Yaşamın İzleri (11): Levent Üzümcü ile “Yasaklanan, senin hikayendir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yaşamın İzleri’nde bu hafta İrem Afşin’in konuğu olan oyuncu Levent Üzümcü, programda tiyatro aşkından hayatın yasak tanımayan cesaretine, adaletten insanca yaşam haklarına uzanan bir yelpazede hayatının mihenk taşlarını paylaştı. 

Çocukluğu Karşıyaka’da geçen Levent Üzümcü, İzmir’in o zamanlar hiç kalabalık olmadığından bahsederek, ailesinde neredeyse herkesin Ege Denizi’nin kıyılarından gelmiş insanlar olduğunu hatırlattı ve “Egeliyiz, kıyı Ege’nin köylüsüyüz” dedi.

Tiyatro eğitiminin bilinçli ve çok istediği bir tercih olduğunu anlatan Üzümcü, bu kararından hiç pişman olmamış: “Tiyatroyu isteyerek seçtim, kendim için doğru bir karar verdim. Hayata dair söylemek istediğim her şeyi tiyatroyla söyleyebiliyorum, bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Tiyatro bir duygu ve söz alışverişidir. Tiyatroda siz bir şey anlatırken seyirciye ulaştığını hissedersiniz. O anlar paha biçilmez anlardır.”

“Sansür ve baskı yavaş yavaş geldi, bir seyircinin şikayeti ile sansüre uğrayan oyunumuz oldu”

Şehir Tiyatroları’ndaki kariyerinden bahsederken “Atılana kadar hep ödüllü oyunlarda oynadım” diyen Üzümcü, tanık olduğu sansür ve baskıyı da şöyle anlattı: “Sansür ve baskı yavaş yavaş geldi, bir seyircinin şikayeti ile sansüre uğrayan oyunumuz oldu. Yıllar içinde düşük ölçekli faşizm giderek arttı. Tiyatro tarih boyunca kötülerin çok korktuğu bir şey olmuştur.”

“Beni Şehir Tiyatroları’ndan bir güç gösterisi olarak attılar” diyen Üzümcü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bedeli ne olursa olsun bildiklerimi söyleyeceğim, cesaret etmekle ilgili bir şey değil bu, istemekle ilgili bir şey. Hep birlikte bütün bu olanlara itiraz etseydik, belki bunları yaşamazdık. Hiçbir şeyin hesabında değilim. Bütün amacım, bütün isteğim çocuklarıma istediğim gibi bir ülke bırakabilmek için tiyatro yoluyla konuşmak. Hiçbir şeyin hesabını yapmadım, bir şey için de yakınmadım. Hiçbirimiz devletin düşmanı değiliz. Burada yanlış giden bir şeyler var, biz buna karşı insan gibi durmazsak, hiçbir şey elde edemeyiz, çocuklarımıza aydınlık bir yarın bırakamayız.”

“Tüm salon iptallerine rağmen ‘Anlatılan Senin Hikayendir’ 300 temsile ulaştı”

Tehditler aldığını, ancak korkmadığını söyleyen Levent Üzümcü, aslında oyunları için resmi bir yasaklama olmadığını belirterek, “Ya AKaPeLi olacaksanız ya da olmayacaksınız, artık böyle bakıyorlar. Kamu görevlisi salon iptal edilsin diye tehdit ediyor, resmi bir yasaklama yok aslında” diye konuştu. Üzümcü, tüm salon iptallerine rağmen “Anlatılan Senin Hikayendir” oyununun 300 temsile ulaştığını, halen 2 oyunda daha rol aldığını anlattı.

Oyuncular Sendikası’ndan istifa etme sürecini de paylaşan Üzümcü, “Sendika neden var? Oyuncular Sendikası’ndan oyunculara yapılan haksızlıklara, yasaklamalara ses çıkarmadıkları için, bu duruma yönetimin dikkatini çekmek için istifa ettim” dedi.

“Türkiye’nin en büyük sorunu adaletsizlik”

Programda adalet, sansür, barış ve alkış kelimelerinin kendisindeki çağrışımlarını da anlatan oyuncu için şu anda Türkiye’nin en büyük sorunu adalet. “Türkiye’nin şu andaki en büyük sorunu adalet, hukuk lime lime edilmiş durumda, kamu vicdanı yaralı. Gerçek suçlular dışarıda, suçsuz insanlar içeride” diyen Üzümcü, gelecek için şu mesajı veriyor:

“Evrensel hukuk ilkelerini istediğimiz için vatan haini olamayız, asıl aksini istersek vatan haini oluruz. Devlet bir grup kendi vatandaşına düşman. Toplumun yarısı itibar görmüyor. Adaletsizlik Türkiye’nin en büyük sorunu. Utanç verici bu. Gerçek suçlular cezalandırıldığında, adalet terazisi gerçekten işlediğinde toplum vicdanı rahatlayacaktır, işte o gün ileriye bakabiliriz.”

Kamera/yönetmen: Engin Pulat

Kurgu: İlknur Yılmaz & Sercan Öztürk

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus