Yaşamın İzleri (5): Kerem Fırtına ile oyunculuktan edebiyata “Kendi Kendine Konuşmalar”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İrem Afşin ile Yaşamın İzleri programının 5. bölümünün konuğu oyuncu ve yazar Kerem Fırtına, çocukluk hayallerinden oyunculuk kariyerine, “kendimle iç hesaplaşmam” dediği iki kitabıyla ilgili yazım sürecinden bugüne detaylara kadar hayatının anılarını paylaşıyor. 

Çocukken başbakan olmak isteyen Fırtına, başbakanlık isteği devam ettiği için lisede konservatuvara gitmeyi düşünmediğini, babaannesiyle gittiği oyunlardan, amatör tiyatro gruplarından etkilenerek atölyelere devam ettiğini anlatıyor. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi mezunu olan Kerem Fırtına, daha sonra Şahika Tekand’ın atölyesinde 2 yıl oyunculuk eğitimi alıyor. Farklı dizilerde 2000’den itibaren devam eden oyunculuk kariyerine rağmen siyasete olan ilgisini de hiç yitirmediğini vurguluyor. 

Doğma büyüme Üsküdar Çiçekçi mahalleli olan Kerem Fırtına, Kiralık Aşk’taki “İso” karakterine kendisi de mahalleli olarak büyüdüğü için benzerlikler kurarak hazırlandığını ve mahalleli olarak büyümenin artılarını eksilerini paylaşıyor. 

“En Yakın Arkadaşım Bir Deli” ve “En Yakın Arkadaşım Daha Deli Daha Öfkeli” kitaplarının yazım serüvenini anlatan Kerem Fırtına, “Bu benim kendi kendimle  konuşmam, kendi reçetemdi. Artık asla dediğim şeyler pek yok. Bazen durmanın iyi olduğunu düşünüyorum. Vapur iskelesinde sürgülü kapıdan geçmek için koşturmak gibi yaşıyoruz hayatı, dolayısıyla farkındalıkta bir sıkıntı oluyor. Biz idrak edemeden anlar kaçıyor, durmak burada işe yarıyor, bu benim kendi reçetem, bir arkadaş tavsiyesi olabilir” diyor. 

Programda “huzur, yaşam, ölüm ve umut” kelimelerinin kendisine çağrıştırdıklarını söyleyen Kerem Fırtına, “Yarını düşününce bugünü kaçırıyoruz. Bugünü kurtarmak da iyi bir şey, sonra da yarını kurtarırız. Eğer zor dersek zaten her şey zor, o günü en iyi şekilde geçirmenin de bir hüner olduğunu düşünüyorum. Benim de yolculuğum kitaplarla bitmedi, üçüncü kitapla bu yolculuk tamamlanacak, ancak kendimi yeni bir yolculuğa hazır hissediyorum” diyor. 

Ülkenin şu andaki en büyük sorununun toplumdaki empati ve merhamet eksikliği olduğundan bahseden Fırtına, “Toplumun davranışlarının bir alt sınırı olmalı, maalesef şirazemiz kaydı. Merhamet ve empatiyle en azından o alt çizgiyi tutturabiliriz” diye vurguluyor. 
Oyuncu ve yazar Kerem Fırtına, programda Şubat ayı başından itibaren bir süre Amerika’da yaşamını sürdüreceğini de açıklıyor. 

Kamera/Yönetmen : ENGİN PULAT – Kurgu: SAHRA ATİLA 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus