Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’ndan yeni bir ekonomik model çıkar mı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Le Monde editörü Slyvie Kaufmann İsviçre’nin Davos kasabasında süren Dünya Ekonomik Forumu’nu değerlendirdi. Bu değerlendirmenin özetini paylaşıyoruz.

Dünya Ekonomik Forumu bu yıl küreselleşmenin yeniden ahlakileşmesi çağrısında bulundu. Davos’taki Forumun kurucusu Klaus Schwab toplantılar gerçekleştirilmeden aylar önce o yılın temasının belirlenmesine katkıda bulunur. Geçtiğimiz yıl tüm dünyayı sallayan #metoo hareketinin öncesinde, Schwab altı kadının seminerler dizisine moderatörlük yapmasını planlamıştı.

Bu sene ise Sarı Yelekliler hareketi daha ortada yokken, dünyanın dört bir yanından altı genç toplantıları yönetmesi için Schwab tarafından Davos’a çağrıldı. Bunun anlamı ise küreselleşmenin geleceğini bu gençlerin hayal etmesi ve yön vermesi isteği olabilir. Küreselleşme 4.0 denilen olgunun merkezinde bu kez üretimin olmayacağı söyleniyor. Tersine bu kez bunun merkezinde insan ve toplum olacak. Schwab, Anglosakson hümanist kapitalizm anlayışından gelen bir profesör. Ancak yine de Davos’ta kimse Forumun dünyayı iyileştirmek amacı ile gerçekte dönen para çarkının arasındaki çelişkiyi eleştirmiyor.

Küreselleşmenin krizleri

Yine de bu kez Forumun “küreselleşmenin yeniden ahlaki hale gelmesi”ve “kapsayıcı küreselleşme” çağrısının adilane durmasının sebebi popülist yönetimlerin varlığı. Önceki yıllarda forumun yıldızları olarak gösterilen Donald Trump, Theresa May ve Emmanuel Macron bu sene yoklar. Bunun sebebi ise hepsinin kendi ülkelerinde küreselleşmenin getirdiği ciddi krizlerle mücadele ediyor olmaları. May Brexit ile, Macron Sarı Yelekliler ile, Trump ise yönetimsel krizlerle baş başa. Sistemin eksiklikleri çok bariz bir şekilde artık öne çıkıyor.

Peki, başka bir şeyler düşünmenin zamanı geldi mi? Forumun üzerinde ağır bir hava var. Bu ağır hava küreselleşmenin ve ekonomik modelin yeniden düşünülmesine ve değiştirilmesine varabilir mi? Foruma katılan ve katılmayan birçok ekonomist şimdiden bu konu üzerinde çalışıyor.

Yeniden düşünülen küreselleşme

Eskiden IMF’de çalışan ekonomist Olivier Branchard bu konuda çok net konuşuyor: “1940’lı yılların sonunda ortaya çıkan küresel kapitalizmin birçok dogmasını yeniden sorgulamak gerekiyor.”

Zenginlerin vergilendirilmesi ve dolayısıyla eşitsizliklerin azaltılması önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bir başka unsur ise kamusal borçların önemli ilerlemeler de sağlayabileceği. Küresel kapitalizm yıllardır kemer sıkma önlemlerini dile getiriyor ve bu yüzden kamusal harcamaların azaltılması gerektiğini iddia ediyordu.

Harvard’dan ekonomi profesörü Dani Rodrik de hiper küreselleşmenin toplumu ve toplulukları ihmal ederek derinleştiğini belirtiyor. Rodrik’e göre, küreselleşmenin yarattığı eşitsizlikleri düzeltecek bir mekanizma gerekiyor. Çevre sorunları ve krizleri de yine küreselleşmenin yönünün değişmesinde ve değiştirilmesinde önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.

Davos Dünya Ekonomi Forumu, cuma günü sona erecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus