ppoi

Bülent Şık: “Ergene ve Dilovası’ndaki araştırmanın sonuçları açıklanmıyor, çünkü vahim ölçüde kansere yol açan kimyasallar tespit edildi”

Kocaeli Dilovası ve Ergene Nehri Havzası’ndaki illerde artan kanser vakalarına neden olan kimyasalları tespit etmek üzere 2011-2106 yılları arasında Sağlık Bakanlığı tarafından çok geniş kapsamlı bir araştırma yapıldı. Ancak 2017’de Sağlık Bakanlığı tarafından araştırmanın sonuçlarının açıklanması beklenirken, hâlâ hiçbir açıklama yapılmadı. Bölgede kanser vakalarındaki artış devam ediyor, son olarak da yeni doğan bebeklerde astıma rastlandığı haberleri yayınlandı. Geçen gün projede görev almış akademisyenlerden Bülent Şık, Bianet’te bir yazı kaleme aldı ve Sağlık Bakanlığı’na “Ergene ve Dilovası’nda yapılan kanser araştırması sonuçları neden açıklanmıyor?”  diye sordu.

Yazı üzerine görüştüğümüz akademisyen Bülent Şık araştırmanın sonuçlarının oldukça vahim olduğunu bunun gizlenmemesi gerektiğini belirterek, bu araştırmanın orada yaşayan insanlar için ilk defa her türlü yasal takibi yapacak bir kanıt olduğuna dikkat çekti.

Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi’nin de geçen hafta açıkladığı istatistiğe göre, 2017’de dünyada kanserden ölenlerin oranı yüzde 12.5, Türkiye’de yüzde 12.9’ken bu oran Dilovası’nda yüzde 33.7’ye kadar çıkıyor. Yani neredeyse dünya ortalamasının 3 katı.

Uzun yıllardır kanser vakalarındaki dikkat çeken bu artışı tespit etmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görevlendirmesiyle Sağlık Bakanlığı tarafından 2011’de “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli İllerinde Çevresel Faktörlerin ve Sağlık Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Projesi” ana başlığı ile bir araştırma başlatıldı. Projede Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından çok sayıda üniversitelerden bilim insanları ve bakanlık personelinin katkıları ile yürütüldü. Araştırma projesinin amacı, endüstriyel üretimin yoğun olduğu Ergene havzası ve Kocaeli Dilovası bölgesinde kanser hastalığı görülme sıklığı ile çevresel ortamlardaki kanserojen madde kirliliği arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmaktı. Yani o bölgelerde yaşayan insanların soludukları hava, içtikleri su, yedikleri gıdalar ve çalışma ortamlarından bünyelerine kansere neden olan kimyasal maddeleri alıp almadıklarını belirlemekti. Bu amaçla o dönem Akdeniz Üniversite Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırma Merkezi’nde teknik müdür olarak görev yapmakta olan Yrd. Doç. Bülent Şık’a da bu projede yer alması için görev verildi. Kurum olarak araştırmada 1440 su örneği ve 1380 gıda örneği üzerinde çalıştılar. Her bir örnek belli bir yerleşim yerinden alındı. Bu örneklerde toplam olarak 15 bin civarında analiz yapıldı.

“Yaptığımız çalışmalarda o bölgelerden aldıkları toprak, yeraltı suları yer üstü suları, gıda, hava ve bunlardan örnekleri haritada işaretlediklerinde kanserojen kimyasallarla kanser hastalıklarının sık görüldüğü mahallerlerin üst üste çakıştığını söyleyebilirim. Bu şu anlama geliyor orada yaşayan insanların soludukları havayla, yedikleri yemekle, içtikleri sularla bir şekilde az veya çok kanserojen madde alıyorlar.” diyen Bülent Şık, projeyi tamamlayamadan 2016 yılında Barış Akademisyenleri’nden olduğu gerekçesiyle KHK ile üniversiteden çıkarıldı. Projede su ve gıda üzerine yapılan araştırmaların verilerine sahip olan Şık, farklı üniversitelerde farklı verilerin kayıtlı olduğunu, tüm bunların Sağlık Bakanlığı’nda toplanıp, rapor haline getirildiğini ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi. Şık, yıllardır devam eden bu meseleye duyarsızlığa dikkat çekerek “Kimyasal kirliliği ne düzeyde olduğuna dair çok güçlü bir çalışma var. Bunun kıymetini halk sağlıkçılar, analitik kimyacılar ve bu konuları çalışanlar bilecektir. Ama kamuoyunun da bilmesi lazım. Çalışmaya gerek yokmuş gibi yorumlarla karşılaştım dün çok gülünç buluyorum bunu. Şöyle bir şey bu ilk defa her türlü yasal takibi yapacak bir kanıt var orada yaşayan insanların elinde, eğer bu çalışma sonuçları açıklanırsa. Bilmem anlatabildim mi. Bunun çok önemli olduğunu insanların bir şekilde fark etmesi lazım.”

Akademisyen Bülent Şık ile görüşmenin tamamını aşağıdaki bağlantıdan dinleyebilirsiniz.