kilicdaroglu-feto-nun-bir-numarali-siyasi-ayagi-cumhurbaskanligi-koltugunu-isgal-eden-zattir-1522177335

CHP lideri Kılıçdaroğlu: “İnşallah bunları göndereceğiz”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, Bahçeli’nin erken seçim konuşmasını kastederek: “Seçim diyorlar ya olacak inşallah ve bunları göndereceğiz. Ben yönetemiyorum diyorlar bunu da artık itiraf ediyorlar” dedi.

Kılıçdaroğlu: “Biz ayrımcılık nedir bilmiyoruz, kimseyi ayırmıyoruz. Madem ki al bayrağın altında yaşayacağız size söz veriyorum birlikte huzur içinde yaşayacağız. Geçen hafta Konya’da belediye başkanlarımızın toplantıları vardı. Belediye başkanlarımızdan bir arzumuz var sana oy versin vermesin herkesi kucaklayacaksın. Vatandaştan vergi toplayıp hizmet veriyorsunuz, her kuruşun hesabını millete vereceksiniz. Erzurum’un küçük ilçelerinden biri Erzurum’un değil Doğu Anadolu’nun yıldızı gibi parladı. Ben Tekirdağ’dan veya İzmir’den söz etmiyorum, en küçük ilçeden söz ediyorum. Verdikleri hizmetle halkı kazanmışlar.”

“Siz sizin çocuklarınıza sahip çıkana sahip çıktığınız zaman Türkiye kurtulur”

“Konya’da lise öğrencisi yanıma geldi. Doktor olma mühendis olmak isteyen var. Konya lisesi 1889’da kurulan bir lise. Ama Milli Eğitim Bakanlığı burayı nitelikli lise kapsamından çıkarıyor. 100 yıllık bir lise zaten niteliklidir. Sordum sizden önemli isimler çıktı mı, Turgut Özal, Tarık Buğra, Cahit Külebi, Ahmet Hamdi Tanpınar… Bütün Konyalı vatandaşlarımıza sesleniyorum, bize yeterli tevacüyü göstermiyorsunuz olabilir, sizin çocuklarınıza kim sahip çıkıyor? Siz sizin çocuklarınıza sahip çıkana sahip çıktığınız zaman Türkiye kurtulur. 100 yıllık bir okul kaç ülkede var? Tarihine bile sahip çıkmadan yok etmeye çalışıyorsunuz. Yarın kendi çocuklarının haklarını savunanı mı onların yanında olmayan iktidarı mı savunacaklar? Eğitim bir kişiye ve aileye sınıf atlatmak demektir. Aydın İncirliova’da atama bekleyen genç bir kızımız intihar etmiş. Ben diyorum ya bunların yatacak yeri yok.”

“Tapusuz yerlere tapu dağıtacağım”

“İki hafta önce Pendik Çınardereliler buraya gelmişti. 95 kişi guruba geldiler. Kartal Belediye başkanımız aynı konumda tapu verdi. Çınarderelilere söz verdim, Pendik’i İstanbul’u bize verin bütün tapuları size vereceğim. Evet tapusuz yerlere tapu dağıtacağım elli yıldır orada oturuyorsa anasının ak sütü gibi helal olsun. 50 yıldır orada oturuyor. Diyarlar ki buradan çık kardeşim. 30-40 km İstanbul’un varoşlarına gidin. Yapacağız arkadaşlar, alacağımız Pendik Belediye başkanı da aynı şeyi yapacak. Vatandaşın evine neden kaçak demeye başladın? Kendisi lüks sarayda oturuyor o da kaçak. Vatandaşın tapusunu vereceğim senin tapunu vermeyeceğim. Üstelik oturduğun yer haramdır haram.”

Gaziosmanpaşa’da da böyle sorunumuz var. Sizi riskli alan ilan ediyorlar. Bakanlar Kurulu Kararımız var diyorlar. Arkasından ne yapıyorlar biliyor musunuz Taksim İlk Yardım Hastanesini oraya getiriyorlar. Vatandaş direniyor. Ardından riskli alan raporu veriyorlar. Buradan Gaziosmanpaşalı arkadaşlara sesleniyorum, orası sizin hakkınızdır. Kentsel dönüşümün nasıl yapıldığını merak ediyorsanız gideceksiniz İzmir Belediye Başkanı’nın kapısını çalacaksınız. Verin yetkiyi ki vereceksiniz kimse mağdur olmadan kentsel dönüşümde evinde oturacaktır.”

Açlığa ve yoksulluğa mahkum ediyorlar”

Ekonomiyi iyi götürmüyorlar. Zafer Özyiğit şöyle diyor: Ankara Damızlık Birliği’ne kredi ödüyorduk. Bankaya 20 bin lira vereyem dedim 70 bin lira istediler. Böbreğimi mi satayım. Çaresiz kaldım Ziraat Bankası’nın önüne süt dökmek zorunda kaldım. Seni açlığa ve yoksulluğa mahkum ediyorlar ama CHP’li belediye başkanlarının olduğu yerde hiçbir kimse mağduriyet yaşamıyor. Sen sütü dökerken Saray’da oturan zat badem sütü ile besleniyor, beyefendi badem unu ile besleniyor. Varlıklı olan için kanun çıkaracaklarsa benim söm var bütün çiftçilerin faizlerine sıfırlayacağım. Şimdi bir şeye sığınıp bunu dış güçler yapıyor. E sen çocuk musun, çocuğu kandırırlar, dış güçlermiş. Bir günde mazota iki defe sen zam yaptın kardeşim, devletin kozmik odasını sana dış güçler mi açtı. Öyle bir şey bulalım ki vatandaş bulamasın diyor. Hayır, bunların hepsi senin eserin.

Seçim diyorlar ya olacak inşallah ve bunları göndereceğiz”

Bizim tarihimizde bir ilktir, Süleyman Şah türbesini kendi topraklarından kaçıran. 15 yılda 150 milyar dolar faiz ödedin sen. Seçim diyorlar ya olacak inşallah ve bunları göndereceğiz. Ben yönetemiyorum diyorlar bunu da artık itiraf ediyorlar.

Sen 6.filonun önünde secde ederken ben adaleti savunuyordum”

3.5 milyon Suriyeli var diyorlar, 30 milyar harcadık diyorlar diye konuşan Kılıçdaroğlu, “Hatay’da, sınırda vatandaşın ağzını bıçak açmıyor. Sakız karakoluna gittim. Kendime üniforma falan diktirmedim, ayıptır asker arkadaşlar var dedim. Arkadaşlarla oturduk, hepsinin morali iyi. Kendimize yetiyoruz, bayrağımız dalgalanıyor dediler. Atatürk büstünün önünde ufak bir fotoğraf çektirdik, komutana vatan size minnetar dedim. Ben Hatay’dayken bağırmış yine, parka, postal göndereyim diye. Ben parkayı da postalı ben 1968’de giydim. Sen 6.filonun önünde secde ederken ben adaleti savunuyordum. Benim postala, parkaya ihtiyacım yok. Benim kuşağım, genç Filistinlilerin yanına gitti. Erdoğan bunu bilmez, tarihini bilmez. Bildiği tek şey yeşil dolarlardır. Elinde fazla varsa oğluna ver, gönder askere. Benim oğlum getirdi fazla parka, yoksa eğer senin askere gitmeyen çocuklarına göndereceğim. ÖSO’ya Kuvayı Milliye diyor. Ağzını yıkayacaksın ilk önce ÖSO’ya, Kuvayı Milliye derken. ÖSO dediğin parayla savaşıyor, lejyoner. Hangi Kuvayı Milliyeci para almış. Bu tarihine ihanettir, ben de susacağım. Hakkımda savcılar feleke düzenlermiş, ben senin gibi korka