Yaşamın İzleri (26): Kazım Kızıl ile “Gerçeğin yansımasını aktaran göz”

Yaşamın İzleri‘nin 26. bölümünde İrem Afşin belgesel yönetmeni, video aktivist Kazım Kızıl ile kendi hayat hikayesinden yola çıkarak, kaydettiği hikayeleri, “aktaran göz” olmayı ve son belgeseli “Emel Anne” ile Gezi Davası’nı konuşuyor. 

1983 Manisa doğumlu olan Kazım Kızıl’ın çocukluğu Hatay’da geçiyor. Çocukluğundan beri fotoğraf çekmeye meraklı. 7-8 yaşlarında halasından aldığı fotoğraf makinesi ile etrafındaki insanların, akrabaların, doğanın fotoğraflarını çeken Kızıl, makinede film olmadığını öğrenince büyük hayal kırıklığı yaşıyor. Kendisine daha iyi bir makine getireceğini söyleyen halası sözünü tutmasa bile, Kazım Kızıl yıllar sonra aldığı fotoğraf makinesiyle çocukluğunun geçtiği sokaklara dönüp çekim yapıyor. 

Farklı bir branş okumasına rağmen üniversite yıllarından itibaren önce fotoğraf, sonra video hayatında önemli bir rol oynuyor: “Video da çekebilen kameram olduktan sonra fotoğrafın yanı sıra, video da çekmeye başladım. Daha önce gittiğim her yere, her eyleme kamera ile gidince çekiyordum, böyle başladı.” 

2013 Gezi Direnişi’nden hemen önceki 1 Mayıs’ta Okmeydanı’nda ilk kez polis şiddeti görüntüleri ile “ilk videosunu” çeken Kazım Kızıl, “Olmaya Devlet Cihanda” videosunda görülen polisin kendisini Facebook’tan bulup tehdit ettiğini aktarıyor. “Yapmak istediğim şey çok basit, gördüğümü sinemanın araçlarıyla anlatmak” diyen Kazım Kızıl, zamanla ağırlığı video aktivizme verse de profil videoları, farklı eylem videoları, nerede bir direniş varsa oradan bildirmesi ile son yıllarda dikkat çekiyor: “Neden çekiyorum? Öznelerle izleyenler arasında bağ kurmak, bahsedilen hak ihlali neyse bir dayanışma örmek. Çektiğim video bir işe yaramalı.”

Kısa videolarının yanı sıra uzun ve orta metraj belgeselleri ile tanınan Kazım Kızıl’ın belgeselleri arasında Yırca köylülerinin zeytin ağaçları için direnişini anlattığı “Ölmez Ağaç” ve tarımda çocuk işçiliğini konu alan “Neredesin Arkadaşım” ilk akla gelenler.

“İçeride en çok kameramı özledim”

“Neredesin Arkadaşım”ın kurgu çalışması henüz devam ederken, 17 Nisan 2016’da, İzmir’deki 16 Nisan referandumu protestolarını görüntülerken polis tarafından darp edilerek eylemcilerle birlikte gözaltına alınan Kazım Kızıl, 4 gün sonra tutuklandı. 3 ay İzmir Menemen T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Kızıl, cezaevi günlerini şöyle anlatıyor: “Ben cezaevine girmedim, onlar beni cezaevine soktular. Fiili onlar üzerinden kuralım. Ben video çektiğim için gözaltına alındım, sonra suç üretildi. Akla ziyan iddianameler ile suçlamalar yaratılıyor, gazeteciler ve hak savunucuları içeride tutuluyor. Cezaevinde beni en çok belirsizlik zorladı. Öte yandan, fiziksel şartlar ağır. İnsana dair tüm haklar ihlal ediliyor. Koğuşta 20 kişi kaldık, 6 kişi yerde yatıyordu. Yıllarca içeride kalanları düşününce, ben 3 ay kalmışım hiç önemli değil. İçeride en çok kameramı özledim.”

“Emel anne inanılmaz ilham veren biri”

Son belgeseli Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de polis ve esnaf tarafından dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz’ı konu alan “Emel Anne” ile ilgili olarak Kazım Kızıl sürpriz gelişmelerden bahsediyor: “Belgeseller için masa başı çalışma yapmam, tamamen doğaçlama gelişir, ortamın sürprizlerine bakarım. #EmelAnne belgeseli de böyle çıktı. Beni Alikev gönüllülerinden Utku Kalı aradı, Emel annenin maraton çalışmalarını, maratonu vakıf için çekmemi istedi, nasıl bir şey çekeceğimi de bana bıraktı. Ben de bir yol hikayesi çekeyim dedim, Hatay’a gittim, evlerinde kaldım, Emel anne ile seyahat ettim, çekimler yaptım. Maratona geldiğimizde henüz 3 gündür tanışıyorduk ama, ben konunun ne maraton ne de Alikev olmadığını anlamıştım, asıl konu Emel Korkmaz idi. Röportaj çekimlerini yaparken yanımdaki kişiye ‘Ben Emel annenin belgeselini çekeceğim’ dedim, her şey böyle başladı.”

Hatay’da, maratonlarda, farklı yerlerde devam eden çekimlerin 1,5 yıl sürdüğünü anlatan Kazım Kızıl için Emel anne “inanılmaz ilham veren biri”: “Yasın etkisini, acıyı dönüştürme başka şeyler yaratıyor. Acı yok olmuyor, ama dönüşüyor. #EmelAnne buna çok iyi bir örnek. Belgeselin adını anneliği yüceltmek için değil, herkese ona #EmelAnne dediği için “Emel Anne” koydum.” 

“Gezi bizim de davamız, dayanışmamıza ihtiyaç var”

“#EmelAnne belgeselinde işin trajik bir tarafı var, ama bir o kadar da umudu besleyen bir yanı var. Belgeselde ikisi aynı Emel Anneyle konuşurken olduğu gibi iç içe geçti” diyen Kazım Kızıl çalışmalarını, “Propaganda ve ajitasyondan uzak dururum, ben videolarımda gerçeğin bana yansımasını aktarırım” diye açıklıyor. 24-25 Haziran’da Silivri’de başlayacak #GeziDavası’ndan bahsederken, “Gezi davası için de böyle düşünüyorum, en büyük silahımız gerçek, Gezi gerçekti. Emel Anne’ye soralım bakalım, Gezi bitmiş mi? Gezi’de hepimiz beraberdik, davada yargılananlar kadar #GeziDavası bizim de davamız, dayanışmamıza ihtiyaç var” diyen Kazım Kızıl programı dayanışma mesajıyla bitiriyor. 

Kamera: Melike Ceyhan & Nazım Özgün İpek

Kurgu: Sercan Öztürk

“Emel Anne” belgesel fragmanı: Kazım Kızıl

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar