Yaşamın İzleri (37): Aydın Selcen ile “Gündem içi, gündem dışı”

Yaşamın İzleri’nin 37. bölümünde İrem Afşin eski diplomat-başkonsolos, gazeteci-yazar konuğu Aydın Selcen ile diplomasiden dış siyasete, sıcak gündemden #GözdenIrakta kitabına, okul yıllarından Galatasaray’a kadar “Gündem içi, gündem dışı” konuşuyor.

1969’da İstanbul’da doğan Aydın Selcen, programın başında Kadıköy’de geçen çocukluk ve gençliğini, okulu St. Joseph ve Fransızca ile olan bağını anlatıyor. Marmara Üniversitesi İngilizce Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Selcen, üniversitedeki hocalarını da anarak meslek seçiminden bahsederken “Bilinçli bir tercihti” diyor: “Şehirden, ülkeden çıkmak, ayağı yere basan bir iş yapmak istiyordum. Hayatımda ilk kez Ankara’ya Dışişleri sınavı için gittim. Aslında dünyayı gezmek için şilep kaptanı olmak istemiştim, işte o dönemde olmadı, ben de yine aynı hedefle hariciyeci oldum.”

Türkiye’nin ilk Erbil Başkonsolosu

1992’de Dışişleri Bakanlığı’na giren Selcen, sırasıyla Cezayir, Stokholm, Paris (OECD), Bağdat ve Vaşington dış görevlerinden sonra, Türkiye’nin ilk Erbil Başkonsolosu olarak 2010-2013 yılları arasında Irak Kürdistan Bölgesi’nde görev yapıyor: “Dışişleri’nde ilk on yılım yamalı bohça gibi, oradan oraya giderek geçti. Ama ikinci on yılım, tamamen Irak ve bölge merkezli. Gönüllü olup Vaşington’dan ilk kez açılan Erbil Başkonsolosluğuna gittim.”
Erbil’de göreve başladığı zaman “Irak Kürdistan Bölgesi” denilmesinde direten birkaç isimden biri olan Selcen bu ısrarını, “Sözcüklerle hep derdi oldu bürokrasinin. Bölgeye gittiğimde ‘Irak Kürdistan Bölgesi’ denilsin istedim, bence sözcükleri dolaşıma sokmak önemlidir. Barış demek zaten sorunluydu, şimdi de savaş demek sorunlu oldu” diye açıklıyor. 

2013’dt Erbil’den Ankara’ya döner dönmez istifasını vererek hariciyeden ayrılan Selcen, ayrılma süreciyle ilgili olarak bahsedilen “içki içilen ve bakanlık yetkilileri ile ilgili eleştirilerin konuşulduğu” video ve bu video nedeniyle dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından görevden uzaklaştırıldığı iddialarına programda detaylı olarak açıklık getiriyor: “Spekülasyonlarda bahsedildiği gibi o video ve Davutoğlu nedeniyle değil, ‘büyükelçi’ olmam gerekirken merkeze çağrılınca bana haksızlık edildiği, ‘suratıma tükürülmüş gibi’ hissettiğim için istifa ettim. Bizim devlet geleneğinde pek istifa yoktur, o yüzden çok garipsendi, defalarca anlattım, açıkladım.” 

“Gazetecilik hep aklımdaydı”

Yıllar önce aklından geçirdiği gazeteciliği hariciyeden ayrıldıktan birkaç yıl sonra yapmaya başlayan Selcen bu konuda, “Dışişleri sınavını kazanamasaydım, aklımda dış haberler anlamında gazetecilik yapmak vardı, belki de olurdu, ama yıllar sonra hariciyeden ayrıldığım dönemde gerçekleşti” diyor.
Aydın Selcen programda, “isim babası” Ruşen Çakır olan kitabı #GözdenIrakta’yı neden ve nasıl yazdığını da tüm ayrıntısıyla anlatıyor. Not veya günce tutmadığını, kitabın hem anılarını hem de gençlere yol göstermek için tecrübelerini içerdiğini belirtiyor: “Kitabın bir bölümü diplomatlık anılarım, ama kurgu bölümler de var, kurgu karakter üzerinden anlattıklarım da var, sonrasında yazmak istediklerime de uygun. Aslında bir çizgi roman gibi olsun istedim, gelen tepkiler kolay okunduğunu söylüyor. Biraz karışık, biraz da üç kitap bir arada gibi ama bile bile böyle yaptım, yazıp hafiflemek istedim.”
Kitapta bir bölümde anlattığı diplomasiye bakış açısını da programda özetleyen Aydın Selcen’e göre diplomasi sanat değil, zanaat. O yüzden yapa yapa öğreniliyor: “25 yaşında çok başarılı bir diplomat olamazsınız, farklı deneyimleri üst üste koymak gerekir. Bugünlerde ise diplomasi doğrudan ‘1 numaralar’ arasında yapılıyor, oysa bence Dışişleri Bakanlığı’nı yazmanlığa indirmemek gerekir. Diplomaside soğukkanlılık, öngörü ve sağduyu çok önemlidir, bunlar yok oldu.”

Kitaptaki anekdotlardan bahsederken Galatasaraylı oluşunu da anlatan Aydın Selcen ayrıca, 2000 yılındaki UEFA kupası finalini epey maceralı olarak yerinde izleyip, hasta yatağındaki babasıyla nasıl paylaştığını aktarıyor.

“İstiyoruz ki kendimize özgü bir sistem kuralım; 1000 yıl deneyelim, ama işlemesin. İşte bunun sonu yok!”

Programda Suriye’de gerçekleştirilen Barış Pınarı Harekâtı’nı da değerlendiren Selcen’e göre, “Suriye’nin petrolü yok, konu petrol değil. Suriye’nin kimsenin vazgeçemeyeceği bir stratejik değeri de yok, ne Rusya ne ABD için…”

“Bugün geldiğimiz noktada dış siyasetin özellikle Suriye’de olanların iç siyasete etkisi belli. Bizim nizamın kafasındaki heyulalarla mücadelesine geldik, iş döndü dolandı Kürt meselesine kilitlendi” diyen Aydın Selcen şöyle devam ediyor: “Türkiye’deki sorunların çözümünde bütün yollar Kürt meselesinin çözümüne çıkıyor. Biz Türkiye’nin eşit yurttaşları olarak birbirimizin gırtlağını sıkmadan nasıl huzurla bir arada yaşayacağız, ona bakalım.” 
Yeni bir anayasaya ve seçim kanununda değişikliğe ihtiyaç olduğunu belirten Selcen, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Seçilmiş Diyarbakır Belediye Başkanı Mızraklı’yı neden aldılar? Osman Kavala neden iki senedir içeride? Ya Selahattin Demirtaş? Bu, bence terörle mücadele değil. Devlet dediğiniz bir aygıt, hizmet almak, huzurla güvende yaşamak için kurulur ve işletilir, aslında Kürt Türk, Amerikalı Çinli fark etmez, dünyada herkesin istediği şey bu. Ama biz istiyoruz ki ille farklı olalım, kendimize özgü bir sistem kuralım; 1000 yıl deneyelim, ama işlemesin. İşte bunun sonu yok!”

Kamera: Leyla Özkaynak 

Kurgu: Sercan Öztürk 

* Çekim mekanı için Kadir Has Üniversitesi’ne ve odasını tahsis eden Sayın Soli Özel‘e teşekkür ederiz. 

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar