Yaşamın İzleri (46): Füsun Demirel ile “Dünyayı kadınlar değiştirecek”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yaşamın İzleri‘nin 46. bölümünde İrem Afşin yılın son konuğu oyuncu, yönetmen ve çevirmen Füsun Demirel ile kendi yaşamındaki izlerden yola çıkıp, kadın hareketinin gücünü konuşuyor. 

Haziran 1958’de Ankara’da doğan Füsun Demirel çocukluğunu 12 yaşına kadar İstanbul’da geçirirken, ortaokul ve liseyi ise İzmir’de okuyor. Tiyatroyu seçmesinde ailesinin etkili olduğunu belirten Demirel, “Daha küçükken annem beni melodram filmlere götürür, izlediğim filmleri kendim evde oyun halinde oynardım. Ama ne okumak istiyorsun diye sorulduğunda gazeteci veya avukat olmak isterdim” diyor. “Ailem beni biraz itekledi, sessiz sakindim, biraz açılsın diyerek bana kurs buldular. Lise 2’de tiyatro kursuna başladım ve hayatım öyle değişti” diyen Füsun Demirel için hayatının bir diğer dönüm noktası, Ankara Devlet Konservatuvarı’na kabul edilmemesi olmuş. “‘Çok yetenekli, ama kilosu oyunculuk standartlarına uygun değil’ dediler, beni konservatuvara kabul etmediler. Ben de hırs yaptım, bu kilolarla iyi bir oyuncu olacağım diye ve İtalya’ya gittim. Ailem çok özgür ve demokrat bir aileydi, beni hep çok desteklediler.”

1976’da Perugia Dil Üniversitesi ve 1980’de Roma Dramatik Sanatlar Akademisi tiyatro bölümünden mezun olan sanatçı, diplomasını alır almaz, Almanya Berlin Kollektiv Theater’da Vasıf Öngören’in yazıp yönettiği “Zengin Mutfağı” oyunuyla 1980’de tiyatro sahnesine adım atıyor. Kariyerinde çok sayıda film, tiyatro oyunu ve dizi olan Demirel, aynı zamanda çevirmen. 27 farklı Dario Fo oyununu İtalyancadan Türkçeye çeviren Demirel “En çok hâkim olduğum dil İtalyanca, oyunları çevirirken evde her rolü oynarım. Özellikle ihtiyaç olduğunu düşündüğüm için kadın odaklı oyunları çevirdim” diyor.

“Anneliği çok yaşamak istediğim için her şeyi göze aldım”

25 yıllık evlilikten sonra, 50 yaşında nasıl “yalnız ve geç” ikiz annesi olduğunu Füsun Demirel, programda şöyle anlatıyor: “Kolay değildi, ama anneliği çok yaşamak istediğim için her şeyi göze aldım. Doğurmasaydım evlat edinmek için uğraşacaktım, annelik dürtüm çok kuvvetli.”

Bir röportajında “Gerilla veya bir gerilla annesini oynamak isterdim” dediği için dört yıl önce yoğun bir linç ve itibarsızlaştırma kampanyasına maruz kalan Füsun Demirel yaşamak zorunda kaldığı tehdit ve işsizliği kadın dayanışmasıyla aştığını söylüyor: “Söylediğimin hep dimdik arkasında durdum, oyuncu olarak düşlediklerim sadece bana aittir. Bana yapılan, herkese gözdağı vermek içindi. Siyasi bir olta atıldı, o oltaya herkes geldi. Gerçekle kurmacayı bilmeyen bir toplum var. Çok tehdit aldım, işsizleştirildim. Şimdi düşününce, insanın hayatında başına gelen her şeyin bir anlamı olduğunu görüyorum. Hayatımda bir dönem kapandı, bir defteri kapattım, yeni bir sayfa açtım. Çok güvendiğim birçok insan o dönemde adımı dahi anmazken, adını bile bilmediğim yüzlerce, binlerce kadın bana destek oldu, onlara borcumu asla ödeyemem. Kadın dayanışması ile ayakta kaldım.”  

“Dünyayı kadınlar kahkahalarla, danslarıyla değiştirecek”

“Dünyayı kadınlar kahkahalarla, danslarıyla değiştirecek” diyen Demirel, kadın hareketinin devinimleri ve kadına yönelik erkek şiddetiyle ilgili tespitlerini de aktarıyor: “Dünyanın her köşesinde kadına yönelik şiddet çok fazla. Erkekler kendisinden daha güçsüz gördüğü kim varsa ona şiddet uygulayıp ezikliğinin acısını çıkarıyor. Şiddet giderek artarken kadınlar da artık kendi haklarının çok farkında. Cinayetler bu kadar artarken, en büyük suçlu gözünü yuman yasa koyucu, erkekler de bu durumdan güç alıyor. Ancak giderek güçlenen kadın mücadelesi bu şiddeti eninde sonunda durduracak.”

Füsun Demirel, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun çalışmalarından örnekler vererek, kadınlara olan güveninin altını çiziyor: “Hiçbir şey kadın mücadelesine engel olamayacak. Kadın meselesini kadınlar değiştirecek, bunu başaracağımızı biliyorum.”

Yeni oyunu: “Şişman Güzeldir”

Dört yıldır kapalı gişe oynadığı “Aşk Dersleri” oyunu için “Bir çeşit toplu terapi yapıyoruz, müthiş geri dönüşler alıyorum. Beni bir çeşit dişi Haydar Dümen’e dönüştürdüler” derken oyunun 30 binden fazla izleyiciye ulaştığını, 2020’de de devam edeceğini belirtiyor. Yeni oyunu “Şişman Güzeldir” için kendi hislerini anlatan sanatçı, “Baktım bu kiloları veremiyorum, bari şişman bir karakter oynayayım dedim. Bedeniyle değil ama sesiyle kendine hayran kitlesi oluşturan obez Rozi’yi oynuyorum” diyerek kadınların özgüvenlerini artırmaları gerektiğini söylüyor. 

“Türkiye’nin en büyük sorunu”nun iktidar olduğunu söyleyen Füsun Demirel, “18 yılda düşünce özgürlüğünden ekonomiye kadar nereye evrildik, buna bakmak lazım. Tek çözüm, siyasi değişim. Değişim gerçekleşirse her şeyi düzeltmek için en az 15 yıla ihtiyacımız var” diyor. Programın sonunda Demirel, izleyiciler ile umudunu paylaşıyor: “Bu umut beni ayakta tutuyor; gitmeyeceğiz, ölmeyeceğiz, bu değişimi göreceğiz!”

Kamera: Leyla Özkaynak 

Kurgu: Sercan Öztürk & İrem Afşin 

Arşiv görüntüler: İrem Afşin

“Şişman Güzeldir” oyun fotoğrafları: Füsun Demirel

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus