Yaşamın İzleri (72): CHP Milletvekili Dr. Ali Şeker ile koronavirüs günlerinde sağlıktan adalete uzanan yol

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yaşamın İzleri’nin 72. bölümünde İrem Afşin’in konuğu olan CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker sağlıktan adalete, koronavirüs salgınından “çoklu baro” yasa teklifine uzanan bir çerçevede ülkenin ve TBMM’nin gündemini değerlendirdi. 

Reji: Elif Özge Yalçın / Kurgu: Servet Dilber & İrem Afşin 

8 Nisan 1968 Sivas doğumlu olan Dr. Ali Şeker, meslek lisesinde torna tesviye eğitimi sonrasında, kendi deyimiyle bir yakınlarının “usuldendir” deyişiyle, üniversite giriş sınavında tercihlerinin en başına tıp yazıyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü Hastane İşletmeciliği Programı’nı bitiren Şeker, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi ihtisasını tamamladıktan sonra Ağrı-Doğubeyazıt, İstanbul-Bakırköy ve Büyükçekmece devlet hastanelerinde, Bağcılar, Bahçelievler ve Esenyurt semt polikliniklerinde genel cerrahi uzmanı olarak çalıştı. Doğudan batıya farklı illerde görev yapmasının önemine dikkat çeken Şeker, aynı zamanda İstanbul Tabip Odası, Çevre İçin Hekimler Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Türk Cerrahi Derneği, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği gibi birçok sivil toplum örgütünün de üyesi. 

Siyasi kariyerine 2004 yılında CHP İstanbul İl Genel Meclisi üyeliği ile başlayan Dr. Ali Şeker, 2005’te CHP Büyükçekmece İlçe Başkanlığı da yaptıktan sonra, 25, 26 ve 27. dönemlerde Meclis’te CHP İstanbul milletvekili olarak görevini sürdürüyor. “Vekilliğim baskı ve haksızlıkların arttığı bir döneme rastladı. Nerede bir haksızlık varsa orada olmaya çalıştım, kadınlardan çocuklara, gazetecilerden akademisyenlere hakkını arayanların sesi olmaya değer veriyorum” diyen Şeker sivil toplumla hep omuz omuza çalışıyor. 
Programda koronavirüs salgınında iktidarın pandemi yönetimini değerlendiren Şeker, “Salgının ülkemize zamanlama olarak geç gelmesini bir şans olarak görüyorum. 65+ vatandaşların evde kalmasına erken karar verilmesi ölüm oranını düşürse de iktidarın halka ekonomik destek vermemesi nedeniyle bir süre sonra herkes haklı olarak ekmeğinin derdine düştü. Hükümet halka ekonomik olarak destek veremediği için anormal bir normalleşme sürecinde acele edildi. Hâlâ her gün binin üzerinde yeni vaka var, tehlikenin daha yüzde 1’i bile geçmedi. Abartılı bir rahatlama içindeyiz” diyor. Şeker, salgın sürecinin devamında yapılması gerekenleri ise şöyle özetliyor: “Yazın bu işi çözemezsek, kışın kapalı alanlarda daha büyük risk yaşayacağız. Yaşlılar açısından risk büyük olsa da, gençler de sokakta, işte oldukları için bulaştırma olasılıkları da hasta olma riskleri de yüksek. Nasıl çözeriz? Hasta olan herkesi yoğun test yaparak tespitle tecrit edersiniz, bunun için de herkese destek sağlayıp 20 gün-bir ay evde karantinaya alırsınız.” 

“AKP sonsuz iktidarı hedefliyor ama sonsuz iktidar yok”

Hafta başında Meclis Adalet Komisyonu’ndan tek bir maddesine dokunulmadan geçen “çoklu baro” yasa teklifini programda detaylı olarak değerlendiren Şeker’e göre, AKP istediği gibi siyaset yapabilmek için çoklu baro yasasını getirip baroları bölmek istiyor. “Adalet komisyonunda AKP-MHP vekilleri maddeler ile ilgili tek kelime söz almadan sadece el kaldırdılar. İnsanın kendisinden utanması gerekir, oysa vekillerden ‘Beş gündür hiç konuşmadım’ sözlerini duyduk” diyen Şeker, AKP ve MHP vekillerini kınadığını da belirtiyor. 

80 ilin baro başkanlarının ve avukatların “çoklu baro” yasa teklifine karşı çıkmak için sürdürdükleri eylemlilik haline CHP vekillerinin destek verip vermediği konusundaki soruya ise Dr. Ali Şeker “Baroların tercihine saygı gösterdik. Baroların sokak eylemlerine bu nedenle geniş çaplı katılım göstermedik, eylemler baroların eylemiydi, biz de öne çıkmak istemedik, ama Ankara eylemlerinde İlhan Cihaner, İstanbul’da da ben yanlarındaydık, tabii ki eylemlerini destekliyoruz, yanlarındayız” diye yanıt veriyor. 

“Çoklu baro yasa teklifinin Genel Kurul’dan geçmemesi için yapılabilecekler hakkında diğer muhalefet partileriyle işbirliği için görüşmelerimiz sürüyor” diyen Şeker, 8 Temmuz itibarıyla iki maddesi kabul edilen yasa teklifinin Genel Kurul görüşmeleri ile ilgili olarak, “Yasada son derece çarpık bir temsiliyet var. Bu kadar çarpık bir düzeni savunmak yarın tüm meslek odalarına yönelmelerini de getirir. Yasa maddelerinde Meclis’te bazı değişiklikler olabilir, ancak bunun yeterli olacağını sanmıyorum, yasa bu haliyle Meclis’ten geçebilir” diye belirtiyor. 

AKP ve MHP milletvekillerinin iknaya açık olmadıklarını, “emir alıp geldiklerini” söyleyen Şeker, “Biz ak baro olmasın, ortak baro olsun diyoruz. Baroların derdi siyaset yapmak değil, bağımsız savunma, ama aslında AKP siyaseti yapmadıkları için bu noktaya gelindi” diye ekliyor. 

AKP için “Sonsuz iktidarı hedefliyorlar, ama sonsuz iktidar yok” diyen Dr. Ali Şeker, CHP’nin Genel Kurul’da da çoklu baro yasasının bu haliyle geçmemesi için mücadeleye devam edeceğini söyleyerek iktidara çağrısını yineliyor: “İktidarı bir kez daha, adil olmaya davet ediyorum“.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus