Haftanın Gündemi: Jeopolitik Gelişmeler (19–25 Kasım 2018)

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bu hafta dünya; İngiltere iç siyasetinde yaşanan Brexit tartışmalarını, Avrupa Komisyonu’nun İtalya bütçesiyle ilgili açıklayacağı raporu, Kaşıkçı cinayeti sonrası ABD’den gelecek açıklamaları ve ABD-Çin ticaret gerilimini takip edecek.

Brexit tartışmaları sürüyor. Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecine ilişkin Brüksel ile yaptığı anlaşma nedeniyle İngiltere Başbakanı Theresa May büyük baskı altında.

Muhafazakâr Parti’de, May hakkında güvensizlik önergesi verilmesi ve oylama yapılması için imza toplanıyor. Ancak, liderlik güven oylaması için partinin milletvekillerinin yüzde 15’inin bu yönde talepte bulunması gerekiyor. May karşıtı kanadın yeter sayı olan 48 imzayı bulup bulamayacakları takip edilecek. Yeterli imzanın toplanamaması halinde ise uzun süreden beri kamuoyunda “erken seçim” baskısı oluşturmaya başlayan İşçi Partisi’nin nasıl hareket edeceği izlenecek.

Theresa May ise 25 Kasım’da Brexit anlaşmasının nihai metnini parlamentonun onayına sunacağını açıkladı. Fakat mevcut siyasi zeminde Başbakanın parlamentoda yeterli düzeyde destek sağlayabilmesi kolay görünmüyor. May, mevcut anlaşma çerçevesi ile Kuzey İrlanda’nın Demokratik Birlik Partisi’ni (DUP) ikna edebilmiş değil. DUP, İrlanda Cumhuriyeti ile Kuzey İrlanda arasında fiziki bir sınır oluşmaması konusunda Brüksel’in May’den talep ettiği tavizler karşısında sert tutumunu devam ettiriyor. Brexit referandumunda ayrılık yönünde kampanya yürüten parti, Kuzey İrlanda bölgesine İngiltere’den farklı bir uygulama getiren herhangi bir anlaşmaya karşı çıkacağını açıkladı.

İskoçya Bölgesel Yönetimi Başbakanı Nicola Sturgeon ise May’e anlaşmayı kabul etmek yerine, yeni bir anlaşma için Brüksel’e gitmesi yönünde çağrıda bulundu. Anlaşmanın bu haliyle parlamentodan geçmeyeceğini ifade etti.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin süreç takip edilecek.

Washington Post gazetesinin ismi verilmeyen CIA yetkililerine dayandırdığı haberine göre, kurumun analistlerinin Cemal Kaşıkçı cinayetine dair ses kayıtlarını incelemesi sonucunda infaz emrinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman tarafından verildiği anlaşıldı.

Haberi takiben ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’ın ‘’iyi’’ bir müttefik olduğunu ifade etti, Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin kesin bir yargıya varmadan ve Riyad yönetimine karşı harekete geçmeden önce daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Trump, konuyla ilgili olarak CIA Direktörü Gina Haspel ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile görüşeceğini söyledi. ABD Başkanı, cinayete ilişkin ses kayıtlarının kendisine aktarıldığını, ancak kayıtları dinlemek istemediğini söyledi. Trump, cinayete ilişkin nihai raporun salı günü  kendisiyle paylaşılacağını belirtti.

Öte yandan, cinayetle ilişkili oldukları gerekçesiyle 17 Suudi yetkilinin yaptırım listesine alınmasına karşın Beyaz Saray üzerindeki siyasi ve toplumsal baskı artıyor. Senato Dışişleri Komitesi Başkanı Bob Corker, Başkan Trump’a Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin olaydaki sorumluluğuyla  ilgili kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapması yönünde çağrıda bulundu. Benzer şekilde, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da cinayetin Veliaht Prens’in bilgisi olmadan işlendiğine inanmadığını söyledi. Son olarak, Başkan Yardımcısı Mike Pence’in, Washington’un cinayetten sorumlu olan herkesten hesap sormakta kararlı olduğu yönündeki açıklamasının ardından önümüzdeki hafta boyunca Beyaz Saray’dan yapılacak açıklamalar ve salı günü açıklanacak rapor sonrasında hangi adımların atılacağı yakından takip edilecek.

ABD-Çin ticaret gerilimi takip edilecek.

Beyaz Saray yönetiminden gerilime ilişkin farklı açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, bir ticaret anlaşmasının tüm taraflar için kazançlı olacağını ifade etti ve Pekin’e karşı yumuşama sinyali verdi. Bu açıklama Ocak 2019’da devreye sokulması değerlendirilen ek gümrük tarifesi uygulamasından geri adım atılabileceği yönünde algılandı. ABD Başkanı aynı zamanda, Çin’in de yeni bir ticaret anlaşmasından yana olduğunu ifade etti.

Trump’ın bu açıklamasına karşın, Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi’ne katılan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Çin’e uygulanan ek gümrük tarifelerini Pekin ticaret politikalarını gözden geçirinceye kadar geri çekmeyeceklerini, ek tarifelerin de gündeme gelebileceğini açıkladı. Zirvenin ana gündem maddesi, ABD-Çin ticaret ilişkisi oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump’ın katılmamasının ardından zirvede öne çıkan aktör olan Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, korumacılığın küresel istikrar ile kalkınma  için büyük risk yarattığını ifade etti ve uluslararası işbirliği vurgusu yaptı.

Toplantı sırasında ABD ile Çin’in karşı karşıya geldiği bir diğer konu ise, Çin’in bölgede uyguladığı yardım politikalarına ilişkin oldu. Pence, Pekin yönetiminin yardım politikalarını eleştirerek, bölge ülkelerini borçlanma konusunda uyardı. Çin Dışişleri Bakanlığı ise, bölge ülkelerine sağlanan yardımların herhangi bir siyasi ön koşul olmaksızın gerçekleştirildiğini açıkladı. Yaşanan gerilimlerin ardından  zirve ortak bir deklarasyon yayımlanmadan sona erdi.

Hafta boyunca ABD-Çin hattında verilecek mesajlar yakından takip edilecek. Önümüzdeki ay gerçekleşecek G-20 ülke liderleri zirvesi ise Donald Trump ile Xi Jinping’in, yaşanan gerilimin ardından yüz yüze görüşeceği ilk toplantı olacak.

 

Takip Edilecek Diğer Konular:

ABD’de Rusya soruşturmasının gelişimi ve Özel Yetkili Savcı Mueller’in atacağı olası adımlar.

ABD Başkanı Donald Trump’ın istifa eden Adalet Bakanı Jeff Session’un yerine vekaleten atadığı Matthew Whitkaer’in Rusya soruşturmasını sürdürmesi yönünde yeşil ışık yakmasının ardından gözler, Özel Yetkili Savcı Robert Mueller’e çevrilmiş durumda. Amerikan medyasında Mueller ve ekibinin soruşturmada sona yaklaştığı yönünde çıkan haberlerin sayısı artıyor. Başkan Trump’ın soruşturma ekibinin kendisine yönelttiği sorulara verdiği yazılı cevapların bu hafta Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi bekleniyor.

Putin ve Erdoğan görüşmesi. 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türk Akımı boru hattının denizden geçen bölümünün tamamlanması nedeniyle düzenlenen törene katılmak için Türkiye’yi ziyaret edecek. Putin ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye ve ikili ilişkiler konusunda verecekleri mesajlar yakından izlenecek.

İsrail’de siyasi tansiyon ve erken seçim tartışmaları.

İsrail’de Savunma Bakanı Avigdor Lieberman’ın istifasını takiben Eğitim Bakanı ve koalisyon ortağı Habayit Hayehudi Naftali Bennett’in erken seçime gidilmesinin gerekli olduğu yönündeki ifadesi üzerine başlayan seçim tartışmaları derinleşiyor. Başbakan Benyamin Netanyahu, olası bir erken seçimin ülkenin güvenliğini tehlikeye atacağını ifade ettikten sonra, koalisyon hükümetinde yer alan partilerin liderleriyle düzenlenen haftalık toplantıyı iptal ettiğini açıkladı. Finans Bakanı ve koalisyonun ortağı Kulanu Partisi’nin lideri Moshe Kahlon, Netanyahu’ya çarşamba gününe kadar kabinede istikrarı sağlaması için süre tanıdı, aksi takdirde erken seçim çağrısı yapacağını açıkladı. Netanyahu’nun koalisyon hükümetini bir arada tutabilmek için Bennett ve Kahlon’u ikna etmesi gerekiyor. Başbakanın bu yönde atacağı adımlar ve seçim tartışmaları izlenecek.

Afganistan’da hükümet ile Taliban arasındaki kanlı gerilim.

Afganistan’da son yılların en kanlı günleri yaşanıyor. Hükümet güçleri ile Taliban örgütü arasında devam eden çatışmalarda yalnızca geçen hafta 100’den fazla güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi. ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad ile Taliban’dan üst düzey bir heyetin bu hafta Katar’da üç gün süren görüşmeler yaptığına ve Halilzad’ın Nisan 2019’a kadar örgütle barış anlaşması  yapılmasının amaçlandığına dair görüşüne ilişkin haberler medyaya yansıdı. Afganistan Yüksek Barış Şurası tarafından yapılan, Taliban yetkilileri ile ABD temsilcisi arasında yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesi konusunda uzlaşma sağlandığı yönündeki açıklama bu haberleri doğrular nitelikte. Bu bağlamda Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ile Halilzad’ın yapacakları görüşmeden çıkacak yaklaşım ile Kabil yönetiminin Taliban müzakerelerine ilişkin atacağı adımlar izlenecek.

Avrupa Komisyonu, İtalya’nın 2019 bütçesine ilişkin nihai raporunu çarşamba günü açıklayacak.

Komisyon, İtalya’nın sunduğu ilk bütçe planını Avrupa Birliği (AB) standartlarına aykırı olduğu gerekçesiyle reddetmiş, Roma’nın bütçede revizyona gitmesini talep etmişti. Başbakan Giuseppe Conte, planda değişikliğe gitmeyeceklerini açıkladıktan sonra, bütçe olduğu şekilde yeniden komisyona gönderilmişti. Komisyon raporu doğrultusunda AB’nin İtalya’ya karşı Yüksek Bütçe Açığı Prosedürü’nü (Excessive Deficit Procedure-EDP) devreye sokması ve ülkeye disiplin tedbiri uygulaması gündeme gelebilir.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, İtalya’ya bir ziyaret gerçekleştirecek.

Moldova Cumhurbaşkanı İgor Dodon, Moskova’ya resmi ziyaret gerçekleştirerek Duma’da bir konuşma yapacak.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Küba’yı ziyaret edecek.

Bahreyn’de parlamento seçimleri düzenlenecek.

Avrupa Birliği liderleri Brexit anlaşmasını görüşmek için bir araya gelecek.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus