Emek Haberleri (7): DİSK Başkanı Beko’nun milletvekili adaylığı, 23 Nisan’da çocuk işçi cinayeti, Bolu’da iş bırakan taşeron işçiler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Erdoğan’ın OHAL döneminde grev yasağını savunan sözlerine Türk-İş’ten tepki geldi

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, salı günü partisinin grup toplantısında Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde işçinin greve çıkamadığını söylemesi üzerine  Türk-İş Başkanı Ergün Atalay tepki gösterdi.

Şeker-İş Sendikası tarafından düzenlenen “Şekerin Geleceğinde Çıkış Yolu 2018” sempozyumunda konuşan Türk-İş Başkanı Atalay; “bizim Türk-İş olarak 1 milyon üyemiz var. Aileleriyle birlikte 4 milyonluk insan topluluğuyuz. Türkiye’de kayıtlı 14 milyon çalışan var. Sayın Cumhurbaşkanım iki gün evvel Meclis grup toplantısında işverene seslenerek diyor ki, ‘sıkıyönetimden rahatsız olmayın. Bakın grev yok, sıkıntı yok, problem yok.’ Şimdi düşünüyorum da 14 milyon insan, çoluğumuzla, çocuğumuzla biz bu ülkenin yarısına yakınız. Ya bizde bir noksanlık var, ya gücümüzü kullanamıyoruz. Türkiye’nin yarısı biziz. Çiftçiyi koy, işsizi koy, ülkenin 4’te 3’üyüz. Ben siyasi partilerimizi suçlamıyorum. Biz gücümüzü birleştirirsek vallahi yapamazlar. Adım atamazlar, Cumhurbaşkanı da Meclis’te öyle konuşamaz”.

erdoğanın ohal

Erdoğan salı günkü grup toplantısında şunları söylemişti: “Bu ülkede OHAL ile idare edildiği dönemler bizim OHAL kararlarını uyguladığımız dönemler gibi değildi. O zaman fabrikalar sürekli greve giderdi. Tüm sanayi kesimine seslenmek isterim 7. OHAL dahil bir fabrikada grev söz konusu mu? Şu süreç içerisinde Türkiye’de sanayi durmamıştır”.

28 Nisan “İş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri anma ve yas günü” İlan Edilsin!

Adalet Arayan İşçi Aileleri, 28 Nisan gününün Türkiye’de de  “iş cinayetlerinde hayatlarını kaybedenleri anma ve yas günü” kabul edilmesi için etkinlikler gerçekleştiriyor.

28 nisan

Platform, 2008 İstanbul Davutpaşa maytap atölyesinde, 2010 BEDAŞ’ta, 2011 Ankara Ostim-İvedik’te, 2011 Van Bayram Otel’de, 2012 İstanbul Arka Sıradakiler dizi setinde, 2012 İstanbul Esenyurt Marmara Park AVM inşaatında, 2013 Zonguldak Kozlu maden ocağında, 2013 Milas-Güllük atık su terfi istasyonunda, 2013 İstanbul Esenyurt Doğa Hastanesi’nde meydana gelen “iş cinayetleri”nde hayatını kaybedenlerin ailelerinden oluşmakta.

Adalet Arayan İşçi Aileleri change.org sitesinde imza kampanyası başlatarak 28 Nisan’ın “İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü” ilan edilmesini talep ediyor.  

28 Nisan 2018 Cumartesi günü 14:00 de Şişli Belediyesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde, saat 19:00’da Taksim de bulunan Fransız Kültür Merkezi önünden Galatasaray Lisesi’ne yürüyüş gerçekleştirilecek.

28-nisan2

Kani Beko milletvekilliği için DİSK’ten istifa etti

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko CHP’den milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etti.

Kamu görevlileri için milletvekilliği aday adayı olmak üzere istifa etme süresinin dolmasına az bir süre kala DİSK Genel Başkanı Kani Beko, istifasını sunmak üzere yönetim kurulu üyelerini toplantıya çağırdı.

kani beko

Hürriyet’ten Aysel Alp’in haberine göre Beko, aday olmanın aklına gelmediğini ancak bugün CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın kendisini arayarak CHP’den aday olmayı önerdiğini söyledi.

Beko, İzmirli olduğu için adaylığının da İzmir’den olabileceğini belirtti.

23 Nisan’da inşaatta çalışırken 15 yaşındaki çocuk işçi hayatını kaybetti.

Van’da inşaatı devam eden bir binanın üçüncü katında çalışan 15 yaşındaki Kadir Kara, inşaat demirinin  elektrik tellerine temas etmesi sonucu akıma kapıldı. Babası Hasan Kara ile işçi Ahin Yetişir, Kadir Kara’yı kurtarmaya çalıştı. Ancak Kadir Kara olay yerinde hayatını kaybetti, Hasan Kara ile Ahin Yetişir yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla Lokman Hekim Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Durumu ağır olan Hasan Kara tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi, Yetişir’in tedavisi ise devam ediyor.

23 nisan

Çalışanları Memur-Sen temsil edecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yetkili karar organı Uluslararası Çalışma Konferansı’na  Türkiye’deki çalışanları Memur-Sen’in temsil etmesine karar verdi. 50 yıl sonra ilk kez işçi yerine memur sendikası çalışanları temsil edecek.

28 Mayıs-8 Haziran tarihleri arasında Cenevre’de gerçekleştirilecek olan 107. Uluslararası Çalışma Konferansı’na, Türkiye’nin emek kesimini hükümete yakınlığıyla bilinen Memur-Sen’in temsil edecek olması tepkilere neden oldu. 50 yıl sonra ilk kez işçi yerine memur sendikası çalışanları temsil edecek.

ilo

DİSK, Türk-iş ve Kamu-Sen konferansa katılmama kararı aldı.

ILO’da 1952 yılından itibaren çalışanları temsil eden Türk-İş’in Başkanı Ergun Atalay verilen karar sonrası tepki gösterdi.

Atalay: “Bunun kabul edilebilir tarafı yok. Türkiye’deki memur sendikaları beyaz yakalıdır, bir nevi işveren konumundadır. Bu nedenle tüm çalışanları temsil etmesi, sıkıntılı sonuçlar doğurur. Madende kömür çıkaran bir memur var mı ki, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ILO’da tartışmalara katılabilsin? Grev hakkı olmayan sendikalar, işçilerin hakları konusunda nasıl açıklama yapabilecek? Bu ILO’da Türkiye’nin duruşuna-temsiline zarar verir. Memur-Sen, ILO’nun temelini oluşturan Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ve Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’na (ITUC) üye değil. Böyle bir ortamda ILO’ya gitmemizin hiçbir anlamı yok. DİSK, Kamu-Sen, KESK ve Türk-İş olarak hem hükümete hem de ILO’ya bir mektup yazarak, durumu aktaracağız, gitmeme gerekçelerimizi bildireceğiz. Bundan sonrası için diyebilecek bir sözüm de yok”.

Bolu Tüneli’nde taşeron işçiler iş bıraktı

Bolu Dağı Tünel İşletme Şefliği’nde çalışan  taşeron işçiler, maaşlarının az olması ve yemek ücretlerinin karşılanmaması üzerine iş bıraktı.

bolu dağı1

İşçiler, Bolu Dağı Tüneli’nin Ankara istikametinin yanında bulunan yeşil alanda toplandı. 4 yıldır taşeron işçi olarak çalışan Ergün Kurt burada diğer işçiler adına açıklamalarda bulundu.

Kurt; “dün ihale sonuydu. Biz maaş artı yemek talebinde bulunduk ama şirket kabul etmedi. Şartnamede olmadığı için bize asgari ücretle çalışmamızı, asgari ücretle çalışmayanın işi bırakması gerektiğini söylediler. Biz de işi bıraktık. Daha önce belirtilen taşerona kadro olaylarında biz asıl işi yaptığımız halde bulunduğumuz ihale yapım işi olduğu için kadroyu hak etmediğimizi söylediler ve biz o zaman da kadroya alınmadık” dedi.

Kayyum, 74 işçi çıkardı

Kayyum yönetimindeki Uğur Soğutma fabrikasında  işten çıkarılan 74 işçi eylem gerçekleştirdi.

Aydın Nazilli’de kurulu bulunan kayyum yönetimindeki Uğur Soğutma fabrikasında Türk Metal üyesi işçiler ‘performans düşüklüğü’ gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı.Türk Metal Sendikası, işe iade davası açmak için hazırlıklarını sürdürürken, protesto gösterisi düzenledi. Sendika yönetimi, Nazilli Belediye Meydanı’nda kavurma ve pilav da dağıttı.

uğur soğutma1

Açıklamada bulunan Türk Metal Sendikası Nazilli Bölge Sorumlusu Mesut Dinç; “Uğur Soğutma fabrikasının 2 bin 29 çalışanı var. Bizim de sendikamıza üye 1000 üyemiz var. Kayyum heyeti, performans düşüklüğünü gerekçe göstererek 2 ay içerisinde 74 üyemiz olan işçi arkadaşlarımızın sözleşmelerini fesh etmiştir. Sendika olarak, Uğur Soğutma önünde direnişimiz başlamıştır. İşten çıkartılan arkadaşlarımızın yerlerine yeni işçi alımları yapılıyor, bu tamamen yanlıştır. Kanunlar gereğince eğer tekrar işçi alınacaksa, işten uzaklaştırılan işçi arkadaşlarımızı almak zorundasın. Direne direne kazanacağız. Bu işin peşini kesinlikle bırakmayacağız. İşçi arkadaşlarımızın fabrika içerisinde e-devlet şifreleri alınmıştır. Bu da kanunlar çerçevesinde yasal değildir ve suçtur. Alınan bu e-devlet şifreleri ile arkadaşlarımız sendikamızdan istifa ettirilmişlerdir. Bu önemli konu ile ilgili olarak da Savcılığa suç durusunda bulunarak, davalarımızı açacağız. Biz Türkiye’nin dört yanındaki büyük kuruluş ve fabrikalarda sıkıntılar yaşamıyoruz. Ama Nazilli’de Uğur Soğutmada kayyum nedeni ile sıkıntılar yaşıyoruz. Uğur’daki Kayyum heyeti bu sendikalaşmadan neden rahatsız oldu? Ben buradan bu soruyu soruyorum” dedi.

3 Belediye işçisi yaşamını yitirdi

Manisa’da refüjde peyzaj çalışması yapan üç belediye işçisi otomobil çarpması sonucunda  yaşamını yitirdi.

Manisa girişi Mermerciler Sitesi mevkiinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu otomobil, refüjde çalışma yapan işçilere çarptı. Otomobil, hızını alamayarak aynı istikametteki bir araca, sonra da park halindeki bir başka araca çarparak durabildi.

3 belediye işçisi

Kazada, Büyükşehir Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı çalışan iki işçi olay yerinde, biri de kaldırıldığı hastanede hayatlarını kaybetti.  

İki yıl öncede aynı bölgede peyzaj çalışması yapan üç belediye işçisi araç çarpması sonucunda  hayatını kaybetmişti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus