandı. Halktan destek gördüler ve Suriye ordusunun çekilmesinden sonra bölgeye dolan diğer grupları temizlemelerine yardım ettiler.”

“Gerçek Müslüman olduklarını sandım”

Suriye’nin önde gelen aşiretlerinden birine mensup olan El Rakkavi, ailesini ve aşiretini korumak için güçlü bir gruba girmek gerektiğini düşünmüş ama ailesi IŞİD’e girdikten sonra onunla iletişimi kesmiş:

“IŞİD’e inandım. İnsanları, sağcı, solcu, ortayolcu herkesi kesmeye başladıklarını görene kadar gerçek Müslümanlar olduklarını sandım.”

El Rakkavi’nin ilk tanık olduğu infaz büyü yapmakla suçlanan yaşlı bir adamınkiymiş. Kafasının kesildiğini gördüğünde, epilepsi krizine girmiş. Sonradan izledikleri daha da dehşet verici olmuş.

“İnternette gördükleriniz standart cezalar. Filme çekilmeyen insanları parça parça ettikleri linçler var. Bazı insanları diri diri kızgın yağa attılar. Bunu yapanlar Tunusluydu. İnsanları yakarak öldürüyorlar. Bir adamın sağ ayağında bir ip, sol ayağında bir diğer ip, araçlarla çekilip ortadan ikiye ayrıldığına tanık oldum. Mahkumlar ıslak taşta oturup parmaklarını elektrik prizlerine sokmaya zorlanıyordu.”

isid2

“Suriyeli IŞİD’çilerin çoğu kaçtı

El Rakkavi, IŞİD üyesi herkesin önce bir ila iki ay süren İslam tarihi ve Kur’an okunan Şeriat kamplarına katılmak ve ardından da askerlik eğitimi almak zorunda olduğunu söylüyor:

“Yabancı IŞİD’çilerle Suriyeliler ayrı kamplarda eğitiliyordu. Şeriat Kamplarının sorumlusu Abu Musab el Fransez, Fransız vatandaşı. Fransızca dışında Arapça ve İngilizce de biliyor.”

El-Rakkavi, el Fransez’in öldüğüne dair haberleri yalanlıyor. El Fransez’in pek çok üst düzey IŞİD’li ile birlikte Takba Barajı altındaki Şeriat kampında olduğunu söylüyor. El Rakkavi, Suriyeli IŞİD’çilerin çoğunun Rakka’dan kaçtığını, Rakka’da, Irak sınırında ve Deir EzZor’dakilerin çoğunun yabancılar olduğunu anlatıyor:

“Kilometrelerce yolu ideolojileri adına savaşmak için katetmiş bu kişilerin kaçmasını beklemek saflık olur, Suriye’de ölecekler.”

“Maaşlar yarı yarıya düştü”

IŞİD’in kaç üyesinin öldüğü ya da kaçtığına ilişkin rakamlar belirsiz. El Rakkavi’ye göre sadece Kobane savaşı sırasında en az 5500 IŞİD’ci ölmüş. El Rakkavi, artık IŞİD’in yıkılmaya başladığını söylüyor:

“Son aylarda maaşlar azaldı. Nakit bulmakta zorlanıyorlar. Suriyeliler ayda 90 Dolar, Avrupalılar 200 Dolar alırdı. Göçmenler Halifelik’te kalsınlar diye kendilerine her tür yardım yapılıyordu. Büyük evlerde oturuyorlardı ve çocuklarına özel eğitim veriliyordu. Hatta çocuklara da kişi başı 35 dolar veriliyordu. Ama şimdi maaşlar yarı yarıya düştü.”

El Rakkavi’nin 4 karısı, çok sayıda çocuğu var. El Rakkavi, kaçırılan Ezidi kadınların ve çocukların pazarlarda satıldığını anlatıyor:

“Güzel olanlar daha pahalıydı ama çoğu satılmamak için kendini öldürdü. Kalanlar da ailelerine büyük paralara geri satıldı.”

Kaçak IŞİD emiri köleleri en çok Suudların kullandığını söylüyor:

“Bana da 500 Dolara 5 kadın satmak istediler. Ama gerçek bir Müslüman köle kullanmaz. O yüzden almadım.”

El Rakkavi kaçmayı bir yıldır planlıyormuş.

 “Herkese gördükleri bu şeyin bir İslam Devleti olmadığını söylemek istiyorum. IŞİD içinde yakınları olanlara da, ‘onları arayın ve ayrılmalarını sağlayın’ diye seslenmek istiyorum. IŞİD’çiler Müslüman değil. Eğer savaş uçakları IŞİD hedeflerini vurmaya devam ederse en fazla birkaç ay dayanırlar. IŞİD’i çökerten uçaklar oldu ama yabancı savaşçılar sonuna kadar direnecektir.”