Screen Shot 2018-01-30 at 12.53.53

Himalaya Dağları’ndan Nanga Parbat’ta bir dağcılık trajedisi

Tecrübeli dağcılar Fransız Elisabeth Revol ve Polonyalı Tomasz Mackiewicz uzun süredir hayalleri olan Nanga Parbat’ın zirvesine tırmanmayı üçüncü denemelerinde 25 Ocak Perşembe günü başardılar. Ancak zirve zaferinden 3 gün sonra Mackiewicz, 7 bin metrede insana yardım elinin uzanamadığı bir yerde yatıyor, Revol ise İslamabad’da bir hastanede.

Zirve sonrası fırtınayla gelen zorunlu buz yarığı kampı

 Alpin tarzı dağcılığı benimseyen Fransız-Polonyalı ekip Nanga Parbat, kış çıkışlarını hızlı, hafif, oksijensiz ve şerpasız yapıyordu. İnişte fırtınaya yakalanınca 7450. metrede buz ve kardan oluşan bir yarığa sığındılar.

 Elisabeth Revol bu irtifada yardım çağrısı yapıp, Tomasz Mackiewicz’in ellerinde ve ayaklarında ciddi donmalar, kısmi körlük, beyninde ve ciğerlerinde ödem olduğunu bildiriyor,  acil yardım istiyordu. Ancak bulundukları irtifada, hava şartları böyle bir operasyonu imkansız kılıyor.

7450 metrede birinci yardım çağrılarını yaptıktan sonra 200 metre daha iniş yapmayı başarıyorlar. Cuma sabahı Elisabeth Revol tekrar ana kamptaki irtibatını arayıp son durumlarını bildiriyor. Ancak Tomazs’ın durumu umutsuz. Ana kampın da desteğiyle zor ama zorunlu olan tek başına inişe devam etme kararını veriyor. Kendi de ölmemek için inmek zorunda, vücut fonksiyonları sürekli düşmekte ve ciddi donma tehlikesi altında. Zaten imkansız gibi gözüken bir yardım ekibini beklese de onlara faydası olamayacağı açık.

Screen Shot 2018-01-30 at 13.06.17

“Ölümcül dağ”

 Nanga Parbat, Himalayalar’ın 8000 metrenin üstündeki ünlü 14 dağından 9.su . Ancak K2’den sonra en zorlu ve tehlikeli dağ sayılıyor. Daha ilk zirve tırmanışı bile gerçekleştirilemeden 31 can alıyor Nanga Parbat ve bu dönemlerde ‘ölümcül dağ’ adını alıyor. Kendisine meydan okuyan ve zirvesini hedefleyen her beş kişiden birini affetmiyor acımasız dağ.

Kurtarma Operasyonu

 Tomasz Mackiewicz Polonya’nın en önemli ve tecrübeli  dağcılarından biri. Polonya’da tırmanışçılar,  1980’ler itibariyle en imkansız tırmanışları kış aylarında gerçekleştirmeye başladılar: Himalayalar’da, Alpler’de ve Andlar’da. Himalayalar’da genel olarak, musonlardan önce, yani mart sonu ve mayıs ortası arasında zirve çıkışları gerçekleşir. Bu dönem en fırtınasız ve merhametli sıcaklıkları gösterir. Ancak Polonyalılar, Himalayalar’ın fethedilmesinden sonra dağlara kışın zorlu şartlarında tırmanarak, insan limitlerinin daha da zorlayan ilk sporcular oldular.

 Elizabeth Revol’un yardım çağrısına, yine K2’nin kış tırmanışını gerçekleştirmeye çalışan başka bir Polonyalı ekip, dağcılığın elitleri Denis Urubko, Adam Bielecki, Piotr Tomala ve Jarosław Botor cevap veriyor. Dört tecrübeli dağcı Nanga Parbat mahsurlarının yakınları tarafından başlatılan bağış kampanyası sonucunda toplanan 60 bin Euro ile kiralanan helikopterle K2’deki kamplarından Nanga Parbat’a iniş yapıyorlar.

 Cumartesi sabahı Revol’den yeni mesaj geliyor. Çok ciddi el ve ayak donukları olduğunu, ancak bilincinin yerinde olduğunu ve inişe devam edeceğini söylüyor.

Revol kurtarıcılarının arasında
Revol kurtarıcılarının arasında

 Mesajı alan Denis Urubko ve Adam Bielicki çok engebeli bir bölgede imkansız olarak nitelenebilecek bir hızla üç saatte 1000 metreyi çıkıp cumartesi gecesi Elizabeth Revol’e ulaşıyorlar. Ancak halen 7000 metre üzerinde olan Mackiewicz için kurtarma operasyonu mümkün olamıyor.

 Bir Amerikalı dağcı anılarında bu irtifada fırtınaya yakalanmayı şu şekilde anlatıyor: “Bir çamaşır makinesinin içindesiniz, -60 derecede esen rüzgarla beraber dönüyorsunuz ve ayağa kalkabilirseniz, her adımı körü körüne atıp dağın bir tarafından aşağı uçma ihtimaliniz var”.

 Başka bir dağcı ise o yüksekliklerde kurtarılma ihtimalini şu şekilde değerlendiriyor: “8000’lerde mahsur kalmak, ayda mahsur kalmakla aynı şeydir.” 

Elisabeth’in ekibinden yapılan açıklama şu şekilde:  “Tomazs için kurtarma operasyonu ne yazık ki imkansız. Urubko ve Bielecki, Revol ile ana kampa inmek zorunda. Tüm potansiyel operasyonlar kabul edilemez risk içerir. Çok zor ve acı verici. Üzüntümüz tarif edilemez.”

Polonya ekibinin diğer yarısı helikopterin bıraktığı yerde Elizabeth Revol’ün ilk tıbbi müdahalesini yapıyor ve sonra Revol tedavi için İslamabad’da hastaneye uçuyor.