Yaşamın İzleri (51): Özge Mumcu Aybars ile “Unutmadan Yaşamak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yaşamın İzleri’nde İrem Afşin, konuğu Özge Mumcu Aybars ile hayat hikayesinin mihenk taşlarını, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nın (um:ag) çalışmalarını ve hafızamıza sahip çıkmanın önemini konuşuyor. 

1981’de Ankara’da doğan Özge Mumcu Aybars, programda doğma büyüme Ankaralı olmayı, “Solfasol köyünden geldiğimizi söyleyince ‘Gerçekten Ankaralısınız’ deniyor” diye anlatıyor. “Ben hep İstanbul’a taşınmak isteyen bir Ankaralıydım, ama Ankara beni bırakmadı” diyen Özge Mumcu Aybars, üniversite ve meslek seçimini anlatırken şaşırtıyor: “Ben aslında şarkıcı olmak istiyordum, konservatuvara mı gireyim derken, şan dersi ve dershaneye birlikte devam ettim, ama işte Ankaralı memur ailesi çocuğu olarak elde bir mesleğim bulunsun dedim, konservatuvar yerine siyaset bilimi okudum, olaylar gelişti.” 

Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde lisans eğitimini, Ankara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’nde ise yüksek lisansını tamamlayan Mumcu Aybars, halen ODTÜ’de doktorasının son aşamasında. 2006-2007 arasında DSP’de siyasi danışmanlık yapan Özge Mumcu Aybars, “Annemin milletvekili seçilmesi ile iki parti arasında ikilik yaratmamak için ayrıldım” diyor. “Fazla empatik bir insanım, bu nedenle gazeteci olmayı hiç düşünmedim” diyen Özge Mumcu Aybars, “aile vakfı” olarak 1994’te annesi Güldal Mumcu ve abisi Özgür Mumcu ile kurdukları vakıfta yönetim kurulu üyesi ve 2007’den bu yana da koordinatör olarak görev yapıyor. Henüz üniversitede doktora öğrencisi iken vakıfta çalışmaya başlayan Mumcu Aybars, “Hem öğrenci hem yönetici olduğum bir dönem var. Hani çayınız önünüze geliyor, ama bir yandan öğrenci olduğunuz için dersin hocasına ‘Hocam ödev bu haftaya yetişmez, vakıfta anma çalışmaları var’ dediğim çakışmalar…” diyerek gülüyor. 

Cumhuriyet, BirGün, T24, Yeni Arayış gibi farklı mecralarda makale ve köşe yazıları yayımlanan Özge Mumcu Aybars, 2007’de yayımlanan Robin Ramsey’in “Komplo Teorileri” kitabının da çevirmeni. 

2012-2014 yılları arasında TEPAV’da insan hakları, AB ilişkileri, Avrupa Konseyi, anayasal değişimler ve barış süreci ile ilgili çalışmalar yürüten Özge Mumcu Aybars, 2014-2018 yılları arasında ise Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğretim görevlisi olarak görev yaptı. Özge Mumcu Aybars, öğretmeyi sevdiğini aktarırken keyifli bir anısını da ekliyor: “Bahar gelmiş, gençlerin aklı dışarıda, ben iletişim kuramı anlatıyorum. Bir sabah derse başlayacağım, sınıf susmuyor, birkaç kez ‘Arkadaşlar başlıyoruz’ dedim ama susmadılar, ben de şan dersinin avantajını kullanıp ‘Aaaaa’ diye bağırdım.” 

2014’te hayatını inşaat mühendisi Evren Aybars ile birleştiren Özge Mumcu Aybars, şimdi dört yaşında olan oğlu Uğur Deniz ile ilişkisini anlatırken kendisini “her şeye hayır demeyen anne” olarak tanımlıyor: “Biraz rahat bir anneyim, biz birlikte çok eğleniyoruz, çünkü ben çocukla çocuk olabiliyorum.”

Özge Mumcu Aybars aktif gazeteci olmasa da farklı gazetecilik eğitimleri projelerinde çalışıyor: “Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı yönetim kurulu üyesi olunca farklı konularda gazetecilik ile ilgilenmemek mümkün değil, data gazeteciliği ilgimi çekiyor.”

Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları Aracı Ülke Bazlı Destek Programı çerçevesinde “Hak Odaklı gazetecilerin STK’lara yayılması” proje koordinatörlüğünü de üstlenen Aybars, proje hakkında bilgiler verirken, gelecekte veri gazeteciliğinin önem kazanacağını vurguluyor: “Aslında çok açık kaynak var, araştırmasını ve veri işlemesini bilen yeni kuşak gazetecilerin bu bilgileri görüp haber yapmaması mümkün değil. Bu merak var ama yayımlayacak mecra pek yok.” 

24 Ocak’ta 27. yıl anması yapılan, katledilen gazeteci Uğur Mumcu’nun kızı olarak yaşadıklarını ve düşüncelerini de paylaşıyor Özge Mumcu Aybars: “Babamla her anım çok sıcak, hiç aksi bir şey hatırlamıyorum. Babam bu dönemde yaşasa ne olurdu diye düşünüyorum tabii ki, ama böyle bir konumlandırma yapmanın spekülatif olacağına inanıyorum, çünkü babam Türkiye’nin son 27 yılını yaşamadı.”

Özge Mumcu Aybars “babasının kızı olmak” yüzünden/sayesinde aldığı tepkilerle nasıl başa çıktığını da şöyle açıklıyor: “Sosyal medyanın ilk yıllarında zorlandım, sistematik saldırılar da oldu, insanın canı sıkılıyor ama zamanla umursamaz olmayı öğrendim. Biz çok büyük bir haksızlığa uğradık, adalet de gelmedi. Babam hep haksızlığa uğrayanların yanındaydı, ben de çizgimi koruyorum. Şu yaşıma geldim, ruh sağlığımı korumak için artık anlatıp açıklamaya uğraşmıyorum doğrusu…” 

Özge Mumcu Aybars, yakınlarını siyasi/faili meçhul cinayetler sonucunda kaybeden ailelerin bir araya geldiği Toplumsal Bellek Platformu ile yaptıkları çalışmalardan da bahsediyor: “Birimizin acısı, travması hepimizin oldu, hep beraber ailelerin davalarını takip ediyoruz, ama o davalar sadece bizim değil, aslında toplumun davaları. Geçe yıl aramızdan Cüneyt Cebenoyan’ı kaybettiğimiz zaman çok etkilendim.” 

25 yıldır süren Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı çalışmalarını da detaylı olarak anlatan Mumcu Aybars, “Araştırmacı Gazetecilik eğitiminde 150’den fazla gazeteci yetiştirdik, çoğu sektörde çalışıyor. 14-15 farklı başlıkta atölyelerimiz sürüyor, Ankara’da 8 bin kişiden fazla insan bu atölyelere katıldı. Yayıncılık tarafında ise son yıllarda kitaplarda ciddi bir yenileme yapıldı, kapaklar değişti, kitaplar yeniden okundu ve dizgi değiştirildi. Tüm kitaplar yeniden yayımlandı, kendi yayınevi sitemizden de satışa başladık. Vakfa destek olmak için ayni bağış yapabilir, yeniden bastığımız kitaplardan alabilir, eğitim ve atölyelere katılabilirsiniz. Biz bir holding vakfı değiliz, az sayıda insanla her detay üzerine çalışıyoruz” diyor.

Özge Mumcu Aybars’ın İstanbul’da yaşayan um:ag severlere de bir müjdesi var: “Mart ayında İstanbul’da Kadir Has Üniversitesi’nde yazarlık ve gazetecilik eğitimleri olacak, ayrıca çevrimiçi interaktif eğitimler başlayacak.” 

Özge Mumcu Aybars için Türkiye’nin en büyük sorunu, “adalet”. “Muhalefetin adaletin sağlanması ve hukukun taraflı hali konusunda çok daha dikkat çekici olması, çok daha etkili çalışması gerektiğini düşünüyorum” diyen Mumcu Aybars, programı şu sözlerle bitiriyor: “Ülkenin geleceğinden umudumu diri tutmamı sağlayan insanlar, sosyal medyadan babamla ve kendi ailesiyle ilgili anılarını bana yazan, hep destek olan insanlar. Unutmuyoruz, bu bana devam etmek için umut veriyor.”

Kamera: Batu Bozkürk & Nâzım Özgün İpek

Kurgu: İrem Afşin & Sercan Öztürk 

***Arşiv fotografları için Özge Mumcu Aybars’a, çekim mekanı için Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’na teşekkür ederiz. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus