Saadet Partisi Kürt raporunu açıkladı: “Kürtlerin hakları inkâr edildi ve adeta asimilasyona maruz kaldılar”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu partisinin Kürt sorunu raporunu Diyarbakır’da Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nde (DİTAM) açıkladı. Raporda şu ifadeler yer alıyor:
”Tarihsel süreç içerisinde Kürtlerin temel haklarının inkâr edilmesi ve adeta asimilasyona maruz kalması, etnik problemleri; Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin sosyo-ekonomik olarak geri bırakılması da kalkınma sorununu ortaya çıkarmıştır. Hem kimlik hem de ekonomik geri bırakılmışlık terör örgütünün istismar edebileceği bir zemin oluşturmuş ve meseleyi daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir.
De_uLRcX0AAyEEb
Bölge halkı bu süreçte çok ciddi mağduriyetler ve acılar yaşamıştır. 1980 darbe sürecinde ve devamında Diyarbakır Cezaevi’nde uygulanan insanlık onurunu zedeleyen işkence hadiseleri, 90’lı yıllarda Diyarbakır-Lice’de ve Şırnak’ta yapılan zulümler, köy baskınları ve yapılan işkenceler, köylerin boşaltılması, faili meçhul cinayetler, akıbeti belli olmayan kayıplar telafisi çok zor yaralar açmıştır. Son dönemlerde yaşanan Uludere (Roboski) katliamı bu yarayı daha da derinleştirmiştir.
“Çözüm süreci meseleyi iyice derinleştirdi”
‘Çözüm Süreci’; plansızlık, yol haritası yoksunluğu, temel insani hakların pazarlık konusu yapılması, ortak paydaların yeterince değerlendirilememesi, muhatap yelpazesinin genişletilememesi, mevcut muhatapların tutarsızlıkları, sürecin iyi yönetilememesi, güvenlik zafiyetleri, Suriye politikalarındaki öngörüsüzlük ve stratejik yanlışlar gibi pek çok hata sebebiyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. AK Parti’nin daha fazla oy kazanma, örgütün ise alan kazanma hırsı çözüme odaklanmaya mani olmuştur. Sonuç itibari ile toplumda umut oluşturan bu sürecin başarısızlıkla sonuçlanması, meseleyi iyice derinleştirmiş ve içinden çıkılması zor bir hale getirmiştir.
De_uLRVW4AAc1Ec
Kürt Meselesi sadece ülkemizin bir meselesi değildir. İran, Irak ve Suriye’de önemli oranda Kürt nüfusu vardır. Bu itibarla Kürt Meselesi, en az dört devleti ilgilendiren ve etkileyen bir derinliğe sahiptir.
“Saadet iktidarında meseleyi sadece güvenlik eksenli mücadele ile çözmeyeceğiz”
Kürt Meselesi’nin çözülmesi, hak ve adalet eksenli bir bakış açısını zorunlu kılmaktadır. Saadet iktidarında bu meseleyi sadece güvenlik eksenli mücadele ile değil, ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi, psikolojik, ekonomik alanlarda yapacağımız topyekûn reformlarla çözeceğimize inanıyoruz. Buna göre, inancı, ırkı, mezhebi ne olursa olsun bütün vatandaşlarımıza temel insan hakları herhangi bir pazarlık konusu yapılmadan tanınacaktır. Anadil eğitiminin ve anadil kullanımının önündeki engeller kaldırılacak ve bu haklar anayasal güvence altına alınacaktır. İfade özgürlüğü, şiddet barındırmadığı sürece, her türlü farklı görüşün özgürce ifade edilebileceği şekilde genişletilecektir. Halkın oyları ile seçilmiş olan milletvekilleri ve belediye başkanları hakkında herhangi bir iddia varsa gereği hukuk devleti çerçevesinde yapılacaktır. Toplumdaki bütün farklılıkların siyasi alanda kendisini ifade etmesinin önündeki engeller kaldırılacaktır. “Temsilde adaletin sağlaması” milletvekili seçimlerinde barajı kaldırarak bütün siyasi görüşlerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilmesi sağlanacaktır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bazı belediye başkanları hakkında başlatılan tahkikatlar sebebiyle görevden uzaklaştırılan başkanların yerine, mevcut partileri kapatılmamışsa, meclis üyelerince seçim yapılacak, aksi takdirde en kısa sürede seçimler yenilenecektir. Şeffaf yönetim ve denetlenebilirlik unsurları artırılarak yerel yönetimler güçlendirilecektir.
De_uLRVWAAAu7S_
Sanayi, iş gücü, eğitim, tarım ve hayvancılık hamleleri 
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz için özel kalkınma programları hazırlanacak, kamu kurumlarının koordinasyonu titizlikle uygulanacaktır. İşsizliği önleyecek, istihdamı artıracak politikalar hayata geçirilecektir. İş adamlarının bölgeye yatırım yapmasını sağlamak amacıyla uygulanabilir ve netice alınabilir teşvik ve destek paketleri hayata geçirilecektir. Gerektiğinde devlet eliyle bölgede yatırımlar yapılarak bölge ekonomisi canlandırılacaktır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde tutarlı sanayi hamleleri planlanacaktır. Nitelikli işgücü ve ara eleman temini için yatırımcıları cezp etmek için, meslek ve teknik liselerin sayısı artırılacaktır. Bölgenin en temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı canlandıracak politikalar acilen geliştirilecektir. Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında, başta sınır ticareti olmak üzere, siyasi, sosyal, ticari münasebetler, bölgeyi kalkındırmak için,ileri düzeyde geliştirilecektir. Köylerinden göç etmek zorunda kalan vatandaşlarımızın geri dönüşünü sağlamaya yönelik politikalara hız verilecektir. Çatışmalar nedeniyle zarar gören esnaf ve vatandaşlarımızın zararları ivedilikle karşılanacaktır.
“Irkçılıktan uzak bir eğitim modeli”
Öncelikle; akan kanın durması, şiddetin son bulması için tüm alanları kapsayan, bütüncül ve kapsamlı, bir anlayış ve strateji belirlenecektir. Toplumun her kesiminden insanları kapsayan etkin istişare mekanizmaları oluşturularak, meselenin çözümüne yönelik teklif ve önerilerin açık yüreklilikle konuşulması sağlanacaktır. Bu meyanda, bütün siyasi partilerin, STK’ların, medya kuruluşlarının, kanaat önderlerinin ve etkili fertlerin katkı yapacağı bir platform oluşturulacaktır. Etkin bir medya ve iletişim stratejisi hayata geçirilecektir. Medyada çözüm odaklı, umut ve ufuk veren haberlere daha çok yer verilmesi özendirilecektir. Mutedil ve kucaklayıcı bir dil kullanımı, TRT başta olmak üzere, bütün yayın organlarında kullanılması sağlanacak ve insanlarımız çözüme paydaş olmaya yönlendirilecektir. Birlik ve beraberlik temellerimizin sağlamlaşması için projeler geliştirilecek, bu çerçevede bakanlık ve kurumların koordinasyonu ile gerekli adımlar atılacaktır. Nesillerimizi maddi ve manevi yönden donanımlı hale getirmek için, coğrafyamızın bütün zenginliklerini göz önünde tutarak, her türlü ırkçılık ve tekebbürden uzak, milletimizin temel değerleri ve medeniyet perspektifi üzerinden bir eğitim modeli geliştirilecek ve uygulanacaktır. Bölgenin, sosyal, ilmi ve manevi gelişmesinde önemli görevler üstlenen medreselerin resmi statü kazanmaları ve mezunlarının ilahiyat denkliği almaları için mevzuat ve mevzuatları gözden geçirilecektir. Hiçbir şart altında kamu düzeni ve güvenliğinden taviz verilmeyecektir.
“İnsan hakları ihlalleri için etkin denetim” 
Devlet tarafından alan hâkimiyeti tam olarak sağlanacak ve farklı yapılanmaların bölge halkı üzerinde tahakküm kurması ve baskı yapması engellenecektir. Devlet, kamu düzenini tesis ederken, hukuktan ayrılmayacak ve meşru zeminde kalacaktır. Askeri operasyonlar sırasında sivil halkın zarar görmemesi için azami düzeyde hassasiyet gösterilecektir. Yaşanması muhtemel insan hakları ihlallerinin, ilgili kamu kurumları ve yargı tarafından etkin olarak denetlenmesi sağlanacaktır. Operasyonlar sırasında duvarlara, yatak odası aynalarına yazı yazılması ve bunların medya aracılığıyla yayılması gibi rencide edici ve ciddiyetten uzak davranışlara asla izin verilmeyecektir. Kontrol noktaları başta olmak üzere, güvenlik güçlerinin olumsuz dil, üslup, tavır ve davranışları sebebi ile bölge halkının devlete olan bakışını menfi yönde etkilememesi için gerekli tedbirler alınacaktır. Bölgede görev yapan güvenlik birimlerine ve tüm kamu görevlilerine psikoloji, sosyoloji, halkla ilişkiler, bölgenin değer/inanç/kültür yapısı, insan hakları ve hak ihlalleri gibi konularda eğitimler verilecektir. Bölgede nitelikli kamu personelinin istihdamını ve bölgede kalma süresini artırmaya dönük teşvik edici uygulamalar hayata geçirilecektir. Bölgeye nitelikli ve tecrübeli öğretmenlerin ve kamu görevlilerinin gönderilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Provokasyon yapmak için fırsat kollayan ve farklı kimliklerle bölgede bulunan yabancı ajanlara müsamaha gösterilmeyecektir. Bütün bunlara ilaveten, bölge üzerinde emelleri olan, bunlara yönelik faaliyet gösteren, bu çerçevede bölgenin istikrarsızlaşması için terör yapılanmalarına her türlü yardımı yapmaktan geri durmayan her ülke ve yapı ile ilişkilerimiz gözden geçirilecektir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus