Doktorlar anlatıyor (4): “Ne yazık ki, biz sağlık çalışanları sayı olarak çok yetersiz kalıyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Söyleşi dizimizin bu bölümünde koronavirüs sürecini bir cerrahın gözünden görüyoruz. Sağlık çalışanlarının sayı olarak yetersiz kaldığına değinen doktor, psikolojik olarak yıprandıklarını söylüyor. 

Koronavirüs salgını Türkiye’de görüldüğünden beri bir sağlıkçı olarak (mesleki anlamda) hayatınız nasıl değişti?

Öncelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Koronavirüs ilk olarak diğer ülkelerde ortaya çıktığında bizim ülkede de kısa sürede yayılacağı tahmin edilmişti. Buna yönelik de önlemler alınmış olmasına karşın yine de alınan önlemlerin yeterli gelmediğini görüyoruz.

Koronavirüs hakkında çok bilgimiz ve pratiğimiz olmadığından çekincelerimiz oldu ve halen de olmakta. Açıkçası özellikle biz cerrahi branş sağlık personeli için daha da zor oldu. Şu anda acil ameliyatlar, kanser ameliyatları yapıyor ve koronavirüse karşı savaş yürütüyoruz. Her hastaya koronavirüs açısından şüphe ile yaklaşılıyor, bu da ameliyat yapılırken bizi iki kat zorluyor.

Neden siz cerrahlar için daha zor oluyor?

Çünkü normalde ameliyata girerken standart sterilize şartlarına uyulurken pandemi durumunda kendimizi ve hastayı korumak amaçlı daha fazla önlem almamız gerekiyor. En basitinden giymek zorunda kaldığımız önlükler bile çok ciddi hareket kısıtlılığı yapıyor, taktığımız gözlükler görüş açımızı kısıtlıyor vs. Durum böyle olunca normalde harcadığımız efordan daha fazlasını vermemiz gerekiyor. 

Peki çalıştığınız hastanede koşullarınız nasıl? Koruyucu önlemler alındı mı? Memnun musunuz? 

İlk zamanlarda çok ciddi maske ve dezenfektan sıkıntımız oluyordu. Bir maskeyi iki gün boyunca kullanmak zorunda kaldığımız oldu. Kullandığımız cerrahi maskelerin zaten tam koruyuculuğu bulunmuyor. Koruyucu ekipman açısından ilk zamanlara göre nispeten şu anda daha iyi durumdayız ancak halen ara sıra sıkıntılarımız oluyor. Halen hastane içerisinde tam olarak korunduğumuz söylenemez. Asıl korunması gereken biz sağlık çalışanı grubu olması gerekirken ne yazık ki bunu tam anlamıyla başarabilmiş değiliz.

Şimdiye kadar hiç koronavirüs hastası muayene ettiniz mi?

Şu anda aktif olarak koronavirüs hastalarının takiplerini branş gözetmeden hepimiz yapmaya çalışıyoruz. Hastanemizin çok büyük çoğunluğu koronavirüs hastaları için ayrıldı.

Sizin için bu süreçte en zor şey ne oldu?

Bu süreçte bizi zorlayan durumların başında tam olarak hâkim olmadığımız bir düşmanla savaşmak geliyor. Ancak daha büyük sıkıntılarımız da oluyor. Örneğin insanımızın vurdumduymazlığı… Hastalarımızın çoğundan aldığımız anamnez (doktorun ve diğer sağlık çalışanlarının hastaya teşhis koymak ya da mevcut hastalığının durumunu belirlemek için sorular sorarak bilgi alması) doğrultusunda insanlarımızın bu hastalığa karşı gerekli önlemleri almakta direttikleri anlaşılıyor. “Nasıl olsa bize bir şey olmaz” mantığıyla hayatlarına herhangi bir kısıtlama olmadan devam etmeye çalışıyorlar. Ancak ne yazık ki, sonunda hastanede yatmak zorunda kalıyorlar. İnsanımız, ancak hastanede sağlık çalışanlarının emeğini, yan yatakta yatan hastanın kötüleşme anını vs. gördüğünde durumun ciddiyetinin farkına varıyor.

Sağlık çalışanları olarak psikolojik açıdan da çok ciddi yıpranma taşıyoruz. Bedenen zaten yoruluyoruz. Çoğumuz eşini, çocuğunu, anne ve babasını göremiyor. Bu sıkıntılı sürecin tam merkezindeyiz. Hastaları yaşatabilmek için ciddi efor sarf ediyoruz. Ve ne yazık ki kayıplarımız da oluyor. Haliyle psikolojik anlamda dipleri gördüğümüz oluyor. Bu süreçte psikolojik desteğe ihtiyacımız var.

Bir başka değinmek istediğim konu, biz sağlık çalışanları ne yazık ki sayı olarak çok yetersiz kalıyoruz. Bunun üstüne bir de artık sağlık çalışanlarından da virüs bulaşan arkadaşlarımız oldu. Bu durumda sayımız daha da azaldı. Hastalar daha fazla ilgi bekliyor ancak bu çoğu kez mümkün olmuyor. Bu konuda anlayış göstermeleri gerekiyor. 

Meslektaşlarınız koronavirüs nedeniyle karantinaya alındığında veya tedavi edildiğinde nasıl çalışıyorsunuz? O doktorun yerini nasıl dolduruyorsunuz?

Daha önceden de belirttiğim gibi aramızdan karantinaya alınan arkadaşlarımız oldu. Yaptığımız iş bir ekip işi. Ekipten birileri eksilince ne yazık ki iş yükü artıyor. Bizde de öyle oluyor. Çalışamayacak arkadaşların yerini bizler daha fazla çalışarak kapatmaya çalışıyoruz. Tabii bu da bizlerin viral yük maruziyetini artırıyor. Enfekte kişi sayımız artarsa bu durumda nasıl bir yol izlenebileceğini şu anda net olarak kestiremiyorum açıkçası. Umarım yeni yollara başvurmamız gerekmeden bu zamanları atlatmış oluruz.

Son olarak, bizler birbirimizi dinleyip bu savaşta el ele vermediğimiz sürece kaybımız çok olacaktır. O yüzden herkesin önlemlerini alması gerektiğinin tekrar altını çizmek istiyorum. Sosyal izolasyon şart.

Bu sıkıntılı günlerin geride kaldığı günlere uyanmayı diliyorum.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus