israil

Bilinmeyen yönleriyle uluslararası silah ticaretinde İsrail’in artan rolü ve etkisi

Uzun yıllar Haaretz gazetesinde istihbarat, strateji ve asker konularda uzman muhabir olarak görev yapan gazeteci Yossi Melman, İngiltere merkezli Middle East Eye haber portalı için İsrail’in insan hakları ihlallerine aldırış etmeden silah satışı yaptığı ülkeleri mercek altına almış. İsrail devletinin bu satışlarla ilgili kamuoyunu bilgilendirmemesini eleştiren Melman, ülkesinin diktatörlerin, askeri rejimlerin yönettiği insan hakları ihlalcisi ülkelerle iş yapmasını eleştiriyor. Yazısını özetleyerek aktarıyoruz:

Myanmar

İsrail yıllardır Myanmar, dinleme ve iletişim cihazları ve Israeli Aeorospace Industires (IAI) tarafından üretilen devriye botları satıyor. Ayrıca, Tar Ideals Concept adlı İsrail şirketi de Myanmar Özel Kuvvetleri’ne eğitim veriyor.

İsrail hükümetleri bu anlaşmalardan rahatsız olsalar da hem devlete ait, hem de özel şirketler satışlara devam etti. Anlaşmalara dair bilgiler ise askeri sansüre tabi tutularak kamuoyundan gizlendi.

Peki, biz nasıl bilgi edindik? Çünkü Myanmar’daki cunta resmi websitesinde bu anlaşmaları iftiharla duyuruyor ve Genelkurmay Başkanları’nın İsrail ziyaretlerine dair fotoğraflat paylaşıyor.

Çin bağlantısı

Kısa süre önce, İsrailli silah simsarı Elul şirketi vasıtasıyla yine bir İsrail şirketi olan Commtac’ın ürettiği iletişim cihazlarının Myanmar’ın kullandığı Çin yapımı insansız hava araçlarında (İHA) kullanıldığını öğrendim. Commtac, İsrail İHA üreticisi Aeronautics Defense System’ın bir iştiraki. İsrail hükümeti, Myanmar’a silah satmaktan utandığı için değil ama Çin yapımı İHA’larda kullanılmasının ABD’yi kızdıracağı endişesiyle, bu anlaşma konusunda özellikle hassas.

1970’lerin başında, İsrail ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinden çok önce, İsrailli savunma şirketleri devletin onayıyla Çin ordusunu donatmıştı. Ancak son 10 yıldır ABD’nin baskısıyla Çin’e silah satışları durduruldu.

Tar Ideals Concept gibi Elul da yorum için yaptığımız aramaları yanıtsız bıraktı. Ama Commatc ve Aeronautics’in bir sözcüsü, Savunma Bakanlığının onayı ile Mynamar’a ekipman satıldığını doğruladı. Ancak sözcü, yakın zamanda Savunma Bakanlığı’nın politika değişikliğine giderek kendilerinki dahil bütün firmaların Myanmar ile iş yapmalarını sağlayan lisanslarını askıya aldığını söyledi.

Bakanlığın bu konuda hiçbir açıklama yayınlamadığını hatırlatalım. Aksine, ayrıntı vermeden, “ihracat konularında konuşmuyoruz” demekle yetindiler.

Bu askıya alma kararının sivil toplumun ve kamuoyunun tepkisi üzerine alındığı anlaşılıyor. İnsan hakları gruplarının, İsrail’in Myanmar’a, Avrupa’nın uyguladığına benzer bir silah ambargosu uygulaması için Eylül ayında Yüksek Mahkeme’ye yaptıkları başvuru ise reddedildi.

Tartışmaların kapalı kapılar ardında süre gitmesinden anlaşılıyor ki, İsrail silah satışları konusunda sansür uygulamakla kalmıyor, mahkemeler de güvenlik kurumlarıyla safları giderek sıklaştırıyor.

Diktatörlere silah satışı

2016 yılında İsrail’in 5 kıtada 100’den fazla ülkeye yaptığı silah satışları 6 milyar doları bulmuştu. Bu rakam İsrail’in toplam mal ve hizmet ihracatının yüzde 6 ila 7’sine karşılık geliyor. Ancak savunma şirketlerinin ekonomiye katkısı bununla da sınırlı değil. İsrail Savunma Güçleri’nin (IDF) bir numaralı tedarikçileri onlar ve 100 bin civarında insana da istihdam sağlıyorlar.

Müşteriler ise üçe ayrılabilir. En büyük pazarı ABD, AB, Hindistan, Singapur ve Azerbaycan gibi İsrail ile diplomatik ilişkileri bulunan ülkeler oluşturuyor.

İkinci grupta, İsrail’in yine diplomatik ilişkileri bulunan ama Myanmar gibi, ya da geçmişte Güney Amerika’da ya da Afrika’da olduğu gibi diktatörlerin yönettiği, iç savaş yaşayan ya da insan hakları ihlalleri ayyuka çıkmış ülkeler oluşturuyor.

İsrail silah simsarları Etiyopya ve Eritre arasındaki savaşta, iki tarafa da silah tedarik etmişlerdi. En endişe verici olanlardan biriyse, iç savaş devam ederken de kesilmeyen, Güney Sudan’a yapılan satışlardı. İsrail, yerli ve yabancı insan hakları kuruluşlarının ısrarlı çabaları sonucunda, bu satışları daha yeni durdurdu.

İsrail devleti, bu ikinci kategorideki ülkelerle yaptığı silah ticareti konusunda da şeffaf değil. Ama Azeri lider İlham Aliyev geçen Şubat’ta, son 20 yılda İsrail’den 5 milyar dolardan fazla silah satın aldıklarını açıklayınca, bu konudaki bir tabuyu yıkmış oldu.

İsrail’in savunma sanayi için üçüncü pazar grubunda ise, IDF tarafından cephede kullanılıp rüştünü ispatlayan ileri teknoloji silahların satıldığı, diplomatik ilişki bulunmayan ülkeler var. Bunların çoğu Arap ve Müslüman ülkeler.

Arap ülkeleriyle silah ilişkileri

Bu gruptakilerin satışından elde edilen kazanç ise sadece para değil; aynı zamanda istihbarat bilgisi edinilip, diğer başka konularda “kıyaklar”dan yararlanılıyor. Dahası İsrail’in bir ayağının hep Arap dünyasında olması sağlanıyor.

1980’lerde İsrail, IDF’in hizmet dışına çıkardığı Amerikan yapımı Skyhawk jetlerini ABD’nin de onayı ile Hindistan’a satmıştı. Karşılığında Hindistan da İsrailli uzmanlara Arap düşmanlarının kullandığı Sovyet yapımı sofistike silahlar konusunda bilgi vermişti.

Daha yakın dönemde Ürdün, İsrail helikopterleri ile İHA’larını kiraladı; Mısır da Sina yarımdasındaki İŞİD mevkilerine karşı İsrail İHA’larının bombardımanı ve istihbaratından yararlandı.

Ürdün ve Mısır’ın İsrail’le diplomatik ilişkisi bulunmasına rağmen, bu alışverişlerle ilgili bilginin de yabancı medya haberleştirmezse kamuoyuyla paylaşılmadığını ekleyelim.

Körfez anlaşmaları

İsrail’in askeri teknolojisi için bir başka önemli pazar ise Birleşik Arap Emirlikleri ile Suudi Arabistan. Savunma Bakanlığı “güvenlik” gerekçesiyle doğrulamıyor ama İsrail’in Krallık’a istihbarat ekipmanı sattığına ve “Çelik Kubbe” adıyla bilinen füzesavar sisteminin satışı için de pazarlıkların sürdüğüne dair çok sayıda haber var. Resmi kanallar yalanlasa da Suudi veliaht prensinin geçenlerde İsrail’i ziyaret ettiğine dair haberleri hatırlatalım. Birleşik Arap Emirlikleri ile yapılan ticareti ise kısa süre önce Singapur’da katıldığı kamuoyuna açık bir toplantıda Mati Kochavi adlı İsrailli silah tüccarı böbürlenmekten kendini alamadığı için ifşa etmişti.