Prof. Dr. Levent Köker ile Hukuk ve Demokrasi (15): Yetkili sorumsuzluk olamaz, olmamalı!

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gara operasyonunun Cumhurbaşkanı tarafından da teslim edildiği üzere “başarısız” olmasından sonra kamuoyundaki tartışmalar “Sorumlu kim?” sorusu üzerinde odaklandı. İktidar, bir yandan “Sorumlu bir bütün olarak devlettir” yaklaşımını ortaya atarken, diğer yandan da özellikle İçişleri Bakanı’nın “Devlet biziz” deyişiyle, “Sorumlu biziz” mi demek istedi, bilemiyoruz. Ancak, bu tartışma vesilesiyle ortaya çıkan net bir husus var: Bugün adına cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen düzende, ahlakın ve hukukun en temel ilkelerinden olan “yetki varsa sorumluluk vardır” ilkesinin göz ardı edildiği. Şimdi: Devlet, bir tüzel kişilik olarak, ancak kendisi adına yetki kullanan kişilerin eylemleriyle ve işlemleriyle hareket edebilir. Yürütme yetkisinin bugünkü anayasaya göre sahibi tek başına Cumhurbaşkanı’dır ve buna göre son derece geniş yetkilere sahip olan Cumhurbaşkanı’nın icraatından dolayı sorumluluğu da, seçim sandığı dışında, bulunmamaktadır. Bu, açıkça, “yetkili sorumsuzluk” denilebilecek bir durumdur ve devletin demokratik hukuk devleti olma özelliği ile bağdaşmamaktadır. İki seçim arasında geçecek uzun yıllara yayılan çeşitli uygulamaların muhasebesini örgütsüz seçmen kitlesinin vereceği oylarla sınırlandırmak, çarpık bir demokratik hukuk devleti anlayışıdır. Bu çarpıklığın bir anayasa değişikliği (veya yeni bir anayasa) ile giderilmesi bir zorunluluktur.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus