Prof. Dr. Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (14): Boğaziçi direnişi ve yeni anayasada 1921 ruhu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hukuk ve demokrasi bağlamında özellikle önemli olan iki gündem maddesinden biri Boğaziçi direnişi, diğeri yeni anayasa. Bunlardan ilki Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan rektör atamasının yarattığı protesto ve direniş hareketi ile ilgili. Bu hareket, Üniversite’ye, onun kurumsal gelenekleriyle uyumlu, demokratik yolla seçilen bir rektör talebini içeriyor ve anayasanın güvencesindeki barışçıl toplantı ve gösteri hakkının kullanılması niteliğini de içeriyor. Talep, tarihsel olarak Türkiye’de rektörlerin seçimle işbaşına geldiği 1946-1981 dönemi referans alınırsa, tarihi zemini de olan haklı ve demokratik bir talep. Hareket, barışçıl ve anayasal hakkın kullanılması niteliğinde. İktidarın ve emrindeki kolluk güçlerinin tepkisi ise talebin haklılığı karşısında, kanuna uygun olsa da demokratik meşruiyetten yoksun, anayasa dışı bir nitelik taşıyor. Türkiye’nin geçmişindeki seçilmiş rektör uygulamasını yok sayan iktidar, buna karşılık 1921 referanslı bir yeni anayasa talebini gündeme getirebiliyor. Ancak kastedilen, meclis üstünlüğü (veya parlamentarizm) içeren 1921 referansı yerine öne çıkan otoriter başkancı rejime destek olacak bir halk ruhu arayışı. Oysa 1921, Türkiye’nin gelecekteki demokratik yeniden kuruluşu için ancak belirli rezervlerle bir referans olabilir. Din (İslam) temelli olmayan, çoğulcu bir halk kavrayışı ile demokratik özerkliğe sahip yönetim birimlerinin kurulması bu referansın ana noktaları olarak dikkatle değerlendirilmelidir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus