Haftanın Gündemi: Jeopolitik Gelişmeler (26 Kasım–2 Aralık 2018)

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

 

Bu hafta dünya Arjantin’de düzenlenecek G-20 Liderler Zirvesi’ni, Almanya iç siyasetinde yaşanan gelişmeleri ve İngiltere iç kamuoyunda artan Brexit tartışmalarını konuşacak.

G-20 Liderler Zirvesi Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te toplanacak

Cuma ve cumartesi günleri gerçekleştirilecek zirvede ticaret geriliminden iklim tartışmalarına kadar birçok konu masada olacak. Ticaret gerilimi konusunda, ABD’nin uygulamaları uzun süreden beri eleştiriliyor ve içe kapanmacı politikalara karşı net bir tutum sergileniyordu. İklim konusunda ise ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesi uluslararası kamuoyunda eleştirilmeye devam ediyordu. İki konu da haziran ayındaki G-7 zirvesinde ABD ile diğer ülkeleri karşı karşıya getirmişti. Öyle ki, gergin geçen zirve sonrasında ülke liderleri ortak bir açıklama metni konusunda anlaşma sağlayamamış ve ABD Başkanı Donald Trump toplantıyı yarıda keserek ülkesine dönmüştü.

Yapılan değerlendirmelere göre ülke liderleri zirve öncesinde, iki konuda da yumuşama sinyalleri veriyor. Bu çerçevede, içe kapanmacı politikalara karşı alınan tavır ve ABD’nin iklim anlaşmasından çekilmesine yönelik eleştirilerde söylemlerin yumuşaması gündeme gelebilir. Ancak, ticaret savaşları ile geçen bir senenin ardından nasıl bir yumuşama ortaya çıkabileceği ve tüm ülkelerin olası bir söylem değişikliğini benimseyip benimsemeyecekleri belirsizliğini koruyor. Bu çerçevede, tüm gözler ticaret geriliminin öne çıkan aktörleri ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in üzerinde olacak. Son aylarda artan ve Mike Pence’in APEC Zirvesi sırasında verdiği mesajlar ile zirve yapan gerilim sonrasında iki lider ilk kez bir arada olacak. Gerçekleşme ihtimali düşük olsa da, tansiyonu düşürmeye yönelik olası bir ikili görüşme takip edilecek. Tarafların Buenos Aires’te vereceği -olumlu veya olumsuz- mesajlar ticaret geriliminin ne şekilde devam edeceğine ve dünyanın önümüzdeki süreçte zorluklarla ne şekilde mücadele edeceğine dair önemli sinyaller sunacak. İki liderin karşılıklı vereceği mesajlarda ticaret konularının yanında, Güney Çin Denizi’nde dönemsel olarak ortaya çıkan askeri gerilimler ve ABD’nin Çin’in “borçlandırma” politikaları ile ilgili eleştirileri de izlenecek.

Zirve boyunca takip edilecek bir diğer konuysa, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından ülkesini Arjantin’de temsil edecek olan Muhammed bin Salman’ın vereceği mesajlar ve gerçekleştireceği ikili temaslar olacak. ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçtiğimiz günlerde zirve kapsamında Veliaht Prens’le bir ikili görüşmenin ihtimal dahilinde bulunduğunu belirtmişlerdi. Benzer şekilde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da görüşmeye ilişkin açık kapı bırakmıştı. Elbette, gerçekleştirilecek görüşmeler kadar, Veliaht Prens’le kimlerin bir araya gelmeyeceği de önem taşıyor. Zirve boyunca Muhammed bin Salman’ın vereceği mesajlar ve küresel aktörlerin Kaşıkçı cinayeti sonrasında, tartışmalı Veliaht Prensi ne şekilde karşılayacakları takip edilecek. Bu bağlamda, Almanya’nın başını çektiği ülkelerin, “ekonomik çıkarlar” karşısında Veliaht Prens’e “yeniden” meşruiyet kazandırmaya yönelik açıklamalar karşısında nasıl bir tavır alacağı da merakla izlenecek.

Son olarak, Avrupa’dan yükselen savunma odaklı tartışmalar da G-20 Zirvesi boyunca yankı bulacak. Geçtiğimiz haftalarda Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’un ‘Avrupa ordusu’ projesini tekrar gündeme getirmesi ve Avrupa’nın kendisini koruması gerektiğini söylemesi, ABD Başkanı Trump’ın tepkisini çekmişti. Ancak, Avrupa Birliği (AB) içerisinde yapılan tartışmalarda Almanya Başbakanı Angela Merkel de Birlik içerisinde ortak bir savunma perspektifinin gerekliliğine dikkat çekmişti. Son günlerde Avrupa cephesinden gelen açıklamalarda olası bir “ortak savunma anlayışının” NATO’ya alternatif olmadığı, bilakis, NATO ile uyum içerisinde çalışılacağı vurgulanırken; ABD tarafından yapılan açıklamalarda da fikri düzeyde yumuşama sinyalleri veriliyor. Rusya ile Ukrayna arasında artan gerilimin gölgesinde gerçekleşecek zirvede gözler özellikle Macron, Merkel ve Trump’ın mesajları üzerinde olacak.

Almanya’da Merkel sonrası dönem tartışmaları hızlanıyor

Hafta boyunca Boblingen, Düsseldorf ve Berlin’de gerçekleştirilecek bölgesel Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU) toplantılarında Angela Merkel sonrası dönem için önemli tartışmalar yapılacak. Bu çerçevede, gerek Almanya gerekse Avrupa için en önemli sorulardan biri Merkel’in koltuğunun kim tarafından doldurulacağı. Merkel’in koltuğuna bugüne kadar talip olan aktörlerin başında merkezde yer alan CDU Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer, Federal Sağlık Bakanı Jens Shaphn ve Merkel’in eski parti içi muhalifi ve muhafazakâr kanadın önemli isimlerinden Friederich Merz geliyor.

Yapılan ön anket çalışmalarında Merz’in ismi diğer adaylar karşısında ön plana çıkıyor. 4 gün sürecek bölgesel parti toplantılarında adaylar üzerinden tartışmaların da yapılması bekleniyor. Cuma günü başkent Berlin’de gerçekleştirilecek son toplantının ardından daha kapsamlı değerlendirmelerin yapılması bekleniyor.

Diğer Takip Edilecek Başlıklar:

Rusya ile Ukrayna arasında gerilim tırmanıyor

Ukrayna Deniz Kuvvetleri’ne ait bir gemi izinsiz bir şekilde Kerç Boğazı’ndan geçmeye çalışırken Rus gemileri tarafından ateş açılarak durdurulmuştu. Karadeniz’de tansiyonu artıran ve çatışma olasılığını artıran bu gelişmeler sonrasında atılacak adımlar ve verilecek mesajlar izlenecek. Gerilimin bir boyutu da, Ukrayna içinde Rusya yanlısı gruplar ve hükümet kuvvetleri arasında yaşanıyor. Gerek Ukrayna içerisinde yaşanacak gerginlikler, gerekse Ukrayna ile Rusya arasında Karadeniz’de yaşanacak gerginlikler izlenecek. Öte yandan, başta ABD, NATO ve Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası kamuoyunun ne şekilde tepki göstereceği de takip edilecek.

İngiltere ile AB arasındaki Brexit anlaşmasının AB üye ülkeleri tarafından onaylanmasının ardından gözler İngiltere’de

Gerçekleştirilecek parlamento oylamasında Başbakan Theresa May, anlaşma için onay almaya çalışacak. Ancak, gerek İşçi Partisi’nden gerekse kendi partisi içerisinden tepkiler yükselmeye devam ediyor. Hafta boyunca İngiltere iç kamuoyunda tartışmaların artarak devam etmesi bekleniyor.

Tartışmaların bir boyutu da İrlanda bağlamında yaşanıyor. Varılan anlaşmaya göre, 2020 senesine kadar serbest ticaret anlaşmasının imzalanmaması durumunda geçiş sürecinin uzatılmasının önü açık. Ancak, bu maddenin alternatifi ise İngiltere’nin bütünüyle Gümrük Birliği’nde kalması ve Kuzey İrlanda’nın çeşitli “tek pazar” uygulamaları ve düzenlemelerine bağlı kalmaya devam etmesi olabilir. May’in anlaşmaya vardığı bu alternatif plan özellikle sert Brexit yanlısı muhafazakârların tepkisini çekiyor. Bu çerçevede, maddeye tepki gösteren Boris Johnson’ın açıklamaları da takip edilecek.

Öte yandan, İskoçya’da da Brexit sonrası için bağımsızlık söylemleri yükselmeye devam ediyor. Sürecin tamamlanması durumunda Avrupa Birliği argümanı ile beraber yeni bir bağımsızlık dalgasının başlaması muhtemel gözüküyor.

Hafta boyunca yapılacak tartışmalarda Başbakan May’in işinin bir hayli zor olduğu ifade ediliyor. Sürecin sonunda May’in destek sağlayabileceği  gibi; erken seçim ve yeni bir referandum da Londra kulislerinde yüksek sesle tartışılıyor. Gelişmeler izlenecek.

Gürcistan ikinci tur başkanlık seçimi için salı günü sandık başına gidiyor

İlk turda eski Dışişleri Bakanı Salome Zourabichvili oyların yüzde 38.6’sını, muhalif aday Grigol Vashadze ise oyların yüzde 37.7’sini almıştı. İki aday arasında kıran kırana bir yarış geçmesi bekleniyor.

Çarşamba günü ABD Merkez Bankası’nın (FED) geçtiğimiz ay gerçekleştirilen FOMC toplantı tutanakları yayımlanacak

Tüm dünyadan yatırımcılar, FED’in önümüzdeki aylara ilişkin politikalarına ilişkin öngörüde bulunmak için tutanakları takip edecek. FED tutanaklarının yayımlanmasının ardından FED Başkanı Jerome Powell’ın aynı gün gerçekleştireceği konuşma da yakından izlenecek.

Meksika’da yeni dönem başlıyor

Meksika’nın yeni Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador, cumartesi günü resmi olarak başkanlık koltuğuna oturacak. Obrador, seçim süresince yolsuzluğu sonlandıracağına, eşitsizlikle mücadele edeceğine ve ülkeye istikrar getireceğine dair vaatlerde bulunmuştu. Obrador’un önündeki en acil konuysa ABD ile yaşanan göç tartışması olarak görülüyor.

Güney Kıbrıs ile İtalya, İsrail gazının Avrupa’ya taşınmasını öngören proje için anlaşma sağladı

Türkiye’nin kıta sahanlığı tartışmaları sebebiyle tepki gösterdiği projeye Avrupa Birliği de yatırım yapmayı öngörüyor. Türkiye’nin açıklamaları takip edilecek. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ise “Doğu Akdeniz’de Riskler ve Fırsatlar” konulu toplantıya katılmak üzere İtalya’ya gitti. Özersay’ın vereceği mesajlar da izlenecek.

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus