Ali Bayramoğlu: Gül ve çevresinin AK Parti içerisinde yeni bir siyasi maceraya hazırlandığını düşünüyorum

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

[soundcloud url=”https://api.soundcloud.com/tracks/337947675″ params=”color=ff5500&auto_play=false&hide_related=false&show_comments=true&show_user=true&show_reposts=false” width=”100%” height=”166″ iframe=”true” /]

Ali Bayramoğlu: Abdullah Gül’ün katılmaması tabii simgesel olarak önemli. Çünkü Abdullah Gül bu siyasi partinin, siyasi hareketin, aslında Fazilet Partisi ile başlayan bir öyküsü vardır malum. AK Parti’nin ‘yenilikçiler hareketi’ olarak ilk defa Erbakan’a karşı yarıştıkları zaman bu hareketin önde gelen isimlerinden bir tanesi, hatta başkan adayıydı. Çok az bir farkla Recai Kutan karşısında seçimleri kaybetmişti. Dolayısıyla AK Parti’nin en azından ilk evresi itibariyle bakıldığı zaman kolektif bir itiraz hareketi ise bunun içerisinde Abdullah Gül’ü hem fikriyat, hem siyaset, hem kişilik açısından çok önemli bir rolü var. Eğer bugün Abdullah Gül, üstelik AK Parti’nin sizin söylediğiniz o 15 yıl içerisinde Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı gibi önemli kademelerinde bulunmuş bir ismi kuruluş yıl dönümüne katılmıyorsa bunun elbette iki tane büyük anlamı var demektir. Bu anlamlardan bir tanesi bugünkü AK Parti ile Abdullah Gül’ün kurucusu olduğu AK Parti’nin geldiği nokta arasındaki farkın Abdullah Gül’ün bunu belirtme ihtiyacı duyacak kadar yüksek olmasıdır. Dolayısıyla ilk defa zannediyorum Abdullah Gül bu kadar keskin bir işaret veriyor. Bu işaret de net bir tavır, net bir göstergedir. Evet 16. Yıl içinde Ak Parti’nin yola çıkışıyla AK Parti’nin gelmiş olduğu nokta arasında hakikaten çok zıt iki nokta bulunuyor.

İkinci önemli anlamı nedir diye soracak olursanız ben Abdullah Gül’ün ve Abdullah Gül’ün çevresinin, AK Parti’nin bazı kurucu unsurlarının yavaş yavaş AK Parti içerisinde ya da AK Parti üzerinden bir siyasi hareketliliğe hazırlandığını düşünüyorum hatta bir miktar da gözlüyorum diyelim. Bu tabii nasıl yapılacağı çok net olmayan, çok belli olmayan, çeşitli arayışlar içeren, Erdoğan’ı karşıya doğrudan almamak, aynı zamanda partiyi bölmemek ama eski fabrika ayarlarını hatırlatmak gibi bazı girişimler üzerine bir tatonman yani el kol yardımıyla bir yol arayışı, yeni başlayacak bir siyasi macera diyelim, ya da siyasi bir niyet diyelim. Bence Abdullah Gül’ün kuruluş yıl dönümüne katılmaması bu niyetin önemli bir işareti.

Gökçe Çiçek Kösedağı: Şimdi aslında önemli bir değerlendirmede bulundunuz. Ben de şaşırdım. Referandum sürecinde de siz Abdullah Gül için ‘gizli hayırcı olduğunu düşünüyorum’ demiştiniz. Şimdi bu yıl dönümüne katılmama nedenlerinden birini de bu eski kurucu isimlerin yeni bir siyasi hareket içerisinde olduklarını düşündüğünüzü söylediniz.

A.B.: Evet hareketlilik diyorum hareket demiyorum.

G.Ç.K.: Macera da dediniz ama…

A.B.: Hareket çok büyük bir laf olur ve yaptığım gözlemlerin de çapını geçen bir şey olur. Şunu söyleyebilirim yaptığım gözlemler, gazeteci olarak yaptığım temaslar bana Abdullah Gül gibi, Davutoğlu gibi, Bülent Arınç gibi isimlerin bu yaşanan gelişmelerden, AK Parti’nin aldığı istikametten, artan bir memnuniyetsizlik duyduklarını ve bununla ilgili bir şeyler yapmak arzusunu hep içlerinde hissettiklerini ve aralarında konuştuklarını gösteriyor. Ama dediğim gibi bu hareket çok kolay bir iş değil. AK Parti içinde Tayyip Erdoğan’la yarışmak çok kolay değil. Bu gelenek içerisinde solda olduğu gibi açık bir siyaset yapmak, farklı parti kurmak, farklı bir eğilimi dile getirmek çok bölücülük olarak, bölen olarak görülen bir eylem tipi. Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkmak, muhalefetle temas etmek, CHP’nin temsilcisi haline düşmek gibi riskler, başka tür kaygılar içeriyor. Dolayısıyla tatonman kelimesini özellikle kullandım, yani el kol yordamıyla.. Benim gördüğüm örneğin Abdullah Gül katılmadığı hususları yüksek sesle dile getirecek ve işte bu tür sembolik girişimlerle ayrı bir yerde durduğunu gösterecek. Bu konuda yalnız olduğunu da sanmıyorum. Buradan bir siyasi parti, siyasi hareketlilik ya da 2019 seçimleri için bir aday çıkar mı? Çok erken bunu söylemek için. Çünkü biliyorsunuz bu kutbun farklı yönleri de var. Abdullah Gül’ün siyasi ürkekliği var. Kendi aralarında ne kadar anlaşıp anlaşamayacakları gibi, siyasi egolar meselesi gibi pek çok unsur var. Ama bununla birlikte bunu silik ama anlamalı bir işaret olarak değerlendiriyorum ben.

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus