hariri int

Hariri “Suudlar’ın elinde rehin değilim” dedi, kimse inanmadı

Lübnan Başbakanı Saad Hariri; geçen haftasonu Suudi Arabistan’dan görevden istifa ettiğini açıkladığında, başta Lübnanlılar olmak üzere dünyanın dört bir yanında bölgedeki gelişmeleri izleyen pek çok kişiyi çok şaşırtmıştı.

4 Kasım’daki istifa duyurusu Lübnan’da yine bir siyasi krize yol açarken, aynı zamanda Suudi Arabistan vatandaşı da olan, Sünni El Müstakbel hareketinin lideri Hariri’nin ailesi ile birlikte Suudi Arabistan tarafından rehin alınıp, böyle bir adım atmaya zorlandığı iddiaları gündeme geldi.

Derken dün akşam (12 Kasım) Hariri, kendi siyasi partisinin televizyon kanalı El Müstakbel (the Future) TV’ye Riyad’dan bir mülakat verdi ve Suudlar tarafından istifaya zorlandığı iddialarını yalanlayıp, birkaç gün içinde ülkesine döneceğini söyledi. Ancak Hariri inandırıcı bulunmadı, hatta pek çok yorumcuya göre başarısız bir piyes sahnelenmişti. Nitekim Associated Press (AP) haber ajansı, Hariri’nin performansını ve mülakatın yapılış biçimini irdeleyerek tuhaflıklara dikkat çekti:

Odanın arkasında elinde kağıtla duran adam

Röportajın bir aşamasında, Hariri gözlerini faltaşı gibi açmış, odanın arka tarafına baktı. Kamera da, bu bakışı izleyerek arka köşede, yüzü kadraja girmeyen, ancak elinde kağıt tuttuğu görülen bir adamı buldu; yeniden Hariri’ye döndüğünde ise, Lübnan Başbakanı’nın yüzünde öfke ve hoşnutsuzluk sezilebiliyordu. Twitter’da bu ana ilişkin klip Hariri’nin gerçekten de Riyad’da isteği dışında tutulduğu yorumlarıyla paylaşıldı.

Röportajı yapan El Müstakbel TV sunucularından Paula Yacoubian ve Hariri bu anın ekrana yansıdığını fark ettiler. Reklam arasından sonra Hariri, bu kişinin kendisini Lübnan’daki son gelişmelerden haberdar eden bir çalışanı olduğunu söyledi.

Yorgun ve gözü yaşlı

Hariri’nin bir saati aşan mülakat sırasında son derece yorgun olduğu ve zaman zaman gözlerinin yaşardığı gözlendi. Bardak bardak su içti, hatta yenisinin gelmesini beklemeden Yacoubian’ın suyunu da içti. Bir saatin sonunda sunucudan röportajı bitirmesini istedi: “Beni yordun.” Babası, eski başbakan Refik Hariri, 2005 yılında Beyrut’ta bombalı suikastle öldürülen Saad Hariri, sık sık ülkesi için ölmeye hazır olduğunu söylediyse de çocuklarının kendisininkine benzer bir deneyim yaşamasını istemediğini de sözlerine ekledi.  

Hariri, istifa açıklamasından bu yana iletişimden kaçındığı, cep telefonunu fazla kullanmadığı yorumu sorulduğunda, “tefekkür halinde” olduğunu, yoğun iş programı içinde dikkatinin dağılmasını istemediğini söyleyince, bu kez Twitter’da özgür iradesi ile Riyad’da olduğuna pek kimseleri inandıramadığının göstergesi olarak  #UnderPressure yani “Baskı Altında” hashtag’i açıldı.

“Vallahi canlı yayın”

El Müstakbel TV, vaat ettikleri gibi canlı yayınlandığını kanıtlamak için, izleyicilerini sosyal medyada #AskthePM yani “Başbakana Sor”  hashtag’i ile soru sormaya çağırmıştı. Yacoubian da yayının sonlarına doğru, “önceden kaydedilmiş olsaydı, asla canlı olduğunu söylemezdim,” dedi, eş zamanlı olduğunu kanıtlamak için cep telefonuna bakıp, o sırada Beyrut’taki protestolardan bahsetti. Hatta, Irak ve İran’da çok sayıda kişinin hayatına mal olan depremi de duyurdu ve bunu yaparken de Hariri’ye amacının izleyicilere yayının canlı olduğuna inandırmak olduğunu söyledi.

İstifasını geri almak için şart açıkladı

AP’nin yayının tuhaflıklarına ilişkin haberini yukarıda aktardık. Ay başında canlı yayında yaptığı istifa açıklamasından bu yana ilk kez basına konuşan Saad Hariri’nin verdiği mesajlara gelince;  “kendi özgür irademle Suudi Arabistan’da bulunuyorum. Eğer yarın ülkeme dönmek istersem dönebilirim. Bir ailem var ve onları korumak istemem en doğal hakkım” diyen Lübnan Başbakanı, iki üç gün içinde Beyrut’a döneceğini söyledi.

“İran’ın tüm iç işlerimize karıştığı, bir siyasi oluşumun da ona destek verdiği bir durumu sürdüremeyiz” diyen Sünni lider, Lübnan’ın ulusal çıkarlarını gözeterek istifa ettiğini ileri sürdü ve istifasını geri almak için tek bir şartı olduğunu kaydetti: “Ancak bölgesel çatışmalara müdahaleler son bulursa istifamı geri çekerim.” Hariri bölgesel çatışmalara müdahalelerden kastının ise Suriye ordusu yanında savaşan Hizbullah olduğunu ifade etti.