Kasım Süleymani’den Hameney’e IŞİD mektubu: “Habis Amerikan-Siyonist grubun hakimiyetini sona erdirdik”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı General Kasım Süleymani, Suriye’deki Ebu Kemal operasyonu sonrası IŞİD’in bitirildiğine dair İran Dini Lideri Ayetullah Hameney’e hitaben bir mektup yazarak, “Ben sizin meydanda görevlendirdiğiniz bir asker olarak, bu habis Amerikan-Siyonist grubun hakimiyetinin sona erdiğini duyururum” dedi.
Bu mektubun Savash Porgham tarafından yapılan tam çevirisi şöyle:

Bismillahirrahmanirrahim

“Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.” (Fetih Suresi 1. Ayeti)

Aziz ve cesur İslam devrimi lideri, Büyük Ayetullah Hazreti Hameney’in yüce ve aziz huzuruna

Selamün Aleyküm

Altı yıl önce Emir-el Müminin (Hz. Ali) zamanındakilere benzer, Müslümanlardan tatlı Muhammedi İslamı anlama fırsatını alan tehlikeli bir fitne bu kez siyonizm ve kibir zehirine bulanmış şekilde, yıkıcı bir fırtına gibi İslam alemine yayıldı.
Bu tehlikeli ve zehirli fitne İslam alemini yangın yerine çevirme ve müslümanları birbirine düşürme hedefiyle İslam düşmanları tarafından oluşturuldu. “Irak Şam İslam Devleti” adındaki bu habis (kötü) hareket daha ilk aylarında İslam aleminin iki etkili ve belirleyici ülkesi olan Irak ve Suriye’de onbinlerce Müslüman genci iğfal ederek çok tehlikeli bir buhrana sebep olmayı başardı. Bu ülkelerin topraklarından yüzbinlerce kilometrekare köy, şehir ve önemli eyalet merkezlerini işgal edip, binlerce atölye, fabrika, yollar, köprüler, rafineriler, kuyular, petrol ve doğalgaz hatları, elektrik santralleri gibi altyapıları tahrip edip, şehirleri paha biçilmez tarihi ve milli uygarlık eserleriyle birlikte bombalayarak yok edip ya da ateşe verdiler.
Hasarın boyutu tam olarak belirlenemese de, ilk incelemeler 500 milyar dolarlık bir rakamı ortaya koyuyor. Bu hadisede tasvir edilmesi mümkün olmayan çok acı cinayetler yaşandı. Örneğin çocukların başının kesilmesi, erkeklerin ailelerinin gözünün önünde canlı canlı derilerinin yüzülmesi, günahsız kızlar ve kadınların esir alınıp tecavüze uğramaları, insanların canlı canlı yakılması ve yüzlerce gencin toplu katliamı…
Bu zehirli fırtınadan şaşkına dönen bu ülkelerin müslüman halkının bir bölümü tekfiri katillerin keskin hançerlerinin kurbanı oldular ve milyonlarca kişi evlerini terk edip başka şehir ve ülkelerde avare oldular. Bu kara fitnede binlerce cami ve Müslümanlar için mukaddes olan merkezler tahrip edildi ya da yıkıldı. Ve bazen camileri imamları ve namaza durmuş cemaatiyle birlikte havaya uçurdular. Kandırılmış 6 bini aşkın genç İslam’ı savunma adına patlayıcı madde yüklü araçlarla meydanlar, camiler, okullar, hatta hastaneler ve Müslümanların kamuya açık yerlerinde intihar saldırıları düzenlediler. Bu cani eylemlerin sonucunda da onbinlerce günahsız erkek, kadın ve çocuk şehit düştü.

Sistani’nin akıl dolu önderliği

Tüm bu cinayetler, en üst Amerika makamının itirafıyla- ki bu kişi şu an bu ülkenin başkanı- ABD ile bağlantılı liderler ve kurumlar tarafından tasarlanıp uygulandı. Bu yöntem hâlâ Amerika’nın şu anki liderleri tarafından tasarlanıp uygulanmaya devam ediliyor.
Süphan olan Allah’ın lütfu, İslam Peygamberi (s.a.v) ve kıymetli ehlibeytinin özel inayeti dışında, bu kara ve tehlikeli fitnenin kaybetmesine sebep olan şey Büyük Ayetullah Hazreti Sistani’nin bu zehirli fırtına karşısında tüm imkanların seferber olmasına yol açan akıl dolu önderliği ve bilgece yönlendirmeleriydi. Şüphesiz Irak ve Suriye devletlerinin kararlılığı, başta mukaddes Haşd el Şabi, ordular ve diğer ülkelerden gelen gençlerin metaneti, iftiharlı liderleri Seyyid Hasan Nasrallah’ın (Allah onu korusun) önderliğinde Hizbullah’ın güçlü varlığı bu tehlikeli hadiseyi yenilgiye sürüklemekte belirleyici oldu.
Şüphesiz kıymetli İran halkının, başta sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere hizmetkâr hükümetin, Meclis’in, savunma bakanlığının, askeri, güvenlik ve emniyet kurumlarının zikredilen devlet ve milletleri korumaktaki rolü takdire şayandır. Bir hakir olarak, sizin yüce şahsınız tarafınızdan bu meydanda görevlendirilmiş olan şahsım, DAEŞ’in son kalesi olan Ebu Kemal’in özgürleştirilme operasyonunun tamama erip, bu Amerikan-Siyonist grubun bayrağının aşağı çekilip Suriye bayrağının dalgalanmasıyla birlikte, bu habis ve lanetli şecerenin hakimiyetinin sona erdiğini duyururum.
Bu sahnenin tüm isimsiz komutanları, mücahitleri, harem müdafisi olan ve canlarını müslümanların canını, namusunu ve kutsallarını korumak için feda eden binlerce İranlı, Iraklı, Suriyeli, Lübnanlı, Afganistanlı ve Pakistanlı şehit ve gaziyi temsilen, bu büyük ve belirleyici galibiyeti sizin yüce şahsınıza, İran’ın yüce milletine, Irak ve Suriye’nin mazlum milletine ve dünyadaki tüm Müslümanlara tebrik eder, alnımı yüce Allah’ın dergahı karşısında bu büyük galibiyet gününe şükür için yere koyarım.

“Ve yardım başka bir şekilde olmaz, ancak aziz, üstün, izzetli, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah katından olur.” (Ali İmran Suresi 126. Ayeti)

Evladınız ve askeriniz Kasım Süleymani

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus