elonmusk

Geleceğe hoş geldiniz – Elon Musk

elon-musk-biography

Elon Musk son günlerde yeniden dünyanın dört bir yanında manşet oldu.  Kazı şirketi Boring Company ile ikinci kazma makinesinin yapımını bitirdiğini açıklayan Musk, Los Angeles’ın yer altında ultra hızlı trenleri için kazdığı ilk tünel boyunun fotoğrafını yayınladı.
unnamed
 Ancak bu haberler geçen günlerde Musk’ı manşetlere taşıyan konulardan sadece bir tanesi.
Diğer manşetlerden bir kaç örnek vermek gerekirse;
Elon Musk’tan Mad Max iddiası
Elon Musk: Steve Jobs ahmağın tekiydi. SpaceX uçuş rekoru kırdı
Elon Musk Tesla Standartlarına Uymayan 700 Çalışan Kovuldu
Elon Musk kız arkadaşının peşinden Brezilya’ya uçtu.
Hem günümüzün hızlı haber akışının daimi isimlerinden biri, hem de gerçek bir öncü iş adamı ve genç yatırımcılara ilham kaynağı.
Peki, geleceğin iş adamı olarak neden rakiplerinin fersah fersah ötesinde?
Kısaca biyografisine bakacak olursak, Günay Afrika doğumlu olan Musk, nispeten nezih bir ailede sakin bir gençlik geçiriyor. 12 yaşında kendi programladığı oyunu Blastar’ı 500 dolara satıyor ve deha olacağının sinyallerini veriyor. Liseden sonra Güney Afrika’da zorunlu askerlik yapmayı, ordudaki kalıplaşmış siyahi düşmanlığı öne sürerek reddediyor ve Amerika hayaline doğru yola çıkıyor. Amerika ve Kanada’da 3 farklı üniversitede ekonomi, fizik, işletme ve malzeme bilimi okuyor. 

 Üniversite sonrası yoğunlaşacağı alanları internet, yenilenebilir enerji ve uzay olarak belirliyor. Musk, gerçekten de ilk büyük atılımlarını internet üzerinden Zip2 ve Paypal’ı kurarak yapıyor ve onların satışından kazandığı servet ile bir sonraki atılımı, aslında  nihai emeli olan Mars’a insan gönderen SpaceX’in kapitalini oluşturuyor. Bu adım da üniversiteden sonra belirlediği uzay alanında ilk adımı oluyor. 
 Steve Jobs iletişimin dehası olarak tarihe geçti. Elon Musk ise ulaşım ve yeşil enerji alanlarında hızlı adımlarla ve çoğu zaman da rakipsiz yürüyor. Her halükarda Musk, Steve Jobs gibi artık yarattığı markanın önüne çıkmış, sadece ismiyle milyar dolarlık yatırımları çekmeyi başarıyor ve borsa tahvillerini arttırıyor.
 Peki Elon Musk’ın günümüzde ki projeleri arasında neler var? Diğer teknoloji devlerinin onun arkasında kalmasının nedeni ne?
Proje halinde olan ve hayata geçmiş girişimlerini gözden geçirelim:
SPACEX – Bir uzay rüyası
 Musk, kendi hayatını anlatırken çocukluğundan beri her zaman aklının bir köşesinde bir gün uzay ve hatta Mars’a gitmek olduğunu söylüyor. Zip2’nin satışını yaptıktan sonra oluşturduğu kapital onu hayaline daha çok yaklaştırıyor. NASA’nın web sitesine girip ilk Mars yolculuğunun ne zaman olduğunu öğrenmeye çalışıyor, ancak web sitesinde konuyla ilgili bilgi bulamıyor. Bu görevi kendisi üstlenmeye karar veriyor.
 Musk’ın ve ortaklarının ilk adımları kendi fırlatma sistemlerini geliştirmek yerine ikinci el roket pazarına çıkmak oluyor. Roketleri, Avrupa ve Amerika’daki fiyatların aksine Rusya’da yarı fiyatına almak umuduyla Rusya’ya gidiyorlar. Orada yaşadıkları Musk’a göre oldukça ilginç, fakat ortaklarına göre tam bir fiyasko oluyor. Gittikleri her toplantı da votka şişeleriyle karşılanıyorlar. Amerika ve Rusya’nın sağlığına bol bol kadeh kaldırdıktan sonra her toplantıda fiyatlar biraz daha artmış oluyor. Bir toplantı esnasında karşı tarafın Musk’ın yüzüne tükürdüğü ise pek de saklanmayan bir gerçek. Fakat Musk, tüm bunların üzerine kendi roketlerini üretmeye karar veriyor.
 Musk’ın bütün şirketleri gibi roket üretiminde de hızlı bir büyüme oluyor ve büyümeyle birlikte yatırımlar da gerçekleşiyor. Fakat, ilk üç roketleri havada infilak ediyor. Dördüncü roket de infilak ederse hem şirketin iflas edeceği hem de Musk’ın itibarının yerle bir olacağı konuşuluyor. Ancak beklenen olmuyor, dördüncü fırlatma başarılı oluyor. 
 Şirketin ilk iki fırlatma aracı Falcon 1 ve Falcon 9 roketleri, ilk uzay aracı ise Dragon.  Eylül 2009’da SpaceX’in Falcon 1 roketi özel bir şirket tarafından finanse edilmiş, dünya yörüngesine uydu yerleştiren ilk sıvı yakıtlı fırlatma aracı oluyor. SpaceX, 2011’de kullanımı durdurulan Space Shuttle’ın yerini alan Falcon 9 roketi ve Dragon’un Uluslararası Uzay İstasyonu’na 12 uçuşu için 23 Aralık 2008’de 1.6 milyar dolarlık NASA anlaşmasıyla ödüllendirildi.

 Musk, SpaceX’in arkasındaki düşünceyi şöyle açıklıyor: “Bir asteroit veya büyük bir volkan bizi yok edebilir, ayrıca dinozorların hiç görmediği risklerle karşı karşıyayız. Mühendislik ürünü bir virüs, yanlışlıkla oluşturulmuş bir mikro kara delik, küresel ısınma ya da sonumuzu getirecek henüz bulunmamış bir teknoloji. İnsan ırkı milyonlarca yıldır evrimleşmekte, fakat son 60 yılda atomik silahlar kendimizi tüketmek için bir potansiyel oluşturdu. Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız ya da soyumuz tükenecek.”
Tesla – Ulaşımda elektrik devrimi
 Günümüzde global olarak müşterisine ulaşan Tesla Motors, Elon Musk’ın ününe ün katan öncü bir şirket. Aslında kendisi şirkete kurucu olarak değil, kuruluşundan bir sene sonra yatırımcı olarak katıldı.
 Musk, ilk zamanlar da şirkette önemli bir oynamıyordu ancak 2008 finans krizinden sonra ipleri eline aldı. İlk Tesla otomobili satışa çıktı. 2008-2009 senesinde sadece 2500 otomobil 31 ülkede satıldı. Daha sonra Tesla Model S ve Tesla Model X, Tesla Model 3 adı altında 3 model daha satışa çıktı.
Tesla S modeli 2012’den bugüne kadar 158.000 adet satıldı.
Tesla X modeli 60.000 satıldı ancak Tesla modelleri arasında en başarısızı olarak kabul edildi.
Tesla Model 3 ise tüm arabalar arasında en çok bekleneni ve başarılısı olarak görülebilir. Model 3’ün tanıtımının haftasında 325.000 araç rezervasyonu yapılmıştı bile. Bir sene sonra bu sayı 455.000’e çıktı fakat bu rezervasyonların ortalama bekleme süresi 2 sene.
Peki, bir Tesla 3 arabasını aldığınızda nasıl avantajlar sizi bekliyor? Yaklaşık yarım milyon insan neden senelerce bir araba almayı bekliyor?  Bunun nedenlerine bakalım.
 30 dakikalık şarjla 340 km menzile ulaşılabiliyor ki bu elektrikli otomobillerde hem süre hem menzil açısından bir devrim. Bunun yanı sıra Tesla, Amerika Kıtası’nı uçtan uca Supercharger’larla (araba şarj istasyonları) donatmış. 
 Nisan 2016 itibariyle 4 kıtada 610’dan fazla Supercharger istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlarda Tesla sahipleri, araçlarını 20 dakikada 200 kilometrelik şarj edebiliyorlar hem de ilk 1.600 kilometre şarj ücretsiz.
 Arabaların sadece pillerini üretmek için ise Gigafactory adını verdikleri üç devasa fabrika açılmış. Model 3’ün özelliklerinden devam edecek olursak Amerikan araba piyasasında  35.000 dolar fiyatıyla orta sınıf arabalar arasında sayılıyor. Normal bir araba deposunu doldururken Model 3’ü şarj etmenizden en az iki buçuk kat fazla ücret ödüyorsunuz.
 Peki sektörde ilk olmanın ve daha araştırma geliştirirken ilk arabaları piyasaya sürmenin bedeli ne?
2016’ya kadar 6 milyar dolar Ar-ge ve şirket kapitali olarak kullanılmış. Ar-ge harcamaları Sedan arabalar için düşse de, kamyon ve tır üretiminde ar-ge harcamalarının olacağı açıklamalarının ardından, önümüzdeki 2 sene boyunca bu çalışmalar için yapılacak harcamanın 10 milyarı bulacağı düşünülüyor ve bu sebepten dolayı şirketin kar görmesi henüz hala uzak gözüküyor. Ancak Tesla ve Musk’ın piyasalarda yarattığı heyecan sürekli yükseliyor.
 Şirket 2010 senesinden beri hisseleri 24 dolardan 321 doları gördü ve bugüne kadar 200.000’den fazla araba sattı. Ortalama bir sürücü senede 1.500 litre benzin kullanıyor ve 100.000 araba için 150 milyon litre benzin hiç kullanılmayacak demek. Şimdi Model 3’ün 450.000 rezervasyonunu, kamyon ve tır modellerinde de hızla büyüyeceğini düşünelim. Sedan araba marketindeki payı %1 bile değil. Ancak, Tesla’nın getirdiği ses %1’in çok üstünde ve artarak da büyüyeceğe benziyor. Petrol devlerinin bu konuda ne yapacağı merak konusu. Diğer araba devlerinin ise elektrik/benzin çatışmasında yer değiştirmesi henüz beklenen hızla yaşanmadı.
Tesla’nın satış ve pazarlama yöntemleri pek çok rakip şirketi rahatsız ediyor. Peki Musk ve Tesla’nın yenilikçi pazarlama yöntemleri nelerdir?
 Musk, Tesla Model 3 için herhangi bir promosyon veya reklam kampanyası yapılmayacağını çoktan açıkladı. Ford’un sadece Amerika’da 2015 senesinde 2.5 milyar dolarlık reklam bütçesi ayırmış olması, Tesla’nın asıl dehasının sadece elektrikli arena da olmadığını göstermeye yetiyor. Ayrıca diğerleri gibi acenteden değil, kendi ofislerinden müşteriye satış yapıyorlar. Bu sayede ödemeleri önceden alıyor, hem acente veya bayi primlerini ödemiyor, hem de faturanın tamamını kendi hesabına geçiriyor. Hatta kendi web sitesinden rezervasyon bile yaptırılıyor. Örneğin, Model 3’e 450.000 rezervasyon olduğunu düşürsek her biri 1000 dolardan, faiz dönüşü olmadan bu rezervasyonlar Tesla’nın kasasına 450 milyon net kazandırmış oluyor. Bunun yanı sıra bazı öncü ülkelerin yeşil enerji, elektrikli araç alıcı ve satıcılarına gösterdikleri kredi teşvikleri de cabası. 
 
Tesla’nın otomatik sürüş opsiyonu aşağıdaki videodaki sahnelere sebep olabiliyor:

Boring Company ve Hyperloop – Musk’ın en iyi yeraltı ağı
Her şey Elon Musk’ın şu twitiyle başladı: ”Traffic is driving me nuts. Am going to build a tunnel boring machine and just start digging…” ( Trafik beni delirtiyor. Tünel açma şirketi açacağım ve kazmaya başlayacağım…)
Tabii şirketin çok önceden planlarının yapıldığı ve bu kadar doğaçlama şekilde oluşmadığı iyi bir tahmin olur. Şehirler altından ulaşımı sağlayacak olan bu dev proje, Boring Company ve Hyperloop olarak 2 şirkete ayrılıyor. Boring Company ile tünel kazacaklar, Hyperloop ile ise yeraltındaki ulaşım ağı oluşturulacak. Aslında hiç de yeni bir fikir değilmiş gibi gözüküyor.  1863’de ilk metro açıldığından bu yana epey zaman oldu. Ancak 1200 kilometreyi bulacak hızla Karaköy – Beyoğlu tünelinden epey bir hızlı olacak. Bir uçağın neredeyse iki katı kadar hızlı ve aynı zamanda tünele arabayla da  girilebilecek. 
Hyperloop içindeki havanın boşaltılması sayesinde sürtünmenin büyük ölçüde ortadan kalktığı vakum tüneller de hareket ediyor. Sürtünmenin büyük ölçüde ortadan kalkması sayesinde de elektrikli motorun sağladığı enerjinin çok büyük bir kısmı hızlanmaya yarıyor. 
İnsanlar ve arabalar tünellere asansörlerle inebilecekler ve yine  asansörlerle yeryüzüne çıkabilecekler. Musk’ın açıklamalarına göre Hyperloop’u orta mesafe yolculuklar için düşünülüyor. Yani Amerikayı bir boydan kat etmek yerine örneğin, Los angeles’ı, Santa Monica’ya birbirine bağlayacak bir hat olacak. Uzun mesafeler de uçak yolculuğunun egemenliğini geçemeyeceği düşünülüyor. Bizim ülkemize göre düşünürsek, İstanbul-Bursa arası uçak seferi için çok kısa ancak araba ile yarım gününüzü alan yolculuklar için ideal bir opsiyon olarak düşünülüyor. Güncel olarak 10 ayda buraya gelen bir proje ve 10-20 sene sonrası için büyük hayaller kurmak absürt olmaz.

OpenAI
Aralık 2015’de kuruluşunu duyurduğu OpenAI, kâr amacı gütmeyen yapay zeka araştırma şirketi. 
Neuralink
Neuralink beyinde elektrot implantasyonuyla insanın düşüncelerini bilgisayarlara yükleyip, bilgisayardan indirebileceği vizyonuyla hareket ediyor. Bu sayede insanların bilişsel kapasitesinin arttırılabileceği düşünülüyor. 
 
 Bu kadar üretici bir adam biraz sinir bozucu gelebilir. Peki Musk için çalışanları neler söylüyor?  Steve Jobs’ın çalışanları ve hissedarları tarafından sevilmeyen hatta nefret edilen bir karakter olduğu biliniyor. Zuckerberg ise Facebook ile kuruluş aşamasında pek çok düşman edindi. Bakınız: Social Network filmi. Musk ise Olympos Dağı’nda yaşadığını hissettirmese de, kendi hırs ve arzularını herkeste görmek istiyor. ”Biraz çalışma saatlerini indirelim ailemizi görelim” diyen çalışanına, iflas ettiğimizde bol bol görürsün diye cevap verebiliyor. Ne kadar kapitalist bir davranış Musk Bey.
 Bu kadar şirket ve sorumluluk altında zamanını daha verimli kullanma yolları da arıyor. “Eğer yemeğe oturmadan gerekli besinleri alabiliyor olsaydım, yemekte zaman kaybetmemeyi tercih ederdim.” diyor. Ayrıca kendisinin 5 çocuğu var ve bekar. Kadınlarla ilgili ise ”Ne kadar zaman ayırmalıyım, 10 saat mi, minimum nedir?” diye soruyor.
Kendisinin hayatla ilgili bazen absür de kaçan söylemlerini shitelonsays.com sayfasında toplamaya başlamışlar.
 Musk politika da hem sabit fikirli hem de pragmatik olabiliyor. Silicon Valley’nin diğer devleriyle Zuckerberg’in liderliğinde oluşturdukları Fwd.us isimli siyasi gruptan yapılan lobicilik faaliyetlerinin küresel ısınmayı körüklediğini iddia ederek ayrıldı. Fakat diğer taraftan küresel ısınmanın olmadığını iddia eden ve ”Evde sıktığım deodorantın çevreye zarar verdiğini bana kimse kanıtlayamaz.” gibi bilimsel (!) söylemleri olan çevre düşmanı Donald Trump’ın teknoloji konseyine katıldı. Bu ona çok eleştiriler getirse de dışarıda kalmanın kimseyi yararı dokunmayacağını savundu. Ta ki Trump Hükümeti Paris Çevre Antlaşması’ndan çekilene kadar. 
İsmini daha çok duyacağımız bu özel adamın kısa hikayesi böyle, bakalım önümüzdeki yıllarda dünyayı nasıl değiştirecek?