Screen Shot 2018-03-06 at 14.30.01

Bahçeli: “Kadına şiddet gösterene hapisse hapis, hadımsa hadım, idamsa idam, gereği neyse yapılmalıdır”

MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM’de MHP Grup Toplantısı’nda konuştu. Bahçeli özetle şunları söyledi:

“Kadın hakları ile ilgili herkes yerkürenin her yerinde görüşlerini paylaşıyor. 8 Mart 2018’de Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle münazara, panel hatta münakaşa yapılacaktır. Kadın deyince anne, ebeveyn mi? Eşine destek veren bir fedakârlık anıtı mı? Kadını nasıl tarif etmeliyiz, namus, ar timsali mi? En temel sorun, en bariz ayıp kadının bir insan olduğu unutuluyor. Her kadın her şeyden önce bir insandır. Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş, ‘Kadınlar insandır, bizler ise insanoğlu’ diyerek konuya çok doğru yaklaşmıştır. Fiziksel, psikolojik şiddete uğrayan kadınlarımızla nasıl helalleşeceğiz. Dilde sürekli kadına şiddet vardır, bunlarla nasıl yüzleşeceğiz. Dünyanın her yerinde kadınların çığlıkları vardır. Bu çığlık masumdur. Bu yılın ocak ayında 28, şubat ayında 47 kadın cinayeti işlenmiştir. 376 kız çocuğu cinsel istismarın hedefi olmuştur. İstismarcılar sonuna kadar cezasını çekmeli ve iyi hal falan da kullanılmamalı.

“Ne ara bu kadar sapık türedi?”

Her şeyden malumat sahibi olurken, duyduğumuz, haberini aldığımız veya okuduğumuz şiddet sahnelerine daha ne kadar tepkisiz kalacağız? Aydınız, moderniz, çağdaşız, Cumhuriyet’in bekçisiyiz diye afra tavra satanlar kadınları sadece çıkarları doğrultusunda akıllarına getiriyorlar. Diğer taraftan meczubun birisi çıkıyor, kadınlara kocalarından dayak yedikleri için şükretmelerini tavsiye edebiliyor. Meselenin tuhaf yanı ise, bunu da din ve Diyanet adına yapabiliyor.

Asansöre yabancı bir erkekle kadının birlikte binmesinin sakıncalarından utanmadan, sıkılmadan yüzü kızarmadan bahsedebiliyor.Ne ara bu kadar sapık türedi? Hangi ara kadınlarımıza çocuklarımıza göz koyan ahlaksızların, onları töhmet altında bırakan alçakların sesi çıkmaya başladı? Her kadın ve çocuk istismarı insanlığa ihanettir. Ve hiçbir ihanet cezasız bırakılmamalıdır. Hâlâ istismarları ve işlenen cinayetleri konuşup bir arpa boyu yol alamıyoruz. Kadın annedir, kadın vatandır, kadın ülkedir, kadın gelecektir, kadın gelecek nesillerin teminatıdır. ‘Ana gibi yâr, vatan gibi diyar olmaz’ diyen milletimiz, kadına şiddet gösterene bedeli ödetecek güce sahiptir. Hapisse hapis, hadımsa hadım, idamsa idam. Gereği neyse yapılmalıdır. Kadına bir fiske vuran kimseye bedeli ödetilmelidir. Şiddeti kaynağında kurutmalıyız. Bilim insanları şiddet konusunda çalışmalıdır. Bu da bir beka meselesidir. Ertelenmesi çok ciddi sorunlara neden olacaktır. Tüm kadınların, tüm annelerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”

“Vatana sahip çıkmanın sonuçları vardır” 

Mukedderatımızla ilgili kurulan sahne Afrin’dedir. Türkiye esneme göstermeden,alttan almadan, dik duruşunu sergilemelidir. Bir vatana sahip olmak kolay değildir, sonuçları vardır. Bir devlete sahip olmanın bedelleri vardır. Sevr hayaleti adeta peşimizden geliyor. Mondros rezaleti adeta peşimizden geliyor. Bugünün ciddiyetini kavramalıyız. Geçmişten dersler çıkarmalıyız. Artık bıçak kemiktedir, mızrak çuvaldan çıkmıştır. Tehditlerin cesareti gittikçe dalga boyuna dönüşmüştür. 45 günü geride bırakılan Zeytin Dalı harekâtına, takdir edilecek bir şuur ve planlama ile devam edilmektedir. Al bayrak Raco’ya dikilmiştir. Buradaki tuzaklanmış patlayıcılar sabırla temizlenmektedir. Raco ve Cinderes’e ulaşan karayolları da kontrol altına alınmıştır.

“Zeytin Dalı’nda dört kritik safha vardır”

Zeytin Dalı harekâtında 4 kritik safha vardır. Bir, terör örgütü ile tüm bağlantılar kesilmeye çalışılmış, bunda başarılı olunmuştur. İki, terör örgütünün çevresi kuşatılmış, patlayıcılar, hendekler imha edilmiştir. Üç, stratejik safha Afrin’e çıkan tüm stratejik yol tepe kontrol altına alınmaya çalışılmış ve başarıya ulaşılmıştır. Dördüncü  safha ise sivillerin Afrin’den kurtarılmasıdır.”