20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Bireyleri Anma Günü’nde mağdurlar anıldı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Transfobi karşıtlarının mağdurları anmak için seçtikleri yer 2016 yılının Ağustos ayında yakılarak öldürülen Hande Kader’in son görüldüğü yer olan İstanbul Şişli’ydi.

Anma için toplanan grup yaptıkları basın açıklamasında trans görünürlüğünün arttığı 1960’lı yıllardan günümüze medya dili ve devlet eliyle yapılan baskılara değindi. Açıklamada, medya eliyle hedef göstermenin son örneğinin Takvim gazetesinin 3 Kasım 2017 tarihli seks işçilerini hedef gösteren haberi olduğu vurgulandı. Bu haber üzerine Ankara Valiliği, Ankara’da tüm LGBTİ+ etkinlikleri yasaklamıştı. Transfobi karşıtları açıklamalarında yaşama, barınma, eğitim, sağlık ve ulaşım haklarına yönelik engellerin kaldırılmasını talep etti. Açıklamada şöyle denildi:

“İnsani taleplere karşı çıkmanın hiçbir vicdani, insani, hukuki gerekçesi olamaz.” 

“Hande Kader’in ölüm yolculuğuna çıktığı bu noktadan bir kez daha deklare ediyoruz. Biz transların tek talebi onurlu bir yaşamın temellerini oluşturacak olan; yaşama, barınma, eğitim, sağlık ve ulaşım gibi haklarımıza yönelik her türlü engelin ortadan kaldırılmasıdır. Bu temel insani taleplere karşı çıkmanın hiçbir vicdani, insani, hukuki gerekçesi olamaz. 

 Yarattığınız her gerekçe sizleri Kenan Evren ve Hortum Süleyman gibi tarihin çöplüğüne, bizleri ise insanlığın onurlu tarihine nakşedecektir. Hande Kader şahsında bir kez daha yitirdiğimiz tüm arkadaşlarımızın anısı önünde saygı ile eğiliyor ve nefrete karşı verdiğimiz her mücadeleyi varlıklarına armağan ediyoruz.”

“Derneklerimiz hedef gösteriliyor”

Anmanın katılımcılarından trans aktivist Kıvılcım Arat, derneklerinin hedef gösterildiğini belirterek şunları söyledi:

“Geldiğimiz noktada devlet mekanizmalarının kendilerinin izin verdiği ve denetlediği dört tane LGBTİ+ derneği hedef gösteriliyor, FETÖ bağlantısı olduğu iddia ediliyor ve büyük bir emperyalist projenin parçası olarak lanse edilerek alakası olmayan insanların bile inanmayacağı uydurma, düzmece iddialarla insanların yaşam alanları daraltılıyor. Bugün binlerce LGBTİ+ işlerini kaybetmek üzere, sokaklarda var olamıyorlar. Şiddet alabildiğine tırmandı ki bu tarz darbe-muhtıra dönemlerinin en görünmez mağdurlarını yine translar oluşturuyor. Çünkü doksanlarla birlikte medyanın başlattığı “travesti terörü, travesti cinneti” gibi haberlerle kurumsallaştırılan şiddet bizi toplumun stres topu haline getirdi. Ve bugün yolda yürümek, bakkala gitmek, çalışmak ve dahi yaşamak iyice zorlaştı. Nefret mağduru trans bireylerin cenazelerini biz taşıyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus