Almanya’da üniversitelere sınavsız mı giriliyor?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya´da birinci sınıflara karne verilmiyor. Liseye giriş sınavı yok ama öğretmen kanaati nottan daha etkili. Üniversiteye giriş sınavı var. Alman eğitimi sistemi hakkında bilinen ve bilinmeyenler.

Yazıya başlamadan önce Almanya’da 16 farklı eyalet ve bu nedenle 16 ayrı eğitim sistemi olduğunu belirtelim. Eğitim eyaletlerin kültür bakanlıklarının görevleri dahilinde olduğundan, sistemler farklılık gösterebiliyor. Örneğin; bir eyalette  ikinci yabancı dil öğrenme imkanı 6.sınıfta sunulurken, diğer bir eyalette ikinci yabancı dil eğitimine yedinci sınıfta başlanıyor. Aşağıda vereceğimiz bilgiler tüm eyaletlerde geçerli olan sistemin genel hatlarını oluşturuyor.

AES-1

Okula başlama

Okul öncesi eğitim Almanya’da Türkiye’deki gibi zorunlu değil. 3- 6 yaş arası çocuklar ‘Kindergarten’ adı verilen okul öncesi eğitim kurumlara yönlendiriliyor. Zorunlu olmamasına karşın çocuğun gelişimi ve dil öğrenmesi açısından tavsiye edilen ‘Kindergarten’ların bazıları ücretli olsa da maddi durumu iyi olmayan ailelerden ücret alınmıyor.

AES-2

İlkokul

Almanya’ da öğrenciler 6 yaşında okula başlıyor ve ilkokul eğitimi eyalete göre 4 ya da 6 sene sürüyor. İlkokul sistemini Türkiye ile karşılaştırdığımızda dikkat çeken ilk nokta ise ilkokul birinci sınıf sonrasında öğrencilere karne verilmemesi. Yıl sonunda öğrencilere karne yerine sınıf öğretmenleri tarafından hazırlanan, çocukların öğrenim ve sosyal becerilerini özetleyen bir yönlendirme ve tavsiye mektubu sunuluyor. Buna gerekçe olarak çocukların okul eğitiminin ilk yılında becerilerine yoğunlaşmasını sağlamak ve alabilecekleri olası kötü notlar nedeniyle okuldan soğumalarının önüne geçmek olduğu belirtiliyor.  

İlkokul sonrası öğrenciler not durumları, beceri ve yetenekleri doğrultusunda farklı okullara yönlendiriliyor. Bu yönlendirmede en az not ortalamaları kadar sınıf öğretmeninin tavsiyesinin de belirleyicidir.

Öğretmenin kanaat notunun belirleyici olması eleştiriliyor

Bazı durumlarda öğretmenler öğrencinin not ortalaması iyi olsa da hakettiği okula göndermeyebiliyor. Hatta bazı eyaletlerde öğretmenlerin tavsiyeye yasal olarak karşı çıkma hakkı dahi bulunmuyor.

Eleştirmenler, öğretmenin velilerin eğitim ve gelir seviyesine bakarak, öğrenciye önyargıyla yaklaştığı ve doğru karar vermediği konusunda ısrarlı. Buna göre; ebeveynleri avukat ya da doktor olan çocuklar daha düşük notlara rağmen daha iyi okullara gönderilirken, gelir seviyesi daha düşük ailelerin, ya da ebeveynleri Almanca bilmeyen göçmen öğrencilerin daha kötü okullara gönderiliyor.

Getirilen eleştirilere öğretmenlerin cevabı ise çok açık: ‘Anne-babası iyi bir okula gitmemiş öğrenci yeterli desteği alamaz ve bocalar.’ Bu durumda öğretmenler öğrencinin zorlanıp, kötü not almasındansa, farklı bir okula gidip, daha yüksek bir not ortalaması ile üniversiteye girmelerini kolaylaştırmaktan yana olduklarını belirtiyorlar.

İlkokul sonrası liselere giriş

İlkokul sonrası not ortalamaları ve öğretmen tavsiyesine göre öğrenciler Hauptschule, Realschule, Gesamtschule ve Gymnasium olarak adlandırılan okullara gönderiliyor. Her ne kadar 4.sınıf sonrasında  öğrencinin hakkında verilen bu kararın çok erken olduğunu savunanlar olsa da, notlarını yüksek tutan öğrencilerin hangi okula gönderilirse gönderilsin ileriki senelerde daha iyi bir okula geçiş yapma şansı olduğunu belirtelim.

İşte farklı okul tipleri:

Hauptschule (alt düzey ortaokul)

AES-3

Öğrencilerin 5. sınıftan 9. sınıfa kadar temel eğitim aldıkları okul tipi. Ders programı diğer okul tiplerine göre daha basit olmakla beraber daha ziyade pratiğe dayalı mesleklerde eğitim almaya yönelik bir temel oluştururlar.

Realschule (orta düzey ortaokul/lise)

AES-4

Öğrenciler bu okulda 10. sınıfa kadar okurlar. Bu okuldan alınan diplomayla bir meslek lisesine devam edebilir ya da meslek eğitimine başlayabilirler. Temel okul tipine göre daha iyi bir eğitim programı vardır.

Gesamtschule (farklı düzeylerde eğitim verilen okul)

Bu okullarda öğrencinin beceri ve yönelimine göre kurs sistemi esastır. Diğer iki okul tipine kıyasla bu okullarda sanat ve spora yönelik dersler daha fazladır.

Gymnasium (üst düzey lise)

AES-6

İlkokul sonrası gidilebilecek en iyi okul tipidir. 12. sınıftan sonra alınan diploma, yani ‘Abitur’ ile üniversitede öğrenim hakkını da sağlar. Spor ve sanatsal aktivitelerin yanı sıra Gymnasium’dan mezun olan öğrenciler çoğunlukla en az 3 yabancı dil (İngilizce, Fransızca, İspanyolca) öğrenmiş olurlar. Çoğu Gymnasium’larda eski Yunanca, İbranice ya da Latince eğitimi de verilir.

Üniversiteye giriş sınavı

10.-12. sınıflarda belirlenen ağırlıkla derslere göre üniversite sınavına girilir. Öğrenciler tüm derslerden değil, ağırlıklı olarak seçtikleri 4 dersten sınava girerler ve sınav Türkiye’de olduğu gibi bir günde değil, her güne bir ders düşecek şekilde 4 güne dağıtılır.

Ağırlıklı ilk iki ders yazılıdır ve analiz ağırlıklı 3-5 soru içerir. Seçmeli olan 3. ve 4. dersten yazılı sınava girme ya da sözlü mülakata girme seçenekleri vardır. Bu sınavlardan alınan not ortalaması öğrencinin girebileceği fakülteleri belirler.

Lise eğitiminde olduğu gibi üniversite eğitiminde de yatay geçişler mümkündür. Örneğin tıp fakültesine ortalaması yetmeyen bir öğrenci eczacılık fakültesinden alacağı temel kimya-fizik derslerini saydırarak tekrar tıp fakültesi için başvuruda bulunabilir.

Seçtiği fakülteden memnun kalmayan öğrenciler bir daha sonraki dönem yeni bir fakülteye başvurabilirler.

En başarılı eyaletler (Yüzdeler)

Saksonya %70

Thüringen %63

Bavyera %61

Baden Württenberg %57

Hamburg %55

Sar Eyaleti %54

Mecklenburg Vorpommern %52

Aşağı Saksonya %51,7

Sachsen Anhalt %51,2

Hessen %50,7

Rheinland Pfalz %50

Brandenburg %47,4

Schleswig Holstein %47,3

Kuzey Ren Vestfalya %45

Bremen %43

Berlin %42

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 
  • Medyascope
  • Medyascope Plus